Nasıl bir gençlik? Gerek Hacettepe'de gerekse Gazi'de pek çok öğrenciyi gözlemleme fırsatı yakaladım. Gençlik toplumun genelinden bağımsız bir grup değil: Yani onların da çoğu helal haram, ahlaklı erdemli, kanun manun demeden içgüdülerinin peşinde koşuyor, onların da çoğu bir şeyleri sorgulamıyor.
Ahir zaman deniyor ama hayır, eski nesil bundan daha dindar değildi, imkânları kısıtlıydı sadece, yoksa bu devirde doğsalar onlar da bu günahları işleyeceklerdi, özellikle kadınların daha açık giyinmesi bu durumu değiştirmez, nefis aynı nefis. Ahlakını kötülüklere karşı, zihnini boş düşüncelere karşı örtmedikten sonra başını örtse neye yarar? O olsa olsa bir aksesuardır onun için, tıpkı iki roman okuyup bir iki müze-sergi gezip kendisini entel sanan çakma batılılar gibi, Çinliler görse utanır bu kalitesizlikten.
Gençlerin apolitik olduğu zannediliyor, bu bir yanılgı bence. Argümanım da şu: ülkedeki kutuplaşma yangınına onlar da odun taşıyor, onlar da bir şeyleri sorgulamadan akıllarını ve iradelerini kiraya veriyor. Tıpkı modifiye edilen araba veya kostüm giyen maskot misali görünüm farklı ama kök aynı kök. Bazı farklar var tabii ama bunlar dönemsel, yoksa onlar çok muhteşem değiller.
Mesela gençler önceki kuşaklara nazaran eş seçimini çok daha dikkatli yapıyor, gerçekten mutlu olmayacağı evliliklerden uzak duruyor, gerekirse hiç evlenmemeyi de bir seçenek olarak görüyor ama "sen değerlisin" diyen bireyci kültürün ve sosyal medyanın bir tetiklemesi bu biraz da. Benim 18-19 yaşında duyduğum cümleleri yeni nesil 1-2 yaşındayken duyuyor, dolayısıyla bireysel ve toplumsal farkındalıkları çok daha erken gelişiyor ama onlar da sokakta seksek oynamanın, tarlada oyuncak kamyonun arkasına kum doldurmanın getirdiklerinden mahrum kalıyor, tıpkı benim kuşağımın yaşlı nesle nazaran