"Tuhaftır, hiç bunun gibi soğuk, bulutlu, kurşuni günlerde azmazdı depresyonum. Sanki doğa benimle uyum içindeymiş, ruhumu yansıtıyormuş gibi gelirdi. Güneş açıp da çocuklar oyun oynamak için dışarı çıktıklarında, ne kadar güzel bir gün diye herkes umutlandığında, ben kendimi çok kötü hissederdim. Benim bir türlü katılamadığım bir coşkunluk gösterisini haksızlık olarak düşünürdüm."
"Hayır, insanlarla bir arada yaşamama imkân yok. Şu anda bile böyle düşünüyorum. Kırk yıl sonra yine böyle olacak. Benim “ülküm” yalnızlık köşeme çekilmektir."
"Ne kimse senden incinsin, ne sen kimseden incin. Öyle yavrum, insan olana, kimseden incinmemek gerek. Zîra kimse diye bir şey yok.. Yalnız var olan Allah. Eğer biri bizi muzdarip etmişse, bil ki, Hakk'ın celâl tecellîsini yerine getirmiştir. Kezâ yüzümüzü güldüren tâife de gene cemal yönünden vazîfe almış memurlardır vesselam."