Hikmet Avcısı

Hikmet Avcısı
@beyond_the_seen
Gazi Üniversitesi İstatistik 3. Sınıf Öğrencisi 2024 ve 2025 Halk Kütüphanesi Ödüllü Okur Kitap Yazarı Kitap Avcısı Beni bilimle anla, felsefeyle anla...
"bir şey bir şeydir" dediğin an onu kodlamış oluyorsun ve bu, dilde yeni bir harf üretmekle eşdeğerdir. Aynı harfleri kullansak bile varlıklara atfettiğimiz anlamlar birbirlerinden farklı. Dolayısıyla hiçbir zaman mükemmel bir iletişimden söz edemeyeceğiz ve hakikati hiçbir zaman tam anlamıyla keşfedemeyeceğiz ama bir yandan da güven ihtiyacımızı gidermek için çoğu zannımızın doğru olduğuna inanmamız gerekiyor. Estetiği seviyoruz, bu durum iletişimde de geçerli. Toplumca itibar gören ögelerden metafor ve mizah devşirirsen bu onların hoşlarına gider. Onlara kendilerini anlatan ama biraz daha örtük ögeleri de kullanabilirsin. Gündelik kullanımın dışında sözcükler kullanırsak zeki ve entel izlenimi uyandırırsın. Her yazının bir sonu olmasına gerek yok; bitti, bu kadar.
Duygu ve Düşünce
İnsan Nasıl Düşünür?
İnsan nasıl düşünür? Düşünmek bir problemi, ulaşılmak istenen bir amacı, yanıtı aranan bir soruyu sınırlı bir bakış açısıyla soru sorarak yüzlerce, belki binlerce minik problemciğe ve problemcik gruplarına ayırmak, sonra da en önemli (öncelikli) ve en basit olduğunu zannettiğinden başlayarak bu parçalara ve bunların aralarındaki ilişkilere öznel ama tatmin edici bir yeterlilikte anlamlar atfederek büyük resmi yeniden oluşturmaktır ama bu kez ortada bir belirsizlik değil, güven vardır ki bu da problemin çözüldüğünün ve o konu bazında düşünme eyleminin son bulduğunun göstergesidir. Mesela ekmek almak bir amaçtır ama; hangi ekmeği kaç tane alacağız, cebimizde ne kadar para var gibi sorulara da yanıt vermemiz lazım. Sonra bunları da aynı şekilde parçalayacağız ve böylece ekmek almak bir dolu sorunun birleşimine eşit oldu. Yazı bitti. Bundan sonrası işin yan aparatları. Problemi hiçbir zaman yok edemezsin; bu, varlığın sonu olur çünkü en basitinden bedenimiz bile yaşamımızı sürdürmek için çalışır. Problem yani amaç yoksa anlam yok, anlam yoksa varlık yok, varlık yoksa işimiz zor. Problem de çözüm de stabil değildir, ikisi de an be an değişir ama belirli bir tolerans aralığında ikisini de geçerli kabul ederiz. Bir konuda bilgi veya doğru olduğuna inandığın inançların varsa o bir yanıt paketi olarak duruyor ve o paketin içerisindeki soruları pek kurcalamıyorsun, direkt doğru kabul edip geçiyorsun ve böylece daha farklı ve derin soruların peşine düşme imkânı elde ediyorsun. Her şeyi bilmek işine yaramaz çünkü oradaki çapraşık bağlantı ve ilişkilere de hakim olman lazım. Tamam elimizde bir bilgi var ama bununla ne yapacağız, ne yapabiliriz? Bu sorunun yanıtını kitapta bulamazsın, yanıtı özneldir çünkü. Sana bilginin ham hali değil, belirli bir amaç ve bağlam doğrultusunda
Duygu ve Düşünce
İnsanların pek çoğu hakikatin kendisiyle ilgilenmezler, bu umurlarında da değildir. İşlerine geldiği gibi düşünür, anlar ve davranırlar. Doğru olan her eylem anlamlı değildir çünkü anlam bağlamdan bağımsız düşünülemez ve bağlam sıkıntılı olsa bile değiştiremediğin durumlara elbette mümkün mertebe direnmek ama belirli bir oranda da adapte olmak gerekir. Gerçekten her doğru her yerde söylenmez, bazen özellikle ilişkilerde haksız olmak polemik oluşup tarafların birbirini üzmesinden iyidir. Bakkaldan bir şey almak pahalıdır ama sana zaman kazandırır. Kariyerle alakalı kitapların en büyük sıkıntılarından biri de bu olabilir; teorik doğrularla bunların pratikteki karşılığı birbirleriyle örtüşmüyor. Stratejik davranmak lazım.
Duygu ve Düşünce
İnsanlar hakikatin kendisiyle ilgilenmez, bu umurlarında da değildir. Umurlarında olan tek şey işlerine gelenin ne olduğudur.
Duygu ve Düşünce
Akraba terörü ülkenin genel problemi galiba. Çevremde hiç akrabalarını seven birini duymadım. Sahi bu akrabalar niye bu kadar kıskanç, düşüncesiz ve art niyetli?
Duygu ve Düşünce