Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
"Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırırsan gelirim.“ dedi.
Evvela ne demek istediğini anlamadım.O da bir an durdu ve ilave etti:
"Nereye çağırırsan gelirim!”