📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mısır'ı gezen Herodotos, başka yerlerde gözlemleme imkanı bulduğu alışkanlıkların tam tersine rastlayınca şaşkınlığa düşecek ve Mısırlıların her hususta diğer halkların tersi davranışlar gösterdiğini yazacaktı. Kadınlar ticaretle uğraşırken erkekler evde kalıp halı veya kumaş dokuyorlar; ama dokumada da, atkı atmaya başka ülkelerdeki gibi yukarıdan değil aşağıdan başlanıyor. Kadınlar küçük hacetlerini ayakta, erkeklerse çömelerek yapıyorlar. Listeye devam etmiyorum.
"Ben bu diziyi izledim." diyenlerin yaşını ortaya çıkartan Sıdıka dizisi, aslında Atilla Atalay tarafından kaleme alınmış olan bir kitap.
Çifte Standartlar Enstitüsü mağduru Sıdıka'nın dört duvar arasında yaşadığı fiziksel ve psikolojik şiddeti mizah sanatıyla okuyucuyla buluşturmuş Atalay.
"Baba ve Erkek" olduğu için her şeyi yapabileceğine inanan bir baba.
Aile kurumunda yaşanan şiddeti olağan olarak kabul eden, kendi çektiği sıkıntıları kızına da yaşatan bir anne.
Sırf penisi olduğu için evde üstün çocuk olan bir abi.
Ve zekası ve kapasitesini susturup ne denirse onun yapılması istenen bir genç kız, Sıdıka.
"Sıdıka: Degüstatör... Şarap tadımcısı... Şarap eksperi. Yazık, hoş da bi çocuktu... Tom Kuruyz'a benziyodu... Tom'un Lüleburgazlı olanı... Babam "Benim degüstatöre verilecek kızım yok" diyip kestirdi attı...
Annesi: Yalan mı, içip içip eve gelir, dünyayı zindan ederdi sana...
Sıdıka: İçmiyo ki, tadıyo... O içip içip eve gelen babam... Rakı içicisi... Haydari eksperi."
Saçını boyatmak istemesinden bile kötü anlam çıkarılan, tuvalette uzun kaldı diye dayak yiyen, abisinin "ama ben erkeğim yaparım" diyerek her şeyi yaptığı bu evde neredeyse nefes almak için bile babasından izin almak zorunda olan Sıdıka.
Parkta tek başına oturduğu için, onu taciz etmeyi kendine hak görenlerin, dünya barışı isteyenlerle eyleme katıldığı için onu namussuz ilan edenlerin arasında kalan Sıdıka.
Sıdıka o kadar birey yerine konulmaz ki kime oy vereceğine dahi babası karar veriyor.
Her ne kadar eğlenceli görünse de, okurken sinirlenip üzen noktaları çok fazla eserin. Okula gönderilmeyen, tüm hakları elinden alınan bu genç kızın, eline geçeni okuyarak dünyaya karşı bakışı ve duruşunu değiştirmesi ama bundan öteye geçememesi can sıkıcı. Sıdıka hiçbir eyleme geçemiyor sadece olanların