”Karşıda, Prince of Wales’in bitişiğinde, yapım halindeki
binaları çevreleyen tahta perdeler, şu ya da bu sentetik çerçöple
bağırsaklarınızı perişan etmenizi öğütleyen hazır yiyeceklerin ve
reçetesiz ilaçların ilanlarıyla kaplanmıştı. Canavarı andıran taşbebek
suratlarından – budala iyimserlikler fışkıran pembe, anlamsız
suratlardan oluşmuş bir sergi görüyordunuz adeta. Gizli Sos, bilmem ne
kahvaltı gevreği (“Çocuklar Kahvaltı Gevrekleri verilsin diye
tepiniyor”), Kangru Şarabı, Vitamalt Çikolata, Bovex. Aralarında en çok
Bovex, Gordon’un sinirine dokunuyordu. Gözlüklü, fare suratlı bir
memur, kolalı saçlarla bir kafe masasında oturmuş, beyaz bir Bovex
kupası elinde sırıtıyordu. “Roland Butta Bovex’siz sofraya oturmaz”
sloganı atılmıştı.”