Beyza Boğurcu

Beyza Boğurcu
@beyzabgrcc
Aşkın Metafiziği Üzerine
Puan vermedi·80 syf.··
2024 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2024 21:14
Arthur Schopenhauer 'un aşka ve kadınlara dair yazdığı kitaptır. Kadınlar üzerine; kadınların sahip oldukları doğal yapıları itibariyle ilk çocukluk döneminin bakıcıları ve mürebbiyeleri gibi davranmaya yatkın olduklarını, kadınların genç kızlık döneminde cazibe ve dolgunlukla donandığını ve bu sayede erkekleri tutsak edebilme yetilerini geliştirdiklerini, doğumdan sonra tıpkı bir karıncanın kanatlarını kaybetmesi gibi güzelliğini yitirdiğini, kadınların emek sarfettikleri tek şeyin aşk, sevdikleri insanın gönlünü kazanma, giyim kuşam, cilt bakımı, dans etme gibi durumlar olduğunu ileri sürer. Bunun yanında kadınların 18, erkeklerin 28 yaşında zihinsel kavrama gücünün ve ruhi kabiliyetlerinin geliştiğini söyler. Kadınların zihni bakımdan dar görüşlü olduğunu, doğaları gereği savurgan olduğunu, adalet, dürüstlük ve vicdanla ilgili konularda erkeklerden daha aşağıda olduğunu da söyler. Tüm bunlarla yetinmez ve devam eder. Nasıl ki aslan pençelerini ve dişlerini, filler ve domuzlar azı dişlerini, boğalar boynuzlarını kendilerini korumak için kullanıyorsa, kadınlar da ikiyüzlülük ve riyakarlıkla donatılmış olup, kendini korumak için bunları kullanır. Genellikle mahkemelerde yalan yere şahitlik edenlerin çoğunun kadın olduğunu ve pazardan marketten vs bir şeyler aşıranların da en fazla kadınlardan oluştuğunu ileri sürer. Antik yunanda kadınların tiyatroya sokulmamasının haklı olduğunu (çünkü kadınlar sürekli dırdır eder ve susmaz), kadınların genellikle herhangi bir sanata yönelik olarak sevgi beslemediğini ve de herhangi bir şey hakkında doğru ve gerçek bilgi sahibi olmadıklarını, dehadan yoksun olduklarını savunur. Çok eşliliği över ve erkeklerin tek kadınla yetinmesi gibi bi ihtimalin olmadığından dem vurur. Cinsel aşkın metafiziği;" Her türlü aşkın kaynağı cinsel
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Ayrıntı Yayınları · 201816,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·152 syf.··
2022 42. kitabı
Susanna Tamaro'nun insanı duygulandiran muhteşem romanı. Kitap 1994’te yayımlanmıştır. Roman ismi itibariyle aşk romanı gibi bir izlenim verse de aslında 80 yaşındaki bir kadının ölen kızının çocuğuna (kızına) yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Gençlik yıllarından başlayarak hayatında önemli gördüğü olayları anlatır, aile sırlarını en içten duygularıyla torununa anlatır. Kitapta torun, anneannesini bırakıp uzak bir şehre gitmiştir. Anneanne bu sırada günlük yaşamına devam eder ve hemen hemen her gün torununa mektuplar yazar. Dedesiyle nasıl tanıştığını, kendi anne babasını, kızının nasıl doğduğunu, torununu büyütürken nelere dikkat ettiğini, kızının ölümünün nedenini ve hayatındaki, anlatmadan gitmek istemediği çoğu şeyi bu mektuplarla torununa aktarır. Kitabın sonunda geçen demeç ,kitaba ismini vermektedir. “Aklınla yüreğin karmaşa içinde olduğunda sus, dünyaya ilk geldiğinde hissettiğin gibi etrafı dinle ve sonra yüreğinin götürdüğü yere git...”
Yüreğinin Götürdüğü Yere GitSusanna Tamaro · Can Yayınları · 202019,5bin okunma
9/10
·516 syf.··
2021 1. kitabı
Aşka dair çok güzel bir kitap.. Anlaşılmak derdinden sıyrılıp basit kelimelerle en yalın haliyle aşkı ve tutkuyu anlatmış. Masum bir aşkın nasıl saplantıya dönüşebildiğini, insanın kendine çektirdiği en büyük işkenceyi aslında nasıl isteyerek yaptığını.. Bir solukta okunabilecek cinsten. İstanbul’da aşk acısı üstüne, biriktirme üstüne. Sevmek üstüne... Eşyalarla avunmak üstüne
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,6bin okunma
9/10
·432 syf.··
2022 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2022 17:37
Nietzsche okumaya yeni başlayanlar için ideal bir kitap. Kitap ,19 yy. Viyana’sında ünlü felsefeci ve doktoru arasındaki terapi seanslarının giderek bir yaşam satrancına dönüşünü anlatır. Kanımca birçok türü bünyesinde birleştirip sindirmiş. Doğru okuyucuya ulaştığında bünyeyi maksimum düzeyde etkileyebilecek kendine hayran bırakabilecek bir öğreti. Yalom’un,hayal gücüyle bende hayranlık uyandıran ve sanırım uzunca bir zaman hayranlık duyacağım bir eser olarak kalacak.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470,1bin okunma