Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Lennie açıkgöz bir tavırla şöyle dedi: "Anlatsana yine... Eskiden anlattığın gibi."
"Neyi anlatayım?"
"Öteki çocuklarla bizi."
George anlatmaya başladı: "Bizim gibilerin ailesi yoktur. Biraz paraları olduğunda hemen harcayıp bitirirler. Onları düşünen tek bir kişi bile yoktur bu dünyada... "
"Ama biz öyle değiliz," diye sevinçle bağırdı Lennie. "Şimdi
bizi anlatsana."
George bir an sustu. "Ama biz öyle değiliz," dedi sonra. "Çünkü sen varsın benim yanımda ve... "
"Ben varım senin yanında. Biz ikimiz hep birbirimizin yanındayız, işte böylece bizi düşünen biri var bu dünyada," diye bağırdı Lennie zafer kazanmış gibi, sevinçten yerinde duramayarak.
"Ama hiç kimse bizi kendimizden daha fazla sömüremez, hiç kimse bize kendimizin zarar verdiğinden daha fazla zarar veremez. Bize zarar veren, içimizdeki yargıç, kurban ve inanç sistemimizdir. Evet, insanlar annelerinin, babalarının, karılarının, kocalarının kendilerini sömürdüğünü, kullandığını, suistimal ettiğini söylüyor ama biz bunun çok daha fazlasını kendimize yapıyoruz. İçimizdeki yargıçtan daha kötü bir yargıç olamaz. Başkalarının önünde bir yanlış yaptığımızda hatamızı kabul etmeyip örtbas etmeye çalışırız. Ama kendi başımıza kalır kalmaz, yargıç öylesine üzerimize gelir ki, suçluluk duygusu öylesine güçlüdür ki, kendimizi aptal, kötü ve değersiz hissederiz."
"Ancak başkaları tarafından mutlu edileceğim fikrimden vazgeçtiğimde ve sürüklediğim bu hayali serbest bıraktığımda, derin bir memnuniyet hissi yaşamaya ve sevgiyi bulmaya başladım."