Hikmet Avcısı

Hikmet Avcısı
@beyond_the_seen
Gazi Üniversitesi İstatistik 3. Sınıf Öğrencisi 2024 ve 2025 Halk Kütüphanesi Ödüllü Okur Kitap Yazarı Kitap Avcısı Beni bilimle anla, felsefeyle anla...
Bir insanın çıkışları olduğu gibi inişlerinin de olması onun insan olduğunu gösterir, başarısız olduğunu değil...
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Felsefe amaçsız bir eylem değildir, insanın çeşitli sorularına yanıt arar ve pek çok yanıtı da bulur da. Onun çoklu doğrular evreni vardır ve sonsuz sayıda çözüm üretebilir. Bunların genelgeçer olmaması yanlış ve anlamsız oldukları anlamına gelmez. Benim sadece felsefe yaparak çözdüğüm sayısız problem var. Bunda elbette bilimle, sanatla vb. işbilirliği yapıyorsun ama o en temel doğruları bile altüst edebilen saf düşünme eylemi apayrı bir mevzu. Mesela 2 x 2 'yi 5 ettirebilir misin? Matematiksel olarak hayır ama başka açılardan belki evet. Hangi 2, hangi öteki 2, hangi 5, hangi kere? Tikel bir mutlak doğru yaratmazsın; anbean değişen, sıfır ile sonsuzu aynı anda barındıran büyüleyici bir yemek yaparsın ve açık büfe misali tezgâhını kurar, millete ikram edersin, isteyen de istediği gibi faydalanır senin değerinden.
Felsefe
Bir insana "senin fikirlerin çöp/değersiz" anlamına gelen görmezden gelinme tavrı çok yürek yaralayıcı.
Duygu ve Düşünce
Hayattan tatmin olmak için çok aşırı huzurlu, neşeli ve umutlu bir ruh hali bekleme. Bir mesleği icra etmek, ders çalışmak veya çevreye pozitif enerji saçmak gibi anlamlı bir şey için çaba gösteriyorsan iyi bir hayat sürüyorsun ve her şey yolunda demektir. Yorulmayı, sıkılmayı veya üzülmeyi birer anlamsızlık unsuru olarak görme. Bize öğretilen pek çok değer yargısının içerisinde bu da gerçeklerle örtüşmüyor ne yazık ki. Yani "muhteşem" eşiyle, çocuğuyla, eviyle, arabasıyla, deniz, kum, güneş alemlerde akıp eğlenceden eğlenceye atlayan o rüya yaşamın anlam dünyasında pek geçer akçesi yok. 1/40 zekâtını verip, beş vakit namazını kılıp kalan vaktinde bomboş bir hayat süren birinin de öyle kolay kolay yırtacağını düşünmüyorum çünkü imtihan imkâna ve potansiyele göre şekil alan bir sorumluluk bence. Yani altında Bugatti varsa 80 ile yaylana yaylana gidemezsin; en az 350-400'ü basıp hayır yolunda normal birinden çok daha uzak mesafeler katedeceksin.
Din
Kitap
Kitap okumayla alakalı en büyük yanılgılardan biri de işteki mesai saatleri misali her gün belirli bir saatte ya da belirli bir süre belirli sayfa okumak gerektiği. Her günün hikâyesi ve koşulları farklı iken bu, insana robot muamelesi yapmaktır. Ben mesela zannedilenin aksine bir gün 7-8 saat kafayı gömüp okuyorum, sonra 2 hafta kitabın yüzüne bile bakmıyorum; bazen 10 sayfa, bazense 1-2 sayfa okuduğum günler oluyor. Burada önemli olan şey kitabın hayatının bir parçası haline gelmesi. Bir de her kitap okunmaz; sırf daha fazla para kazanabilmek için uzun uzadıya betimleme yapılan Rus romanlarını havalı diye okumanıza gerek yok mesela. Öve öve bitirilemeyen Sefiller bir çocuk masalından ibaret. Tutunamayanlar'ı 50. sayfada bırakmak zorunda kaldım. Kişisel gelişim kitabı diyorsun, yazar sana alfabeyi yeniden öğretmeye kalkıyor. Kitaba para vermek yerine onları ödünç alırsanız bu seçiciliğe siz de sahip olabilirsiniz.
1000Kitap