Sıla hasretiyle sınanan, kiyan kokusuyla sermest olan, Kaptan-ı Deryasına meftun bir şiirzede ve şimdi bir de "denizin adına, suyun tadına ulaştıran" Ronya'sına anne.
"Ne zaman bir kitap okur da, ruhunu allak bullak eden ya da sana mutluluk veren güzel sözlerle karşılaşırsan, aklının gücüne güvenme. Onları ezberlemeye çalış. Onlar üstünde düşünmeye çalışarak onlarla yakınlık kur. Böylece bir rahatsızlık hissettiğinde, ilacı adeta aklına yazılıymış gibi elinin altında olacaktır. Sana yararlı olabilirmiş gibi gelen bölümlere rastladığında, uçup gitmemeleri için sağlam bir işaret koy der Augustinus." Ve ekler Manguel agbimiz;
" bir okur olarak benim tarihçemi bırakıp, azimle, okumanın tarihçesine geçiyorum. Ya da okumanın bir tarihçesine geçiyorum çünkü böyle bir tarihçe ne kadar tarafsız kalmaya çalışırsa çalışsın, belirli dürtülerden, hislerden ve kişisel koşullardan oluştuğu için birçok tarihçeden biri olarak kalacaktır. "Okumanın bir tek tarihi olamaz. Herkesin kendine göre bir okuma tarihi vardır kendi okuma tarihçenizi oluşturmak için geç kalmayın diye de ben eklerim, zira bu tarih sizi siz yapan en önemli değer olacaktır hiç şüphesiz! Böyle yazarlar ve bu kitaplar iyi ki varlar bu eşsiz kitaplarla münasebetimiz iyi ki var bu münasebete ön ayak olmuş hocalarımız iyi ki varlar, bin selam olsun Didem hoca ve nicelerine✌
Mehmed Uzun'un dördüncü romanındaki kahraman Evdalê Zeynikê çevresine topladığı sagirtlerine (öğrencilerine) şöyle söylemektedir: "Öğrenciler, iyi yürekliler.. Siz halkın sesiniz. Ruhunun gözcüsü, duygu ve düşüncelerinin elçisisiniz. Acele edin, hazırlanın, benim gibi, dünün ve önceki günün sözünü devralın, sözünüzü ona ekleyin, kendinize göre değiştirin ve geleceğe iletin. Kendinizi yaratın, insanların kaderini ve olayları söylenecek türkü ve ağıt haline getirin. Onlar, uyumlu ve sanatsal olarak eksiksiz olsun. Halkı dinleyin, ilgi gösterin onları duyun, sözünüz ve hareketinizle yumuşak olun, halkın sözüne değer verin, yanlış ve eksikliklerinizi itiraf edin, halkın sözünü kesmeyin sabırlı ve geniş yürekli olun." Evdalè Zeynikê'nin bu kısa tavsiyeleri denilebilir ki, tüm dengbejlik geleneğinin ilkeleridir. Ağıtların yazılmadığı güneşli güzel günlere..