Yaşamın anlamını sorgulamak veya keşfetmek için insanın her şeyi bilmesi gerekmez. sadece kendi değerlerini bulması ve bu değerler ile uyumlu yaşaması gerekir.
Ölümün yaşam döngüsünün kaçınılmaz sonu olduğunu hepimiz biliriz. Fakat ölümün, bizlerin biricik yaşamı ve herkesten ayrı olduğunu düşündüğümüz benliğimiz için de geçerli olduğunu kabullenmek o kadar da kolay değildir.
İçeride bi tarafınla yapayalnız kalabilirsin.
Kuyunun dibindeki taş gibi ,
Fakat öbür tarafın öylesine karışmalı ki dünyanın kalabalığına,
Sen ürpermelisin içerde..
Dışarıda kırk günlük yerde yaprak kıpırdasa.
Yaşam o kadar zengin, o kadar güzel, o kadar fazla ilgi alanıyla dolu ki, bir insanın mutluluğunu bir başka insanın davranışlarıyla sınırlaması bana çok saçma geliyor.