Hayattan tatmin olmak için çok aşırı huzurlu, neşeli ve umutlu bir ruh hali bekleme. Bir mesleği icra etmek, ders çalışmak veya çevreye pozitif enerji saçmak gibi anlamlı bir şey için çaba gösteriyorsan iyi bir hayat sürüyorsun ve her şey yolunda demektir. Yorulmayı, sıkılmayı veya üzülmeyi birer anlamsızlık unsuru olarak görme. Bize öğretilen pek çok değer yargısının içerisinde bu da gerçeklerle örtüşmüyor ne yazık ki. Yani "muhteşem" eşiyle, çocuğuyla, eviyle, arabasıyla, deniz, kum, güneş alemlerde akıp eğlenceden eğlenceye atlayan o rüya yaşamın anlam dünyasında pek geçer akçesi yok.
1/40 zekâtını verip, beş vakit namazını kılıp kalan vaktinde bomboş bir hayat süren birinin de öyle kolay kolay yırtacağını düşünmüyorum çünkü imtihan imkâna ve potansiyele göre şekil alan bir sorumluluk bence. Yani altında Bugatti varsa 80 ile yaylana yaylana gidemezsin; en az 350-400'ü basıp hayır yolunda normal birinden çok daha uzak mesafeler katedeceksin.