Beytullah Kurnalı

Tehlikenin yaklaşmaya başlamasıyla, insanın yüreğinde her zaman birbirine denk iki ses yükselir: Gayet mantıklı olan ilk ses, insana tehlikenin niteliğini değerlendirmesini ve ondan kurtulma yolları aramasını söyler; çok daha mantıklı ikinci ses ise, tehlikeyi düşünmenin çok bunaltıcı ve acı verici olduğunu, her şeyi önceden görmenin, olayın genel gidişatından kurtulmanın insanın elinde olmadığını ve bu yüzden insanı bunaltan tehlike düşüncesini, tehlikeyle karşı karşıya kalan kadar görmezden gelmenin ve hoş şeyler düşünmenin daha iyi olacağını söyler. İnsan yalnızken birinci sesin dediğini, topluluk içindeyken ise tam tersine ikinci sesin dediğini yapar.
Sayfa 210 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Beklemesini bilen için her şey zamanında olur.
Sayfa 207 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
“Burada, bütün geçmişin olup bitenlere bir hazırlık oluşturduğunu düşüncesini sağlayan retrospektiflik (tekerrür) yasasından başka, işleri karıştıran bir de karşılıklı ilişki vardır. Satrançta kaybeden iyi bir oyuncu kaybının kendi hatasından ileri geldiğine içtenlikle inanır; bu hatayı oyununun başlangıcında arar ama her hamlesinde, oyun süresince böyle hatalar yaptığını, hiçbir oyununun mükemmel olmadığını unutur. Dikkatini çeken hatayı ancak düşman bundan yararlandığı anda fark eder. Oysa belli bir zamanın şartları içinde gelişen savaş oyunu pek çok şeyin birleşmesinden meydana gelir; burada cansız makineleri idare eden, bir tek irade değildir, savaş, pek çok hareketin sayısız çarpışmasından doğar.”
Sayfa 157 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
“Eğer olay gerçekleşmeseydi şimdi bu imalar, o günlerde revaçta olan ama doğru çıkmayan, bunun için de unutulan binlerce ve milyonlarca ima ve tahmin gibi unutulacaklardı. Süren bir olayın sonucu hakkında daima o kadar çok tahmin yürütülür ki, nasıl sona ererse ersin sayısız öngörüler arasında tamamıyla tersine yürütülmüş olanları da bulunduğunu büsbütün unutarak "Bunun böyle olacağını ben daha o zaman söylemiştim" diyecek insanlar her zaman bulunur. Rusların, Napoléon'un hattın uzamasındaki tehlikeyi kavramış olduğunu düşünerek düşmanı Rusya'nın içerlerine çekmeyi planlamış olmaları konusundaki tahminler herhalde bu tür tahminlerdendir; tarihçiler Napoléon ve mareşallerine bu gibi düşünceleri ve Rus askerî şeflerine bu tür planları atfetmekte büyük güçlük çekerler. Yaşanan olaylar, bu gibi tahminlerle büsbütün tezat teşkil etmektedir. Savaş süresince Ruslar Fransızları Rusya'nın içerilerine çekme arzusunu beslemedikleri gibi Rusya'ya ilk taarruzlarından beri onları durdurmak için her şey yapılmıştı. Napoléon, hattın uzamasından korkmak şöyle dursun, her ileri adımına, yeni bir zafer kazanmışçasına sevinmiş, çarpışmaları, eski seferlerinde olduğu gibi değil, isteksizce aramıştır.”
Sayfa 118 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Nataşa'nın hastalığı o kadar ciddiydi ki hastalığına neden olan düşüncelerin, yaptıklarının ve sözlüsünden ayrılışının ikinci plana düşmesine neden olmuştu ve bu da hem onun için hem de anne babası için sevindirici bir durumdu. O kadar hastaydı ki yemek yemezken, uyumazken, fark edilir derecede zayıflarken, öksürürken ve doktorlar onlara durumunun tehlikeli olduğunu hissettirirken, olup bitenlerde onun ne kadar suçlu olduğunu düşünmek o anda imkânsızdı. Tek düşünmeleri gereken ona nasıl yardım edebilecekleriydi. Doktorlar Nataşa'ya hem ayrı ayrı, hem de birlikte gelip konsültasyon yapıyorlardı , uzun uzun Fransızca, Almanca, Latince konuşuyorlar, birbirlerini suçluyorlar ve bildikleri bütün hastalıklar için çeşit çeşit ilacın olduğu reçeteler yazıyorlardı; ama canlı bir insanın bilinemez bir hastalıği olamayacağı için hiçbirinin aklına Nataşa'nın hastalığını bilemeyebilecekleri gelmiyordu: Ama her insanın kendine has özellikleri vardır ve her zaman kendine has yeni, karmaşık, tip tarafından bilinmeyen bir hastalığı, tıp kitaplarına geçmiş akciğer, karaciğer, deri, kalp, sinir vb. hastalığı değil bu organlardaki hastalıkların sayısız kombinasyonunun neden olabileceği bir hastalığı olabilir. Bu basit düşünce doktorların aklına gelemez (bir büyücünün aklına büyü yapamayacağının gelememesi gibi) çünkü onların bu hayatta yaptkları iş tedavi etmektir, çünkü bunun için para almaktadirlar, çünkü hayatlarının en iyi yıllarını bu iş için harcamışlardır. Ama bu düşüncenin doktorların aklına gelmemesinin başlıca nedeni kesinlikle faydalı olduklarını görmeleriydi ve gerçekten de bütün Rostovlar'a faydaları dokunmuştu. Faydalı olmalarının nedeni hastayı, çoğu zararlı olan maddeyi (bunların neden olduğu zarar fazla hissedilmiyordu çünkü az miktarda veriliyorlardı) yutmaya
Sayfa 79 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu