Hikmet Avcısı

Hikmet Avcısı
@beyond_the_seen
Gazi Üniversitesi İstatistik 3. Sınıf Öğrencisi 2024 ve 2025 Halk Kütüphanesi Ödüllü Okur Kitap Yazarı Kitap Avcısı Beni bilimle anla, felsefeyle anla...
Düşünüyorum da dışarıdan bakan bir göz olsaydım kendimden ben de nefret ederdim. O kadar anormal-marjinal, o kadar sivri bir tarz bir noktada beni de rahatsız ederdi ve ben de kendimden uzaklaşırdım ama bu çocuk haklı olabilir, bu çocuk doğru söylüyor olabilir deyip onu anlamaya çalıştığım andan itibaren de ibre tersine dönebilir. Bu eleştiri benim için de geçerli; acaba tüm fikirlerim yanlış olabilir mi diye tersine ispat yapmayı daha fazla denemem lazım, böylece bir şeyin ne olmadığını keşfederek onun kendisini keşfetmiş olurum aslında. Peşin hükümlü oldukları için onlara kızmıyorum, dediğim gibi ben olsam ben de öyle davranırdım ama yuvarlak konuşmanın ve politik doğruculuğun da ne denli ahlaksızca olduğunu görmek lazım. İnsan bir noktada "ağzındaki baklayı çıkar" diyor ama o hep kıvırıyor. Apolitizm bu değil, siyasetle komple ilgilenmiyorum çünkü, o başka.
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bunu daha önce de demiştim: Üniversitede evlenilecek birini bulmanız çok düşük bir ihtimaldir. Evlilik için bir numaralı gereklilik olgunluktur. Şimdi söyleyin bana; bir üniversite öğrencisi ders çalışırken mi olgunlaşacak yoksa o sertifika bu kurs deyip kariyeri için uğraşırken mi, veya sosyal ortamlarda gezip tozup eğlenırken mi? Kendisini, dünyayı, yaşamı, insanı, tanrıyı keşfedip kişiliğini, hayata bakışını ve genel tutumunu buna adapte edip geliştirmesi o yaştaki bir birey için ağır bir sorumluluk değil mi sizce de? İki insanın onlarca sene beraber yaşayabilmesi her yiğidin harcı olmadığı gibi öyle aşkla açıklanabilecek kadar yüzeysel bir mesele de değil. Dolayısıyla acele etmeyin, birilerinin hayatın sillesini yiyip bolca overthinking yapmasını bekleyin, bu sırada da daha hayırlı bir insan olabilmek için siz de kendinizi demlendirin.
Aşk
Bir çocuğa büyüyünce ne olduğunu, bir lise öğrencisine 7 yıl sonra yapacağı mesleği, bir yetişkine kendisini 5 yıl sonra nerede gördüğünü sormak aşırı saçma çünkü hayatta koşullar anlık değişiyor ve o anlık değişimler bazen radikal olabiliyor. Bir çocuğa nelerden hoşlandığını, bir lise öğrencisine hangi derslerde hangi konuları neden daha çok sevdiğini, bir yetişkine ise hayattaki vizyonunu ve ideallerini sorarsın; böylece net bir noktadan ziyade bir perspektifle karşılaşırsın ki aslolan budur bence. Neyi neden yaptığını ve neyi de neden yapmadığını bilirsen koşullar değişse bile bunlar hep belirli rotaya, belirli bir niyete giden yolları değiştirir sadece ama hep belirli bir tutarlılık görürsün; kaldı ki insanın amacı da süreç içerisinde değişime uğrayabilir. Öğrenmek ve hatalarından ders çıkarmak bunun için var sonuçta. Karar verirken bir mantığın olur, buna odaklanmaya ve bunu vurgulamaya çalışıyorum bir yandan da.
Duygu ve Düşünce
Sözler ağlıyordu, umutlar ağlıyordu, bakışlar bile pes etmişti... Ölücek dedi doktor, hem de can çekişerek ve acılar içinde... hatta şu an ölmüş bile olabilir. Bu boş dünya için enerjisini tüketeceğini hiç sanmıyorum; onun da bir sabrı var çünkü ve bir noktada pes edecek. Ölmesi gerekiyor, buna ihtiyacı var. Keşke böyle olmasaydı... ama onun adına sevinçliyim; şu an farkında olmasa da çok daha mutlu olacağı bir yerde yeniden doğacak ve bize daha fazla sevgi ikram edecek, emek ikram edecek, anlam ikram edecek... ait olduğu yerde... Bunu nasıl mı yapacak? Uğruna heba ettiklerinden tasarruf ederek...
Edebiyat
Din insanın en büyük manevi ihtiyaçlarından biriyken toplumda önemli ayrıştırma araçlarından birine dönüştü. Namaz kılanlar veya oruç tutanlar iyi, kılmayanlar veya tutmayanlar ise kötü olarak etiketlendi; çarşaf giyen kadınlar yobaz/gerici, başı açıklar ise çağdaş ve modern olarak etiketlendi. Gerçi bir şeyleri sorgulamayan bir toplumu elma ile armutla da pekâlâ kutuplaştırırsın; birinin a dediğine diğeri otomatikmen b demeye ve bunu bir insanlık meselesine dönüştürmeye meyilli olduğu için din özelinde de konuşulacak çok da bir şey yok aslında. Din, insana herhangi bir statü katmaz. Kuran bir rehberdir ve onun ışığında hayatına anlam katarsın. İyi bir insan olmak için çabalayan faydalı işler için emek veren biri farkında olmasa da Kuran'daki pek çok emri yerine getirmiş ve diliyle iman etmese bile eylemleriyle iman etmiş oluyor zaten. Allah da kimsenin emeğini karşılıksız bırakmayacağına göre bu kadar tantanaya gerek yok sanki.
Din