Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali'nin ilk romanıdır. Bu romanın konusu ise 9 yaşındaki bir çocuğun gözlerinin önünde annesi ile babasının eşkıyalar tarafından katledilmesi ve bu olay karşısında çok soğukkanlı duran, alışılmışın dışında bir tepki veren Yusuf.
"Çocuğun bu metaneti orada bulunanların kalbini parçalıyordu. Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir."
Kaymakam küçük Yusuf'un ellerinden tuttu ve içten içe ona çok acıdı. Benim oğlum ol teklifini sundu. Yusuf, kaymakamın onu babası kadar sevemeyeceğini bilerek onunla kente gitti. Şahinde Hanım, Yusuf'u hiçbir zaman sevmedi ve evde sürekli huzursuzluk çıkartan bir kadın rolündeydi. Kaymakamdan on beş yaş küçüktü ve Salâhattin Bey bunun hakkında bizi şöyle bir alıntıyla karşılıyor.
"Kapalı büyüyen ve bu şekilde bütün tabii arzu ve ihtiyaçlarını içinde hapsetmeye mecbur olan genç kız, gayet tabii olarak, sinirli ve manen bozuk bir mahluktu." Bu alıntıda aslında küçük yaş evliliği eleştirilmiş ve çocuk evlilikleri sorgulanmıştır.
Yusuf bu iki karı kocanın anlaşmazlık içinde oluşuna şaşkın şaşkın bakıyordu. Ve en çok Kaymakama şaşırıyordu. Karısına nasıl sözü geçmiyordu, Kaymakam o kadar okumuştu ama babası okumamasına rağmen karısına sözü geçiyordu ve onu yeri gelince dövüyordu. Ama Kaymakam o kadar okumuş bilmiş olmasına rağmen bunu yapamıyordu. Yusuf bu yüzden okusam bir şey olmaz fikrine kapıldı. Yusuf'un evin kızıyla yani Muazzez ile farklı bir ilişkisi vardı. Muazzez küçük bir çocukken onun yanında sakinliyor ve uslu bir kız çocuğu oluyordu. Yusuf Muazzezi seviyordu, tatlı buluyordu. Bu esnada Yusuf'un içsel çatışmaları da oluyordu köy ve kent çatışması gibi aslında kitabın bu çatışmasında toplumcu gerçekçi