Kaderine bu razı oluş
, bu can sıkıcı sıkışıklık, bütün bunlar onun ruhunda derin yaralar açmıştı. Uzun zamandır en küçük bir şeye aşırı sinirleniyordu.Bir süre için sesini çıkarmaması,sabretmesi,kısa bir zaman sonra her şeyi değiştirmeye karar vermiş olmasındandı. Bununla birlikte bu değişikliğin kendisi,karar verdiği çıkış yolu hiç de küçük bir sorun değildi. Çözüm önceki sorunundan daha da zor,acı olmaya adaydı.
“Ağladığına göre suçlu!” ne demek ya? “Ağladığına göre çaresiz demek ki ağladığına göre üzgün demek ki ağladığına göre bir derdi var demek ki!” demek varken “Ağladığına göre suçlu!” nedir ya?
Ey melik! Beni ayıplama.Ben develerin sahibiyim,Kabe’nin değil.Ben nasıl develerimi koruyorsa Kabe’nin sahibi de orayı koruyacaktır, zinhar gafil olma!