10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 171. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 13:16
"Güleceksiniz ama kendime ço1ı kızıyordum,ellerim kırılsaydı, sürmeseydim parmaklanmı ne bir kapı koluna ne de başka bir camii duvanna, o zaman hapsedilmez, bunca yılı saymak zorunda kalmazdım dört duvar arasında, diyordum. Yıl lar sonra kendime ettiğim beddualar- tuttu diye düşünüyorum bazen de. İyi ama ben imansızlıkla ya ftalanmış bir adamım, Tanrıya güvenim ne ki duam ya da bedduam karşılık bulsun. Biliyorum gülüyorsunuz, ben de gülüyorum ama saçmalamak bazen insana iyi geliyor. Kendisiy le baş başayken hele. Yerin ve göğün uçsuz bucaksız kıyılarından, köşelerinden insanlar. Asuriler, Ezidiler, Kürtler, Türkler. . .Giden şeyler sonra, ister dağa kaçan bir keçi, ister gecede yolunu şaşıran bir mermi. Kolay kolay kendi adreslerini bulamayan, öyle giden şeyler. Kabuğunu kırmış ölü bir kuş misali dilin ucuna toplanmış sözcükler. Bir ölüyü uğurlarken kendilerini dallarından atan yapraklar. Erdem Özgül sözcükleriyle bir tren yapıyor. Öykülerine binip gidiyoruz. Ağaçlar, sular, kuşlar, koyunlar, keçiler, yolumuzdan eksik olmuyor. Geyiklerle karşılaşıyoruz. Saman balyalarıyla. Başağı iri buğdaylar biçilmişler.Toprak yolda kızlar bisiklet sürüyorlar. Zaman bizi yolda buluyor.
Hayata Dair
Unutulmuş Ataların GölgesiErdem Özgül · Dipnot Yayınevi · 202313 okunma
Baskerville'lerin Köpeği
6/10
·272 syf.··
2026 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 00:00
Sherlock Holmes serisinin dördüncü kitabıydı. Yayınevi öyle bir kapak tasarlamış ki resmen aşık oldum: parlak, mor ve dikkat çekici tam benlik:)) Bu kitapta serinin diğer kitaplarına göre okura olayı çözmesi için süre tanınmış, tahmin yürütmesine zaman bırakılmış. Bu yönüyle beğendim çünkü önceki kitaplarda olayı Holmes çözüyor, okur izliyordu. Olayın içine dahil olmamıza fırsat verilmiyordu. Sir Charles'ın ölümü gerçekten de dikkat çekiciydi ama ben başından beri anlamıştım birinin herkesi fena oyuna getirdiğini. Nitekim sonuctaki tahmininde doğru çıktı, cinayeti işleyeni buldumm:) Her ne kadar kanıtlara hakim olamadıysam da. Seriyi bitirmek beni zorladı, bitirdiğim için çok mutluyum. Bir ara hiç bitmeyecek falan sandım. Bu kitapta yine sürükleyici değildi. Çok tavsiye etmem. Keyifli okumalar.
Sherlock Holmes - Baskerville'lerin KöpeğiArthur Conan Doyle · Martı Yayınları · 201711,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 20:09
Yaklaşık 5 yıllık aradan sonra İskender Pala orucumu bozdum. Bunda kitabın kendisi kadar çok sevdiğim yazar Tarık Tufan'ın da kitabın üslubuna katkısının payı olmuş. Romanlarında tarihi konuları işlerken edebiyatı çok ihmal ediyor diye eleştirip okumayı bırakmıştım. Ne yalan söyleyeyim, bu kitapta kıvamı tutturmuş,zevkle okudum. Soygun, 1800'lü yılları, 2.Mahmut dönemindeki bir hırsızlık vak'asını anlatıyor. Ülkenin o dönemki sadrazamı padişahın mahreminde olan Kaşıkçı Elması'nı çaldırmak için ülkenin en maharetli ve namlı hırsızlarıyla bir plân yapar. Hırsız şebekesi 5 kişidir ve bir haftalık süre verilmiştir kendilerine. Roman o hırsızlık vak'asının önceki günleri ve hırsızlık sonrasını anlatıyor. Hırsızların hayatı,suç dünyası, hırsızlığın psikolojisi ve felsefesini derinlemesine işlemiş. Hırsızları anlatırken dönemin tarihi, siyasi ve sosyokültürel olaylarına da değiniyor. Ülkenin değişime çok ihtiyaç duyduğu, kabuğunu kırmaya çalıştığı zor zamanlar... Kimi kesimlerin gâvur padişah diyecek kadar aşırı yorumladığı zamanlar. Hırsızlardan ikisi Zahid ve Dilber'in aşkları da olaya daha bir heyecan ve renk katıyor. Hem hırsızlık olayı hem hırsızların aşkları hem de ülkenin zor zamanları bir araya gelince heyecan ve gerilim bir an durmuyordu. Romanın sürpriz finali de çok iyiydi, okuyanlar görecektir. O dönemin diliyle yazılmış olması da romanın edebi lezzetini arttırmış. Tarih, polisiye ve aşkla harmanlanmış, akıcı bir dili olan romanı herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,503 okunma
4/10
·576 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 20:31
Bazı serilerin devamları öyle büyük hayal kırıklığı yaşatıyor ki kelimelere dökemiyorum. Karga Krallığı serisinin üçüncü kitabı kelimelere dökemediğim o kitaplardan biri oldu. İlk iki kitabı severek okuyup üçüncü kitabı da aynı heyecanla elime aldım ama maalesef umduğum gibi olmadı. Bu kitabın diğer kitaplarla uzaktan yakından alakası yok arkadaşlar! Sürekli tekrarlayan anlamsız olayları ve bi dünya karakteri bu kitapta toplamışız. Fallon'un hapsedildiği dünyayı anlayacağım diye beynim resmen error verdi. Birileri geliyor ölüyor ve gidiyor. Bu kimdi amaçları neydi diye düşünmeye kalmadan karakter bir anda puff ölü veriyor. Sonra bir bakmışsın kitabın ikinci üçüncü hatta beşinci karakteri kitabın başrolü olmuş onu okuyoruz. Esas karakterin yerinde yeller esiyor. Fallon karakterinin sevimsizğine değinmek bile istemiyorum. Resmen çocuk eğledik. Tamamdır clean girl en kraliçe en zeki en cesur sensin. Lore ise tam bir hayal kırıklığı oldu. Nerde o ilk kitaplarda ki zeki kral adam? Basiretsiz ve tüm o yeteneksizliğiyle Fallol'un ağzına bakması sürekli ama sürekli Fallon'a destek çıkması sinirlerimi resmen zıplattı. Yazarların kadın karakterleri baş tacı yapıp adamları baş sallayan köpeğe dönüştürmelerinden bezdum. Evet evet en feminist sizsiniz. Kitabın genel konusuna hiç değinmek istemiyorum. Serinin ilk iki kitabını çokça seven biri olarak bu kitabı da tabiki önereceğim ama bilin ki bu kitapta umduğunuzu asla bulamayacaksınız! Serinin devamında novella var ve zerre merak etmediğim Daya ve Cathal'ın hikayesini anlatıyor. Sonra dördüncü kitapla buluşacağız. Şu an ki duygularımla almam diye düşünüyorum ama serinin bütünlüğü ve devamı için okuyabilirim de kararsızım! Öneri kısmında seriyi okumadıysanız hiç bulaşmayın demek istiyorum. Ne alın ne de almayın diyesim
Ölümcül Yeminler EviOlivia Wildenstein · Olimpos Yayınları · 2025111 okunma
Büyülü Gerçekçilikte Taşikardi
2/10
·248 syf.··
2026 6. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 00:00
Öncelikle kitap beni başlı başına yordu.. Olaylar silsilesi, nefes almadan durmadan olaylar olaylar.. büyülü gerçekçilik konusunda da çok yabancıyım dili kurgusu çok yabancı geldi.. Anadolu insanı da olsam algılayamadım anlayamadım kitabı... İlk 60 sayfayı sanırım 4 kez başa sararak okudum.. ertesi gün kaldığım yeri hep karıştırdığım için ben sürekli burayı okudum mu arafında kaldım ve hayatımda olmayan şey kitabın sayfasını bitiremeden hep olduğum yerde uyuyakaldım bu yüzden uyku kitabım diyorum. Sanırım cinniler beni de etkiledi bu kitapta ve en çok da okurken söyledim Atiye hadi bi öl artık oldu Bezdim vallahi bezdim.
Sevgili Arsız ÖlümLatife Tekin · Can Yayınları · 202410,8bin okunma
Rapunzel Ama Travmalı (?) Olanından
2/10
·224 syf.··
2026 47. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 16:12
Rapunzel bayağı merak ettiğim ve okumayı istediğim bir kitaptı. Adından da anlaşılacağı üzere bir masalın yeniden uyarlaması ya da retelling’i—siz hangisini kullanırsanız artık. Ama karanlık bir versiyonu elbette ki. Öncelikle umduğumu bulamadığımı bir belirteyim, ikinci olaraksa bu romanı okumuş olmaktan hiç de mutlu olmadığımı söylemek istiyorum. Neden mi? Orasına geleceğiz, merak etmeyin; hatta hemen başlıyorum. Hikâye üç perdeye ayrılmış durumda ama özet geçersem ilk ve en kısa olan kısım, bu hayatta gördüğüm en sapık ve berbat adamı içeriyor; sonraki kısımda asıl ana karakterimiz Jacinthe ve cadıyı görüyoruz; son kısım ise bu üç karakterin bir araya gelip nihai mücadeleye giriştiği bölüm oluyor. Böyle söyleyince anlamadınız tabii ama kitapta dikkat etmeniz gereken üç önemli karakter var; yani avcı, Jacinthe ve cadı. Tüm olay da bu karakterlerin etrafında dönüyor, hatta son kısma kadar hikâye büyük çoğunlukla cadı ve Jacinthe ile beraber onun kaçırdığı diğer kızlar arasında geçiyor diyebiliriz. Kitapta gizemli bir kundaklama sonucu yanan bir çocuk akıl hastanesi ve bir de oradan kaçtığı düşünülen bir deli var. Sonrasında kasabada bazı kızlar kaybolmaya başlıyor ve herkes doğal olarak bu deliden şüphe ediyor. Avcımız, yasak şekilde avlandığı ormanda duyduğu şarkı vasıtasıyla karşılaştığı kule(?) ile olaylara dâhil olurken, Jacinthe arkadaşlarıyla akıl hastanesini keşfederken bizzat cadı tarafından kaçırılıyor. Cadımız saç manyağı bir kadın; şekli şemali hastanedeki yangın yüzünden kaymış ve deli kişiliği iyice arşa çıkmış. Aklınca kız çocuklarını kaçırıp kendine taze taze kafa derilerini yüzdüğü saçlardan peruk koleksiyonu yapıyor. Yani neden yapmasın, değil mi? Hikâye boyunca mutlu bir tane bile an yaşanmıyor, zaten bekleyen de kabahat; varsa yoksa kan,
1000Kitap
RapunzelLouis-Pier Sicard · Dokuz Yayınları · 2025232 okunma