Dikkat: Bu yazı yoğun agresiflik içerebilir, norm dışı fikirlere alışık değilseniz canınız sıkılabilir. Bu yazıdaki tüm fikirler sadece beni bağlar, kimseye herhangi bir ithamda bulunmuyorum, isteyen istediğini yapsın, beni ilgilendirmez.
Sevdiğim insana sevgimi nasıl göstereceğime ben karar veririm. Kimsenin gelip bana çiçek/hediye al diye baskı yapmasından veya böyle bir beklentiye girmesinden hoşlanmıyorum. Veya evlilik yıldönümü ve doğum günleri de keza; o hiç umursamasın ve el alemin veya instagramdaki milletin kocasıyla kıyaslamasın, benim onu dünyanın en iyi kadını olarak gördüğüm gibi o da beni dünyanın en iyi erkeği olarak görsün ve bana hayranlık duysun, sevgiyi gösterme işini bana bıraksın; onu içimden gelerek seveyim, birtakım popülist ve çocukça saçmalıkların ve nefsinin peşine düşüp beni böyle budalalıklara zorlamasın, hayata olgun baksın. Eğer ben de olgun bir insansam ilişkinin sorumluluklarını yerine getiriyor olacağım inşallah; ama el aleminki gibi değil, kendi tarzımla.
Düğün de fikrimin net olduğu konulardan biri. Kimsenin zerre umurunda olmayan birkaç saatlik bir eğlence için senelerce borca girip gerek el alemin birbirlerinin içinde gerekse eşimin el alemin içinde dansöz gibi oynamalarını ve adeta bir podyum gibi bedenlerini sergilemelerini istemiyorum. Kendim de hayatımda hiçbir düğünde oynamadığım ve hatta bulunmadığım için vicdanım rahat ve bu konuda da mütekabiliyet bekliyorum.
Ve zırt pırt fotoğraf çekip gösteriş yapıp tüm hayatı gezip eğlenip alışveriş yapmak gibi boş işlerden ibaret olan tipler; biraz büyüyün ya! Çocuk musunuz siz! Namaz kılıyorsun, Kuran okuyorsun ama hayatının ne namazla ne de Kuranla uzaktan yakından alakası yok neredeyse. Hiç mi düşünmüyorsun yarın bir gün olursem ne yapacağım, bu nasıl hayat, ben niye yaşıyorum ve