Beyza Dilek Şahin

Beyza Dilek Şahin
@beyzza__
İki Irmak, Eksik Bir Kavuşma
7/10
·536 syf.··
2025 2. kitabı
·
102 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 11:07
Settarhan ve Zehra… İki ırmağın kavuşmasına kadar ayrı ayrı akarken kaderin zorlayıcı yollarında iki hayat. Romana şahitlik etmemizi sağlayan ve bu birlikteliğin sebebi olan torunları; anlatıcımız. Kitap anlatıcımızın dede ve annenesinin gençlik fotoğraflarına bakıp o yıllara gitmesi, tarihi olaylarda kendini bulmasını anlatıyor. Sizde çoğu zaman anlatıcı gibi kendinizi Setterhan’ın, zehra’nın, büyük hanım’ın, hacıbey’in omuzlarının arkasından o anlara şahidlik ediyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Roman savaş hakikatini nelere mâl olabileceğini yitirdiklerimizi, tanık olduklarımızı, arkada bırakmak zorunda hissettirdiklerimizi sert bir kaya gibi okuyucunun gözlerinin önüne sermekte. Nazan Bekiroğlu’nun gerçekten kalemini sevdim. Atmosfer kurmakta, olayları tarihi olaylarla harmanlamakta iyiydi ama roman hakkındaki en olmaması gereken yerdeki hayal kırıklığım Zehra ve Setterhan’ın görücü usulü olarak birbirlerini tanımaları oldu. Kaderin binbir çeşit güçlükle yan yana getirdiği bu ikilinin sonunun görücu üsulüyle noktalanması beklentimi pek karşılamadı. Bu kadar kader tarafından sınanmış, kader vurgusu yapılan bir romanın sonundaki karşılaşmaları daha güçlü, daha beklenmedik olabilirdi. Hikayenin genel çerçevesindeki o duygu yoğunluğuna göre zayıf hissettirdi. Nar Ağacı Nazan Bekiroğlu
1000Kitap
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnsani Duyguları mükemmel işleyen bir kitap!
8/10
·235 syf.··
2024 3. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 00:22
Kitabın içeriği, verilen mesajlar çok kıymetli. Büyük, küçük herkese hitap eden duygusal bir kitap. Etkileyici diyaloglardan oluşuyor. Ben ağlamadım, galiba okuduğum zamandaki psikolojimden kaynaklı. Pal Sokağı Çocukları ve canı pahsına savundukları vatanları, “Arsaları”. Kitap çocuklar üzerinden bize çoğu duyguyu çok güzel bir şekilde aktarmış ve bunu çok sevdim. Dostluğu, ihaneti, Cesareti, Vicdanı… “Yüzbaşı Ernö Nemecsek” sen çok güzel bir çocuksun. Ufak tefek yapına rağmen çok büyük kalbin ve cesaretin var. Boka bir lider nasıl olmalı diye sorsalar seni örnek gösteririm. Aklıyla hareket eden, grup çıkarlarını düşünen, planlı bir komutan “Jones Boka” ve diğer güzel pal sokağı çocukları….En hüzünlü beni derinden vuran yerlere gelicek olursak; Nemecsek’in ağaca çıkıp kızıl gömleklerinin planlarını dinlediği o an. Aşağı inip kızıl gömlekliler ve liderleri Feri ats’ı cesaretiyle hayran bıraktığı o sahne mükemmeldi. Sonra Nemecekin hasta olduğu zaman Boka’nın gece evine dönmeyip onun evinin kapısının önünde volta attığı zaman düşmanları Feri atsın da gelip Nemecekin durumunu sorması… düşman da olsanız bir yerden sonra vicdanınız ağır basıyor işte. En sonda ise Arsanın mühendisler tarafından bina yapılacağını Bokayla öğrendiğimiz zaman ki hayal kırıklığı ve Boka’nın ağzından çıkan şu cümleler, “Zavallı Nemecsek, madem Macun Derneğinin kendisini affettiğini bildirmek için eve gelen çocukları görmek kısmet olmamıştı, hiç olmazsa, uğruna öldüğü vatanının elinden alındığını da görmeden kapatmıştı gözlerini”.
İnsan ve Duygular
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2023 01:31
Çok güzel, son sayfalar… kitabın son cümlesi …Çok hüzünlü ağlamamak elde değil. Ben çok sevdim kitabı, acayip akıcı.Baş karakterimiz Charlie Gordon. Düşük IQ’lu doğuyor.Bilim Adamları ameliyatla IQ yükselten bir deney, prosedür üzerinde çalışıyorlar. Bu deney Fareleler üzerinde denenmiş ve Algernon isimli bir farede de başarılı bir şekilde sonuç vermiş. Deneyi insanlar da ilk defa olarak Charlie üzerinde deneniyor. Charlie’nin bu ameliyatla birlikte, IQ’su yükselmesiyle …İnsanın gerçek yüzünü, iğrenç tarafını görmesine tanık oluyoruz. Her şeyin farkına varma anına…Kitapta en ilgimi çeken yerlerden birisine gelirsek Annesin kız kardeşi Norma doğmadan önceki ve sonraki Charliye karşı tavrı, hareketleri oldu. Norma doğmadan önce Charlie için annesi çok çabalıyordu, o da normal bi birey diyordu sadece yavaş öğreniyor, çok çabalaması gerektiğini düşünüyordu. Taaki Normanın normal IQ bi birey olarak doğmasına kadar… Charlieyi evden istemez oldu. Kendinde ve eşinde suç arıyordu neden düşük IQ’lu çocukları olduğu için ama sonradan Norma normal IQ’lu doğdu ve Charlie annesi tarafından istenmeyen evlat oldu. “Şimdi görüyorum ki, Norma bizim bahçemizde bir çiçek gibi açtığında, ben yabani bir ot olmuştum. Sadece kimsenin beni görmediği köşelerde ve karanlık yerlerde yaşamama izin verilecekti.” Tabi annesinide anlamak lazım. Bütün bakımını o karşılıyordu, ilgileniyordu. Babası daha arkaplandaydı. Kardeşi Norma ise çocukluğundaki abisine karşı tavırları çok acıklıydı hele o köpek sahiplenme olayında çok üzülmüştüm. Genel olarak biz bu kitapta insanın (Charlinin) en saf halini de gördük, ameliyattan sonra gerçek insanı tanımasıyla biraz da olsun değişmesine ego hissini tatmasına da tanık olduk. Charlienin okuma sevgisi, araştırması, çabalaması çok güzeldi... “Ben sadece diğer
1000k
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
Suç ve Ceza
10/10
·687 syf.··
2023 18. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2023 03:44
Nerden başlayayım ki…Muhteşem bir kitap. İlk önce her şeyin noktası olan başkarakterimiz Raskolnikovdan söz edeyim. Raskolnikov, benim hiç bir okuduğum kitaptaki karaktere benzemiyor. Çok farklı düşünceleri olan bir hukuk öğrencisi. Düşüncelerine bu kadar yakından tanık olduğum, fikirlerini,teorilerini, neden niçin yaptığını hiç bu kadar düşündüğüm bir karakter tanımıyorum. Dostoyevski Raskolnikovu öyle bi anlatmış ki… kurgusal bir karakter olmaktan çıkmış sanki bu dünyadan birisi gibi. Öyle düşünceleri, savundukları fikirleri var ki… Raskonikov’un cinayet işlemeden önceki ruh halini ele alalım. Kendisini varoluşsal buhran içinde görüyoruz. Kaldığı küçük oda, ezici yoksulluk onu sorgulamalara sürüklüyor. Raskolnikov’un düşündüklerine, davasına gelirsek zengin kocakarıyı öldürmesinin sebepleri vardı; bi kere kötü, iğrenç bir yaratık diye söz ediyordu ondan ve onu öldürerek başka insanlara, gençlere veyahut kendine yeni kapılar, fırsatlar aralınacaktı bi kere fakirlikten kurtulacaktı ve üniversite hayatına para sıkıntısı çekmeden devam edicekti. ‘Böyle kötü birini öldürmek insanlığa fayda sağlamaz mı?’ diye düşünüyordu. ”Yani bir kötülüğe karşı, yüzlerce güzel şey!” Raskolnikov’un makalesine gelirsek 2 çeşit insan olduğunu öne sürüyor. Birincisi “sıradan insan”; kurallara uyan, düzene baş kaldırmayan. İkincisi ise “olağanüstü insan”; insanlığa yön veren, yeni fikirler ve kurallar koyan ve bu yeni kuralları topluma entegre etmeye çalışan, bu fikirleri, kuralları uğruna da herkesi öldürmeye hakkı olan, her türlü her şeyi yapabilme özgürlüğü sahip insan diye tanımlıyor. Raskolnikov kendini ikinci katagoride görüyor ve aslında kocakarıyı da bu düşünceden yola çıkarak öldürüyor. Zamanında Napolyanda birilerini öldürmüş, yeni düzen için kan dökmüş, insanlığa yön vermiş ve
Edebiyat & Roman
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,2bin okunma
Gece Yarısı Kütüphanesi
7/10
·282 syf.··
2023 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2023 21:42
Hayattaki pişmanlıklarınızı değiştirmek ister miydiniz? Bu soru üzerine inşalı bir kitap. Hayatta her daim pişmanlıklarımız, başarısızlıklarımız, yapmak isteyip yapamadığımız tonlarca şey olmuştur… Peki bunları yapabilme şansımız, keşkelerimizi gerçekleştirme ihtimalimiz olsaydı…Biz bu kitapta Nora karakteri üzerinden keşkelerimizi deneyimliyoruz. Nora; yüzme dalında yetenekli, piyano çalabilen müzikte de bir o kadar iyi, felsefeye ilgili, çevreye, hayvanlara karşı duyarlı birisi. Kedisi volts’u kaybetmiş, işinden de ayrılmış, yoksul, kimseye artık faydası dokunmayacağına düşünen bir kız…ve hayattan ümidini kaybedip intihara kalkışıyor. Bu intiharla birlikte Gece Yarısı Kütüphanesine giriyor. Hayat ve ölüm arasında bir yer var orası “Gece yarısı kütüphanesi”… Ordaki kitapların içinde Nora’nın pişman oldukları şeyleri yapmadığı, keşkelerini gerçekleştirdiği bir sürü olasılığın olduğu diğer hayat versiyonları bulunuyor. Bizde bir bir noranın hangi pişmanlıkları seçip eğer olmasaydı nasıl olurdu hayatı onu okuyoruz… Acaba pişman duyduğu olayları bir bir gerçekleştirseydi… Noranın daha mı mutlu daha mı kusursuz bir hayatı olurdu? bunları öğreniyoruz. Kitaplardaki hayatları bir bir deneyimlerken anlayoruz ki aslında her şey düşündüğü gibi çıkmıyor. Keşke dediğimiz şeylerde bizi mutlu bir hayatın içine sürüklemiyor. Her şey istediğimiz gibi dosdoğru önümüze çıkmıyor. İllaki başka bir olasılık başka bir olayı, olasılığı doğuruyor. Pişmanlık kavramına gelirsek ben şöyle düşünüyorum. Sonuçta olan oldu, yaşanan yaşandı önemli olan vahlanman, çamurda yuvarlaman değil o olaydan ne çıkardığın ve şu ana odaklanıp, yoluna devam etmen. Keşkelerle dolu bir insansanız kesinlikle okuyun.
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,2bin okunma