s.

Puan vermedi·128 syf.··
2020 72. kitabı
1993 reith konferansına edward said davet edilir ve vereceği konferansın teması "entelektüelin temsil ettikleri" dir. kitabın içeriği bu tema üzerinedir. kitaba geçmeden önce şunları söylemek istiyorum. bizim coğrafyadan, yani doğudan; arap yarımadasından, kuzey afrikadan, mağripten, pakistan çevresinden, irandan bir şekilde sürgün edilmiş veyahut kendi isteğiyle amerikaya-avrupaya göç etmiş müslüman veya başka bir din mensubu mütefekkirlerin kitaplarını okurken her zaman teyakkuz halinde olmak gerekiyor. bu adamlar gerçekten garip oluyorlar. hemen hemen hepsi kendi coğrafyasına karşı acımazsız. hemen hemen hepsinde aşağılık kompleksi mevcut. müthiş zekaları olduğunu düşünüyorum. fakat şahsi meselelerden doğan kinleri, intikam hırsları bu adamları objektiflikten tamamen uzaklaştırıyor. bu tarz yazarlar arasında türklere bulaşmayanı, türklere küfretmeyeni görmedim desem yeridir. hatta islami açıdan bakıldığında ehli sünnete düşman bir çok fikir akımı da bu şekilde doğuyor. ehli sünnete göre sapkın mezheplerin önderleri bu tarz adamlardan çıkıyor hep. belki de batıda kendilerine sağlanan konforun karşılığını bu şekilde ödüyorlar, bilmiyorum. bunları edward said özelinde değil genel olarak söylüyorum. said müslüman değil zaten. her ne kadar bu adamların düşüncelerinin bir çoğunda sapıklık (kastım fikri sapıklık) olduğunu düşünsem de yine de onları okumayı seviyorum. (ör; ali şeriati) çünkü inanılmaz derecede akıcı ve etkileyici dilleri var. belagatları çok kuvvetli. sosyolojik tespitleri yerinde. gözlemleri ve bu gözlemleri aktarış biçimleri muhteşem. zaten bu hep böyledir; en azılı din düşmanları eskinin en katı dindarlarıdır, kalemi en keskin islamcı yazarlar eskinin en iyi komünistlerindendirler. yani bu yazarlar da bu teşhis ve tespit güçlerini bu topraklarda yetişip
EntelektüelEdward Said · Ayrıntı Yayınları · 20111,189 okunma
Reklam
Puan vermedi·308 syf.··
2019 27. kitabı
sembolik kısımları kenara bırakırsak, ruh adam'a başladığımda, başarılı bir edebiyat öğretmeni olan ayşe pusat'ın tüm nahifliğine ve sadakatine karşı, eşi selim pusat'ın duvar gibi, kaba, kibirli, hırçın tavırları ciddi ciddi sinirlendirmişti beni. ve ayşe pusat'a acımıştım. ancak kitap bittiğinde asıl acınması gerekenin selim pusat olduğuna karar verdim. selim pusat'ın yalnızlığı, yalnızlığın bile kalbini çatlatacak derecedeydi. üstüne bir de sevmekle kınandı. insan için, sevmekle kınanmaktan daha acı bir durumun var olduğunu düşünmüyorum. ram ol bana, ruhun yeni bir aleme girsin.. yazmış kaderin: aşkıma ömrünce esirsin! aklınla, şuurunla, hayalinle bilirsin; mutlak seveceksin beni bundan kaçamazsın. / selim pusat ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? pervane olan kendini gizler mi hiç alevden? sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. / selim pusat youtu.be/CZfCicAioEo
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
cümlemiz / ziya osman saba
Puan vermedi·192 syf.··
2020 1. kitabı
bütün saadetler mümkündür şiirini beğendiğim için almıştım kitabı. az önce tüm kitabı okudum. şairin şiirlerinin hemen hemen hepsinde geçmişe özlem teması ağır basıyor. çocukluğuna özlemi, çocukluk günlerine, eski evlerine, eski sevdiklerine özlemi hemen her şiirde hissediyorsunuz. ayrıca ölüm teması üzerinde ağırlıkla durmuş. bu konuyu herhangi bir karamsarlıkla değil ümitvar bir teslimiyetle ele almış. İlk defa ziya osman okudum. 7 meşalecilerin en genç şairiymiş kendisi. sadece bütün saadetler mümkündür şiiri için bile okunmaya değer. geçen zaman, artık yaşamak için, bütün saadetler mümkündür, cümlemiz, akşam, bir yer bilirim, bir yer düşünüyorum, dilek.. şiirleri beğendiğim şiirler. diğer şiirler üzerinde pek durmadım açıkçası.
Şiir
CümlemizZiya Osman Saba · Can Yayınları · 2017611 okunma