Bak ne diyeceğim. Bu sömürgecilik pek fena şey tatlıcık. Anlattıklarımla da biraz ilgisi var. Sömürgecilik çocuklara ve çiçeklere kendi dillerinde isimler koymaktan bile vazgeçiriyor insanları. Ancak ana dilimizin sözcükleri gönlümüzde tınlar oysa. Gönül, sözcüklerden kurulur. Her bir sözcük içimizde denk geldiği noktayı var ederek bir gönül yüzeyi oluşturur. Pekala, etrafta gördüğün bu insanlar, bu bakımdan da sakatlandılar. Sor şimdi, çiçeklerin adlarını bile sayamazlar kendi dillerinde. Erguvanı sor. Bak gör bilmeyecekler. Erguvanı merhametli ihtiyar kadınlara sor tatlıcık. Çiçeklerin adlarını, eski duaları ve ninnileri onlar tutuyorlar akıllarında. Bu yüzden korkuturlar herkesi, kim bilir belki herkes her şeyi unutmak istiyor. Bir tek ihtiyar kadınlar engel oluyor çölleşmeye.