Öldüğümde çok sevdiğim şu kitabın sayfalarını artık çeviremez olacağım, bu yüzden de ölmeden önce hepsini okumuş olmaya dair nafile bir umut besliyorum.
İnsanlar kendilerini kapana kıstırılmış birer av hayvanı gibi hissediyor olsalar bile, yine de içlerinde vahşi hayvanların içgüdülerine benzeyen bir kaçıp kurtulma ümidi barındırıyorlardı. Kederli ve bezgin olsalar bile içlerinde, gözlerinden alev fışkıranlar, akıllarından geçen düşünceleri bastırmak için sımsıkı kapattıkları dudakları bembeyaz olanlar, alınları, zihinlerinde kah kendi boyunlarına kah başkalarının boynuna geçirdikleri darağacı ipini andıran çizgilerle dolu olanlar az sayıda değildi.