beyza

beyza
@beyziioo
Başka bir dünya var, ama bu dünyanın içinde
İstanbul
122 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi·140 syf.··
2025 6. kitabı
Değirmen, Sabahattin Ali'nin ilk öykü kitabıdır. Kitap, 3 bölüm ve 13 hikayeden oluşur. Her hikayenin kendine özgü bir akıcılığı ve albeni bir konusu vardır. Genellikle toplumsal eleştiri vardır. İnsanın zavallığını ve çaresizliğini konu alır. Bu kitabın çoğu hikayesinin sonunda ya ölüm ya da acı vardır. Dikkatimi çeken şey ise üst üste cezaevi konulu hikayeler oldu. Hikayelerde insan olabilmenin yükünden bahsetmiştir. Sabahattin Ali zor bir çocukluk geçirdiği için durmadan kendini bulma yolundadır. Bu yüzden hikayelerinde ruh halinin yansımasını görüyoruz. Sabahattin Ali bu hikayelerinin bir kısmını çocuk yaşta yazdığını belirtmiştir. Bu yüzden bazı hikayelerini kusurlu görür. Buna ben de katılıyorum çünkü bazı hikayelerini yazı dili açısından yetersiz ve parça parça buldum.
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·256 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2025 22:48
İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali'nin romanları arasındandır. Romanda hem içsel hem de toplumsal çatışmaları görüyoruz. Bana göre diğer romanlarından daha zor tahlil edilecek bir eser. Çünkü tam bir şey anladım derken sen de sorguya ve şüpheye düşüyorsun. Bence bunun nedeni, şeytan gibi soyut bir kavramın bu kadar gözler önünde olması ve okuyucunda kafasında bunu anlamlandırmaya çalışması. Romanın içerisinde otobiyografik unsurlar taşındığını öğrendim. Romandaki İsmet Şerif;Peyami Safayı, Emin Kamil karakteri; Necip Fazıl Kısaküreği, Başkahraman olan Ömer karakterinin ise Sabahattin Ali olduğunu görüyoruz. Kitabın ilk başında Ömer ve Nihat adında iki arkadaş ile tanışıyoruz. Nihat, sürekli Ömeri eleştiren bir tipti. Ve kitap ilk başlarda biraz depresif başlamıştı. Ömer vapurda gördüğü Macide'ye tam anlamıyla tutulur ve sonra şans eseri Emine hanımın akrabası olduğunu hatırlar. Bu detay Macide ile Ömer'in ilk bağıntısıydı. Sonra Macide'nin geçmiş konservatuvar anılarını okuyoruz ve Bedri karakteri ile ilk o zaman tanışıyoruz. Bedri tam anlamıyla Macideye aşık olan ve onun öğretmeni olan bir adamdı. Sonra kitap yine şimdiki zamana geliyor ve Macide konservatuarı için İstanbula, Emine Hanımın evine gitmişti. Sonra sırasıyla babasının ölümü ve Ömer ile tanışmaları olayları gerçekleşir. Macide Emine Hanımın evine geç gitmeye başlar ve Emine Hanım ile eşi bunu uygun görmez ona bir ton laf ederler. O gün Macide eşyalarını toplayıp evden çıkar ve Ömer ile karşılaşırlar(Ömer kitapta böyle bir şey olacağını hissettiğini söyler) Macide, Ömer'in evine gider. Balıkesire, annesinin ve ablasının yanına geri dönmez. Ömer bu romantik ilişkisinde sürekli ya çok yükseklerde ya da çok diplerdeydi. Normal bir ilişkileri yoktu. Bir kere bile birbirleri ile dertleşmemişlerdi. Bazen konuşacak
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
Puan vermedi·161 syf.··
2025 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2025 22:20
Sabahattin Ali, Türk edebiyatına şiir ile girmiştir. Toplam 66 şiiri vardır. Bütün şiirleri üç bölüme ayrılır: Dağlar ve Rüzgar, Kurbağanın Serenadı, Öteki şiirler. İlk hapis cezasını da şiiri yüzünden yer. Neredeyse bütün şiirlerini hece ölçüsüyle yazmıştır. Benim gözlemlerim sonucunda çok fazla nakarat kullandığının kanısına vardım. Tek bir biçime bağlı kalmamıştır. Karamsarlık, yalnızlık, aşk gibi yoğunlukla bu temalar vardır. Çoğu kitabında da görüldüğü kişi şiirlerinde de köy yaşamı güzellemesi vardır. Bu köy yaşamından kaynaklı olarak onun için özgürlüğü temsil eden dağlara itmiştir kendini. Genellikle kullandığı temaları sayarken ilk başa yalnızlığı getirdim çünkü onun aşkı yalnızlığından doğar. Aşık iken bile yalnızdır o. Şiirlerinde zıtlıklar ve karamsarlık her zaman olmuştur.
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma
8/10
·160 syf.··
2024 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2024 21:25
Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali'nin eserleri arasında en çok okunan eseridir. Bu romanın teması aşktır. Kitapta ilk tanıştığımız kahraman, iş yerinde Raif Efendi adında birisiyle tanışır ve yakın olurlar. Raif efendi ölüm döşeğindeyken defterinin yakılmasını ister fakat sonradan okumasına ısrar sonucu izin verir. Ve asıl hikâyemiz böyle başlar. Raif efendi, yirmili yaşlarında babasının isteği üzerine Berlin'e gider. Orada hayatına devam ederken bir sanat galerisine denk gelir ve bir tabloda takılı kalır. Tablodaki o kadını daha önce hiç görmemesine rağmen onu saatlerce, dikkatli bir şekilde inceliyor ve ona her geçen gün daha çok takıntılı hâle geliyordu. Her gün o tabloyu seyretmeye gidiyordu ve takip edildiğini fark etmemişti. Oysaki tablonun hem sahibi hem de tablodaki o kadın, onu bir süre takip etmişti ve bir gün onun yanına oturup onunla konuşmuştu. Bu kadın Maria Puderdi. Bu kadınla bir süre aşk hayatları olur. Bir gün Raif babasının ölüm haberini alır ve Türkiye'ye dönmesi gerekir. Bu gerek sonucu Maria ile mektuplaşmaya karar verirler. Fakat bir zamandan sonra mektuplar kesilmeye başlar. Raif Bey Maria'nın ondan artık sıkıldığını düşünür ve kendini bu düşünceler içinde boğar. Yaklaşık bir on yıl sonra Maria'nın akrabasına Ankara'da rastlar. O gün bütün gerçekleri öğrenir. Maria ona mektuplarında güzel bir haber vereceğinden fakat bunun için yüz yüze olmaları gerektiğinden bahsediyordu. Bu güzel haber Maria'nın hamile oluşuydu. Raif'e bunu sonradan yüz yüze söyleyecekti. Ve Raif o gün Maria'nın doğum sırasındayken fenalaştığını ve komaya girerek öldüğünü öğrenir. Maria'nın bebekleri için hayatına veda ettiğini öğrenir. 10 yaşında Mariadan bir kız çocuğu olduğunu öğrenir. Yıllarca sevilmeyecek bir insan olduğuna inanarak hayatına devam eden ve Maria'nın kim
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma
Puan vermedi·222 syf.··
2024 70. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2024 23:24
Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali'nin ilk romanıdır. Bu romanın konusu ise 9 yaşındaki bir çocuğun gözlerinin önünde annesi ile babasının eşkıyalar tarafından katledilmesi ve bu olay karşısında çok soğukkanlı duran, alışılmışın dışında bir tepki veren Yusuf. "Çocuğun bu metaneti orada bulunanların kalbini parçalıyordu. Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir." Kaymakam küçük Yusuf'un ellerinden tuttu ve içten içe ona çok acıdı. Benim oğlum ol teklifini sundu. Yusuf, kaymakamın onu babası kadar sevemeyeceğini bilerek onunla kente gitti. Şahinde Hanım, Yusuf'u hiçbir zaman sevmedi ve evde sürekli huzursuzluk çıkartan bir kadın rolündeydi. Kaymakamdan on beş yaş küçüktü ve Salâhattin Bey bunun hakkında bizi şöyle bir alıntıyla karşılıyor. "Kapalı büyüyen ve bu şekilde bütün tabii arzu ve ihtiyaçlarını içinde hapsetmeye mecbur olan genç kız, gayet tabii olarak, sinirli ve manen bozuk bir mahluktu." Bu alıntıda aslında küçük yaş evliliği eleştirilmiş ve çocuk evlilikleri sorgulanmıştır. Yusuf bu iki karı kocanın anlaşmazlık içinde oluşuna şaşkın şaşkın bakıyordu. Ve en çok Kaymakama şaşırıyordu. Karısına nasıl sözü geçmiyordu, Kaymakam o kadar okumuştu ama babası okumamasına rağmen karısına sözü geçiyordu ve onu yeri gelince dövüyordu. Ama Kaymakam o kadar okumuş bilmiş olmasına rağmen bunu yapamıyordu. Yusuf bu yüzden okusam bir şey olmaz fikrine kapıldı. Yusuf'un evin kızıyla yani Muazzez ile farklı bir ilişkisi vardı. Muazzez küçük bir çocukken onun yanında sakinliyor ve uslu bir kız çocuğu oluyordu. Yusuf Muazzezi seviyordu, tatlı buluyordu. Bu esnada Yusuf'un içsel çatışmaları da oluyordu köy ve kent çatışması gibi aslında kitabın bu çatışmasında toplumcu gerçekçi
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,4bin okunma