Biz atlatırdık beraber her derdi nasıl ne farkeder Tatiller de gördük seninle düğünler de cenazeler Omzunda bir tohumdu aşk ıslattıkça büyüttüm Ve zamanla hep soyuldu ağaç kıskançlıklar çürüttü Gülüşmemiz özgürlüktü sevişmemiz ibadet Değiştiririz sandık fakat değişmedi inan pek Kavgalarımız boştu yine de inatla et idare Desem de olmaz 'bi daha be' bu daha çok eder biçare Kendime diyorum yoluna bak, dolu kafam
Edebiyat
Biz atlatırdık beraber her derdi nasıl ne farkeder Tatiller de gördük seninle düğünler de cenazeler Omzunda bir tohumdu aşk ıslattıkça büyüttüm Ve zamanla hep soyuldu ağaç kıskançlıklar çürüttü Gülüşmemiz özgürlüktü sevişmemiz ibadet Değiştiririz sandık fakat değişmedi inan pek Kavgalarımız boştu yine de inatla et idare Desem de olmaz 'bi daha be' bu daha çok eder biçare Kendime diyorum yoluna bak, dolu kafam
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Allah'tan] korkan, düşünüp ondan ders alır, ona yabancılaşan ise bir zavallı bîçare olarak kalır; Ala suresi 10-11. ayet
Seni düşünürüm
Gün doğanda kuşlar cıvıldar, Rüzgar yürekleri okşar, Eski mahalleleri ekmek kokusu sarar, Okullarda sıralar dolup taşar, Günü akşam etmek için işe koşar yoksullar. Ben seni düşünürüm. İlk ışıklar maviye boyar denizleri, Maviliklerin içinde balık sesleri, Kıyısı dökük bir liman ağlar gemi hasretiyle, Yüreğinden bağlı kayığı bir acı tebessüm sarar. Sen limansın, ben bağlı kayık, Seni düşünürüm. Sen de uyanırsın elbet güneşin doğumunda, Yüzünde Fıtrî nur, Tutarsın bir elinde merhameti Diğerinde atmaya kıyamadığın sevgin, Başlar gün boyu yaşamak sevinçlerin. Sen yaşarsın bir koca günü, doyasıya, Ben oturup yalnızlığımda, seni düşünürüm. yinede severim güneşin doğuşlarını, Aydınlatır ikimizin de karanlığını, Aynı güneşin, aynı anda aydınlattığı yerdeyiz sevgilim! Bu mutluluğu mecnundan da divane, ben bilirim. Essin sabahın rüzgarı, çalsın saçlarının kokusunu, Getirsin bana bıraksın, kurtarsın ruhumu. Sen şimdi bir kahve pişirir içersin, Ben de biçâre, seni düşünürüm.
Çalışmak!
Sen ey bîçâre dindaş, sanki, bizden hayr ümîd ettin; Nihâyet, ye’se düştün, ağladın, ağlattın, inlettin. Samîmî yaşlarından coştu rûhum, hercümerc oldu; Fakat, mâtem halâs etmez cehennemler saran yurdu. Cemâ’at intibâh ister, uyanmaz gizli yaşlarla! Çalışmak!.. Başka yol yok, hem nasıl? Canlarla, başlarla. Alınlar terlesin, derhal iner mev’ûd olan rahmet, Nasıl hâsir kalır “Tevfîki hak ettim” diyen millet? İlâhî! Bir müeyyed, bir kerîm el yok mu, tutsun da, Çıkarsın Şark’ı zulmetten, götürsün fecr-i maksûda? İstanbul, 24 Teşrînievvel 1334 (24 Ekim 1918) Mehmet Âkif Ersoy
Şiir
Yıkmış çadırlarını göç etmiş Leyla
Yıkmış çadırların göç etmiş Leyla Vardım ki boş kalmış yar otakları Dağı mesken etmiş biçare Mecnun Akıtmış gözünden kan ırmakları Zeyd ile göndermiş Leyla'ya name Dedi iyi getirdim ağyarı kama Akıbet yar oldun İbniselama Neyledin ettiğin o misakları Zihni'yim akıttım didem yaşların Yedi yıl bekledim bulak başların Dağıt bu derneği sav savaşların Bozuldu kabail ittifakları. Bayburtlu Zihni