Odaklanmak için açtığım her şarkıda, başımı onun omzuna yasladığım hikayelerime yolculuk yapıyorum. Bir insan tanımadığı birbirinin omzuna başını nasıl bu kadar yaslamış olabilir, nasıl bu kadar çok kadeh tokuşturmuş olabilir ve karşılıklı nasıl bu kadar çok göbek atmış olabilir; işin içinden çıkamıyorum. Bu noktada bile o yetişiyor yardımıma, bir şarkısında dediği gibi: Dilimin ucunda kelimeler, nereden başlasam bilemiyorum...
-Gizem İyem
Klara Miliç ismindeki bu hikayenin kahramanı olan kız, oldukça saf bir talebeye aşık oluyor; fakat buna dair kimseye bir şey söylemeden, böyle bir aptalı sevmenin hicabıyla, müthiş iptilasının kurbanı olup gidiyordu. Bu kızı nedense kendime pek yakın bulmuştum, içinden geçenleri söyleyememek, en kuvvetli, en derin, en güzel taraflarını müthiş bir kıskançlık ve itimatsızlıkla saklamak cihetinde onu kendime benzetiyordum.
Üst sınıfın insanları, alt sınıfa karşı her zaman soğuk bir mesafe içinde, sanki yakın davransalar bir şey kaybedeceklermiş gibi; bir de düşüncesizler ve başkalarına kötü niyetle takılmaktan hoşlananlar var, kibirilerini zavallı insanlara daha çok hissettirsinler diye onların seviyesine inmiş gibi davranıyorlar.