zümra

zümra
beklemek neyi beklediğini bilmeden (leylâ ile mecnun, sezai karakoç)
öğrenci
9 Ağustos
40 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Korkulusun, şaşkınsın, yabancısın."
Puan vermedi·87 syf.··
2022 4. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2022 22:18
Mustafa Kutlu'nun okuduğum ilk kitabı oldu "Yokuşa Akan Sular." Okumam bittiğinde hem yazarın üslubundan hem de kitabın sonundan oldukça etkilendim. Kitap önce Mukaddime ile başlıyor ve yazarın doğallığa olan sevgisi ile şehirleşmeye olan nefretine tanık oluyoruz. Öyle bir anlatım var ki, okurken yavaş yavaş ben de soğumaya başlıyorum şehir hayatından. Bir köyde, doğal hayatın içinde yaşasam ne güzel olurdu diye düşünüyorum. Bir yandan bunun mümkün olmadığının bilinciyle, şehir hayatına kapılmamak ve aslımızı unutmamak için neler yapabiliriz diye düşünmeye başlıyorum. Sonra aklımda bu düşüncelerle tanımaya başlıyorum karakterleri. Cevher Bican'in saf ve kalbi temiz birisi olduğunu anlıyorum, kanım ısınıyor. Köyden şehre yeni gelen ve haliyle afallayan birisi olduğu için ona üzülüyorum. Köyün doğallığı ve gerçekliğinden kopup sahtelik ve belirsizliklerle dolu şehre alışmanın ne kadar zor olacağını düşünüyorum. Bican "Aslımızı yitirmesek iyidir." diyor. Merak ediyorum acaba yitirir mi diye, pek ihtimal vermiyorum yine de. Daha şehre yeni geldik neler oluyor anlamaya çalışırken Zülküf Ağa bir kazaya kurban gidiyor. Ben de en az Bican kadar etkileniyorum bu olaydan. Yusuf giriyor kitaba. Yusuf ve diğerlerinin yanında Bican'ın saflığı beni hiç şaşırtmıyor. Her gün görüp sorgulamadığımız şeylere dışarıdan bir bakış açısıyla bakınca ben de sorgulamaya başlıyorum. "Bu insanların neden bu kadar acelesi var?" Herkes nereye gidiyor, nereden geliyor? Herkes neden bu kadar mutsuz? Seydali ve Bican'ın grevin ortasında kalmalarıyla başlarına bir şey gelmesinden korkuyorum. Neyse ki kurtuluyorlar, bu seferlik. İkisi de o kadar saf ki grev nedir onu bile bilmiyorlar, henüz. Sonra Bican'ın hikayesine kısa bir ara veriyoruz ve kitabın en sevdiğim, daha doğrusu beni en etkileyen,
Yokuşa Akan SularMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 19985,1bin okunma
Reklam
Bu böyledir.
10/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2023 21:37
Beyaz bir karanlık. Bu böyledir. Değiştirecek nesi var? Bu böyledir, çünkü geldik. Yolun sonuna mı? Hayır, lunaparka geldik. İç içe geçen parlak kırmızı, mor, yeşiller. Hepsi birleşiyor ve beyaz bir karanlık oluşuyor, gecenin karanlığı. Saat on bire yaklaşırken hep böyle olur geceler. Beyaz karanlık mı olur demeyin, elbet olur. Olmaz ise, bu karanlık değil de nedir? İnsanlar. İlerliyorlar. Kalabalık durmaksızın akan bir dere adeta. Ama sen Süleyman, sen derenin içinde değilsin, senin yerin orası değil. Senin yerin banka da değil, banka senin neyine? Yorgancı dükkanının ferahlığını hissetmedin mi dereden çıkınca? Ne diye bir daha giriyorsun içine? Hem Hafız Yaşar seni bekler. Daha hafızlığını tamamlamadın. Zeynep'in çeyizine dikilen yorgan pamuğu seni bekler. Belki sana da bir ilahi okur oradan. Süleyman felsefeden kaldı, kaldı da diplomasını alamadı. Halbuki Şinasi biliyordu, Süleyman'ın tuğla ocaklarında yetiştiğini, dul bir kadının oğlu olduğunu... Belli ki farkına varmadı, parkta kaldı aklı, onda kaldı. Peki Sabahat? Kimseye "sen" diye hitap etmedi. Saçlarını çözmedi, onları ağır ağır taramadı, tararken dalgınlaşmadı. Dalgınlaştı mı? Bilinmez, fıskiye su sesini fısıltıya dönüştürüyor. Manifatura çeşidi de iyice azalmış, İstanbul'a bir sefer yapmalı. Akşam Cabir Efendi'ye söz verdin, gitmek zorundasın artık. Şimdilik armudu bitirsen yeter, köroğlu icabına bakar. Armut bitti mi? Yarım kaldı. Saat on bire geliyor, şimdi çıkarsanız en aşağı on ikide evdesiniz. Çıkın tabii, ama çıkış ne tarafta? Boşuna arıyorsunuz, çıkış yok. Lunaparkın çıkışı mı olurmuş? Şimdi ya dereye katılacaksın, renk cümbüşünün seni kör etmesine, beyaz karanlığın seni içine çekmesine izin vereceksin ya da bir kenara oturup sabahı bekleyeceksin. Sabah ola hayrola. Sabah olacak mı ki? Sabahı
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma
Puan vermedi·211 syf.··
Beğendi
·
2023 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2023 16:00
Mavi Kuş kitabının bende ayrı bir yeri var. Küçükken hep rafta görüp merak ederdim, okumaya çalışır ama hiçbir şey anlamazdım. Artık anlayacak kadar büyüdüğüme göre okuyayım dedim ve çok sevdim. Yeterince büyük olsam bile kitabın sonunu yine de pek anlamadım ama olsun, belki de kitabın güzelliği bunda saklıdır. Kitap, mahalle tasviriyle başlıyor. O sıcacık samimi köyün bir parçasıymışım gibi hissediyorum. Sonra mavi kuşumuz geliyor. Sırayla yolcular binerken ben de bir yolcu oluyorum. Kenan'ın kedisi, namıdiğer "kedi" ile arasındaki bağ çok hoşuma gidiyor. Kemal tekin biri değilmiş gibi geliyor başlarda. Nevzat Bey'de bir sıkıntı olduğu kesin, diyorum. Sürekli gerginliği, kırmızı şeyleri kan gibi görmesi ile birini öldürmüş olabileceği fikri mantıklı geliyor. Turistlerin bavullarına koyduğu kuşlar hem şaşırtıyor hem de güldürüyor beni. Selo ve Erol'un konuşmalarına tanık olunca Erol, Selo'yu gerçekten çağıracak mı acaba diye merak ediyorum. Tüm yol otobüsü takip eden iki atlı beni telaşlandırıyor. Bir kaza çıkmasa iyidir, diyorum. Murat ve Neşe'nin güzel hayallerle köye gelmeleri, sonradan Neşe'nin hiç beğenmemesi ve ayrılmak zorunda kalmaları beni üzüyor. Neşe'yi anlıyorum, köy hayatı, şehre alışmış birine o kadar da hoş gelmeyebilir elbet. Kenan ve Seyfi'nin heyecanlı ve ne olacağı tahmin edilemeyen yolculuklarından birinde bulunmak isteyeceğimi düşünüyorum. Belki Gül'le sohbet ederdim, belki salatalık yiyip camdan dışarı bakardım. Ne olursa olsun çok keyifli olacağından eminim. Handaki kısa moladan sonra yol devam ediyor. Trene yetişecekler mi acaba diye merak ettikçe, Kenan'ın biz daha hiçbir yere geç kalmadık sözüyle yetişeceklerine olan inancım artıyor. Her ne kadar diğerleri inanmasa da ben Kenan'a güveniyorum. Bilal'in hikayesine üzülüyorum, en azından
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
Hüzün ve Tesadüf
Puan vermedi·90 syf.··
Beğendi
·
2023 26. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2023 19:51
Şu ana kadar okuduğum Mustafa Kutlu kitapları arasında kendimi en yakın hissettiğim kitap Hüzün ve Tesadüf oldu. İçindeki her bir hikaye, sanki hepimizin anılarıymış gibi, hep birlikte yaşamışız gibi hissettim. Hatta artık hepimizin olduklarından eminim. İçinde neşeli denebilecek hikayeler olsa da, hikayelerin asıl teması hüzün olmasa da her hikayenin içinde derinde bir yerlerde hüzün yatıyor. Herkesin yaşadığı çok sıradan olaylar, bazen tesadüfler şiirsel bir dille anlatılınca insan özel hissediyor. "Ben de bunu yaşamıştım, meğer sıradan gözüken o şey ne kadar da kıymetliymiş." dedirtiyor insana bu hikayeler. Basit olayları basitçe açıklıyor yazarımız, ama hissetirdikleri asla basit şeyler değil. Basitçe açıklaması bunu yapmanın kolay olduğu anlamına gelmiyor, aksine bu tarz basitlikleri açıklamak daha zordur. Kitabı okuyunca rahatlıyorsunuz bir bakıma. Tanıdık geliyor size hikayeler, çünkü hepimizden onlar. Yaşadığımız çelişkiler, hevesler, acılar, bekleyişler, tesadüflerden oluşuyor kitap. "Bir şey yap." diyoruz kendimize önce. Sonra 'Bana bir şiir okuyun." diyoruz ama dinleyen var mı? Merak ediyoruz, "Çimenlerin üzerinde parlayan gözyaşları kimin?" Birden unutuyoruz, neye geldim ben? "Ben mi? Şey... Şey için..." hatırlamaya çalışırken bakıyoruz yol bitmiş, kitabın da sonuna gelmişiz. Uğurböceği, Selahattin'e ulaştı mı merak ederken aklıma geliyor: Seyfettin olsa sorardık...
Hüzün ve TesadüfMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20074,869 okunma
kitabı okumadıysanız incelememi okumayınız :)
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 21. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2023 01:59
uzun zamandır okumak istiyordum, arkadaşım okumamı söyleyince okuyayım dedim. hoş bir gençlik kitabı gibi başladı, güle oynaya okuyordum, gerisini tahmin edebilirsiniz zaten. böyle olacağı hiç aklıma gelmezdi. ne diyelim, "isim sadece derneğe katılabilmek için ölü olmanız gerektiği gerçeğine gönderme yapmak içindi. ... yaşayanlar sadece çaylaktı, tam üyelik için bir ömür boyu çıraklık yapmak gerekiyordu." neil perry tam bir üye oldu diyelim...
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Reklam