Anneannem de bizim aysız soğukta dans eden kara ruhlarımızı görüyormuş ve hem iyi niyetinin hem de umutsuzluğunun göstergesi olarak bize kalın hamurlu elma tartı takdim ediyormuş gibi gelirdi bana bazen.
“ Bir zamanlar kediymişim ben Haluk. Sonra, herhalde kediler arasında işlenebilecek en büyük suçu işlemişim ki dünyaya bir daha gelişimde insan olmak cezasına çarpılmışım…”
….. daha ziyade bizden hiç eksik olmayan acıya daima ayrı bir dışsal neden, adeta bir bahane ararız; tıpkı efendi sahibi olmak için özgür insanın kendine put yaratması gibi.
Modern hayatın gerçeklerine ayak basmıştım. Nedir peki modern hayatın gerçekleri? En başta geleni, bir şeyler satmak için daimi, delice bir çaba içinde olmaktır. Çoğu insanda bu, kendini satmak şeklini alır; yani bir iş bulup onu sürdürmek.