Beyda

10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2021 17:48
Beklemesini onlar kadar bilen yoktur. Peki, kimdir onlar? Hasta çocuklar… Peyami Safa’nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanının adsız kahramanı da onlardan biridir. Çocuk yaşta, bacağına musallat olan bir hastalıkla mücadele eder. Sayısız doktorla görüşür, çare arar; ancak her seferinde ona söylenen aynıdır: Stresten uzak durmalı, kendini güçlü tutmalıdır. Fakat hayat, bunu ona mümkün kılmaz. İçindeki korku ve belirsizlikle mücadele ederken hem ruhen hem bedenen daha da zayıf düşer. Peyami Safa, kendi gençlik yıllarında yaşadığı acıları kahramanına nakşederek, bir hastanın iç dünyasını benzersiz bir üslupla anlatır. Okur, kahramanın umut ve umutsuzluk arasında gidip gelen ruh halini iliklerine kadar hisseder. Bazen küçük bir mutluluk ışığı belirir, bazen de hayat acımasız bir darbe indirir. Tanpınar’ın ifadesiyle Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, “acının ve ıstırabın yegâne kitabıdır.” Safa’nın satırları, hastalığın sadece bedeni değil, insan ruhunu da nasıl yıprattığını gözler önüne serer. Roman, yalnızca bir hastalık öyküsü değil, aynı zamanda kaderin insan üzerindeki kaçınılmaz ağırlığını anlatan güçlü bir eserdir.
Edebiyat
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 19:05
Albert Camus’nun Sisifos Söyleni kitabında bahsi geçen Sisifos’un hikayesini biliyor musunuz? Sisifos, Efira’nın ilk kralıydı. Zeki bir yöneticiydi. Aynı zamanda güç gösterisinde bulunmak için ziyaretçilerini öldüren bir tirandı. Kutsal misafirperverlik geleneğini ihlal etmesi tanrıları çok öfkelendirdi ama Sisifos sarsılmaz kendine güveni ile onları umursamadı. Her şey Zeus’un su perisi Aegina’yı kaçırmasıyla başladı. Aegina’nın babası nehir tanrısı Asopos, Efira’ya kadar onların izini sürdü ve orada Sisifos ile karşılaştı. Sisifos şehrinin içine bir nehir yapması karşılığında Zeus’un kızı hangi yöne kaçırdığını söyledi. Zeus buna o kadar öfkelendi ki ölüm tanrısı Thanatos’a onu yeraltı dünyasına zincirlemesini söyledi. Fakat Sisifos kurnazlığı sayesinde bunu da aştı. Zincirlenmek üzereyken hızlıca Thanos’u zincirleyip kaçtı ve canlıların dünyasına geri döndü. Thanos bağlıyken kimse ölemiyordu, her şey kaosa dönüşmüştü. Artık savaşların eğlenceli olmamasından yakınan Ares’in Thanos’un zincirlerini çözmesiyle her şey normale döndü. Sisifos ise hesaplaşma zamanının geldiğini biliyordu ama aklında başka bir kurnazlık daha vardı. Ölmeden önce, karısı Merope’ye bedenini şehir meydanına atmasını söyledi. Böylece Styks Nehri’nin kıyısına vurdu. Ölüler dünyasına geri döndükten sonra yeraltı kraliçesine yaklaştı ve karısının onu uygun bir şekilde gömmeyerek ona saygısızlık ettiğini söyledi. Bunun üzerine kraliçe geri dönmesi koşulu ile karısını cezalandırmak için canlılar dünyasına gitmesine izin verdi. Elbette Sisifos sözünü tutmadı. Böylece tanrıları kandırarak ikinci kez ölümden kaçmış oldu. Fakat üçüncü bir sefer olmayacaktı. Haber tanrısı Hermes onu Hades’e götürdü. Sisifos tanrılardan daha zeki olduğunu düşünmüştü. Ama son gülen Zeus olacaktı. Sisifos’un cezası basit
1000Kitap
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 202011,3bin okunma
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2020 13:17
Dostoyevski’nin başyapıtlarından biri olan Suç ve Ceza, yalnızca bir cinayetin hikâyesini anlatmakla kalmaz, aynı zamanda insan ruhunun en karanlık köşelerine ışık tutar. Yazar, 19. yüzyıl Rusya’sının toplumsal çalkantıları içinde, bireyin vicdanı ve ahlak anlayışı üzerine derinlemesine bir sorgulama yapar. Romanın merkezinde yer alan Raskolnikov, yoksulluk içinde yaşayan genç bir hukuk öğrencisidir. Maddi sıkıntılar içinde kıvranırken, zihninde insanları “sıradan” ve “olağanüstü” olarak ikiye ayıran bir teori geliştirir. Raskolnikov’a göre, tarihte büyük değişimlere yol açan olağanüstü insanlar, toplumun koyduğu ahlaki kuralların ötesine geçebilirler. Napolyon gibi liderler, toplum için bir fayda sağladıkları sürece kan dökebilirler ve bu, bir suç değil, kahramanlık olarak değerlendirilmelidir. Bu düşünceyle, yaşadığı yoksulluğun ve toplumdaki adaletsizliğin bir sonucu olarak, bencil ve acımasız bir tefeci olan Alyona İvanovna’yı öldürmeye karar verir. Onun ölümüyle, sadece kendisini değil, çevresindeki birçok insanı da kurtarabileceğine inanır. Ancak işler planladığı gibi gitmez ve Raskolnikov, sadece yaşlı kadını değil, olay sırasında orada bulunan masum Lizaveta’yı da öldürmek zorunda kalır. Cinayetin ardından Raskolnikov’un psikolojisi giderek bozulmaya başlar. Zihninde bir yandan suçunu haklı çıkarmaya çalışırken, diğer yandan vicdanı ona rahat vermez. Suçunun bedensel ve ruhsal yansımaları, hastalıklı bir hale bürünmesine neden olur. İçinde bulunduğu çıkmaz, yalnızca hukuk tarafından değil, kendi vicdanı tarafından da yargılanmasına yol açar. Bu noktada, roman yalnızca bir suç hikâyesi olmaktan çıkıp, insan ruhunun karmaşıklığını ele alan derin bir psikolojik analiz haline gelir. Raskolnikov’un iç dünyasındaki bu çalkantılar arasında, romanın diğer önemli
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Ezilenler
9/10
·394 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2020 12:48
Dostoyevski, Ezilenler’i sürgün yıllarının ardından, 1861’de kaleme aldı. Yazar, karakterlerin iç dünyasını yansıtma konusundaki ustalığını bu eserde de gözler önüne seriyor. Özellikle anlatıcı Vanya karakterinde, Dostoyevski’nin kendisinden izler taşıdığı hissediliyor. Romanda iki temel olay örgüsü bulunuyor ve ilerleyen bölümlerde bu iki hikâyenin birbiriyle kesiştiğini görüyoruz. Bunlardan ilki, Nataşa’nın Prens’in oğlu Alyoşa’ya kaçışı ve bu aşkın zorlu sınavlara maruz kalması. Diğeri ise öksüz bir çocuk olan Nelli’nin trajik hayatı ve annesinin acı dolu kaybı. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı Vanya, genç bir yazardır. İlk romanını henüz tamamlamış, rutubetli bir odada, yoksulluk içinde hayata tutunmaya çalışmaktadır. Dostoyevski’nin karakter yaratmadaki ustalığı, her bir figürü benzersiz ve derinlikli kılar. Nataşa’yı koşulsuz seven Vanya, Alyoşa’ya delicesine âşık olup her şeyi affeden Nataşa, bencil ve kibirli Prens, kızını ne kadar özlese de gururuna yenik düşen bir baba… Bir yanda çıkarları uğruna her kötülüğü yapabilen kibirli insanlar, diğer yanda erdemli fakat aşağılanmış kişiler… Bir yanda ezenler, diğer yanda ezilenler… Ama belki de asıl soru şu: Her ezilen, bir gün bir ezene dönüşmez mi?
1000Kitap
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma