Sessizliğin tercih olduğunu ve konuşanlar üzerinde tahakküm oluşturduğunu yaşadığım kitaptır .
Öğretmenler odasında cam kenarında oturan , ben' dir Bartleby.
Yıllar önce, kendim dediğim Pessoa dan sonra , içim dediğim Pavese
Uzun zaman önce okumayı düşündüğüm bir kitaptı fakat bir türlü cesaret edemedim, içinde bulunduğumuz salgın bireysel olarak bana " "kendini tanıma ve , "içime düşmek " kavramını anımsattı,
Tezer den aldığım cesaret ile okudum bir çırpıda okunulasi değil,
Kış mevsiminde okumak ayrı bir hüzün,
Pavese okunmalı neden mi?
Bence hayatında her şeyi yaşamış bir insanın varoluş sancısının, istekle ölüm de durma dirayetidir , Pavese
Merhaba arkadaşlar,
Eşekli Kütüphaneci ,Fakir Baykurt'u tanımadan önce bildiğim bir kitaptı, esasen bir eşekli kütüphaneci niteliğinde yaşayanlar arasında bulundum yıllarca, sadece kitap taşımak yerine seyyar hayatları ile anılarını taşıyan ve yeni anılar edinen insanlar tanıdım, kitap değerlendirmelerine pek cesaret edemediğim halde bu kitap ta hali hazırda bugünlerde gündem olan yunanistan krizinin belirtileri ve yıllarca sürecek olan iz düşümü var.
Dimitrios Katsikas, ve Mustafa Güzelgöz namı değer Eşekli Kütüphaneci ve ailesi arasında yaşanılanlari anlatmak ta sosyo-kulturel değişim, eğitim, inanç, gelişmişlik, bir hayata sığabilecek ne kadar değer varsa onlara değiniyor kısacası Baykurt.
Fakat bazı şeylerin günümüz insanına hala ve hala aynı şekilde yaşatılip dayatilmasi da okurun keşfini bekler,
Yunanistan ile mübadele sorununda değişen hayatlarin hikayesidir kitap bir manada. O insanlar ki, DÜŞ leri hep hasretle bekledikleri anavatanlari olanlardir.
Aziz ve Dimitrios ilk düş kuranlar oldular.
"En önemlisi de Ürgüp ve Larisa'yı kardeş şehir yapmamızdir, biliyorum bu karar şimdilik bir düş tür"
Ama söylemler olacakların önüne geçmiyor tâbi kimliksizlerce, Mustafa Güzelgöz ün ;
"Karıştırıcılar ne yaparsa yapsın, onlar halkların kardeşliğini bozamaz. Gerçi ayart, büyüden güçlüdür denir. Cahillik de her zaman başa büyük beladır."
demesine rağmen,
Utanç, insan kalabilmenin anlamını arayan bir kitap oldu benim için,
Yaptıklarının suç olarak dayatilmasina rağmen kabul etmeyen bir karakter David.
Yazarın ahlakci olmaması göz ardı edilmemeli.
Toplumsal normların kişilik üzerindeki yaptırımlarıni reddedecek kadar cesur olmanin ve bunun sonuçlarını yaşarken ne kadar zavallı olabileceğimizi gözler önüne sermekte.
Sevgi, tahakküm, ayrışma, ırkçılık ve vazgeçmek gibi konuları ele alıyor.
(Kitabın iz düşümüne üniversite öğrencisi iken şahit olmuştum, Dicle üniversitesi/Almanca öğrt. ana bilim dalında öğr.gor. s.k adında bir hocanın , öğrencisine taciz de bulunması ardından öğrencinin bu olayı yakın çevresiyle paylaşması sonucu bu konuda ki ilk kurban olmadığını anlaması üzerine suç duyurusunda bulunan öğrenciler tarafindan görevden uzaklaştırılan *kıymetli hocam)