Bu sabah da hâlâ hayattayız; bunun hafife alınacak bir nimet olmadığını biliyoruz.
Küçük sandığımız her an, ebedî âleme açılan nurdan bir kapıdır. Öyleyse vaktin kıymetini bilelim, nimetin şükrünü unutmayalım, her yeni güne aşkla başlayalım. Zikirle, duayla, namazla, şükürle…
___ /Güven Taşdemir
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben onlara hiç yem vermedim suda vermedim ama yaklaşık 4 yıldır o yuva orada. Kış zamanı göç yapıp, yaz geldiğinde ise tekrar yuvalarına huzur ve sükunet içinde döne biliyorlar. Sevmenin onları doğal ortamlarından koparmak onları kafese koymak, olmadığını biliyorum. Anlaşmak için ve beraber yaşamak için doğanın sunduğu doğallığı sağlamak güclünün gücünü, güçsüze uygulamaktan kacındığı ve ona saygı duyduğu bir ortam sağlamak herşeyi daha iyi ve güzel hale getireceğinin küçük bir fotoğrafı... İnanın siz alıştırmadığınız sürece onlar ihtiyacı olduğunda sizden yardım istemesinide biliyorlar. Yeterki beraber yaşamayı bilelim...
Dünya giderek küçülüyor. Kütlesinde bir değişim olmuyor belki. Fakat iletişim/ulaşım imkânlarının gelişmesiyle uzaklıklar yakınlaşıyor. Gitmeler-gelmeler, söylemeler-duymalar, etkilemeler-etkilenmeler artıyor. [...] Âhirzamanla ilgili hadîsleri tefsir edenler "deccalin kırk günde dünyayı dolaşması" veya "öldüğünde bir şeytanın bunu dünyaya işittirmesi" gibi rivâyetleri de bu eşikten analiz ederler.Yâni, Efendimiz aleyhissalâtuvesselâm, gayb-âşinâ gözüyle bize âhirzamanda ulaşılacak iletişim/ulaşım imkânlarını sezdirmiştir. Elbette edeb-i peygamberîye yakışır bir tesettürle. Dikkatli nazarların aşabileceği bir billûrlukla. Bunlar da mûcizesidir. Yâni, haberi hakikat-i nübüvvetinin bir delili, örtmesi sırr-ı imtihanın bir gereğidir.Tabiî, ıskalamayalım, böylesi imkânların bedelleri de oluyor. Nasıl bedeller? Bu konuda fehmimize yardımcı olacak bir hadis-i şerif var. Aleyhissalatuvesselam bir mecliste ashabına buyuruyor:"Sizler karış karış, arşın arşın öncekilerin yolunu izleyeceksiniz. (Onların yaşayışlarını ölçü edineceksiniz.) Hatta küçük bir kertenkele deliğine girecek olsalar siz de onları takib edeceksiniz. Sorduk: Yâ Rasulallah! (İzlerini takib edeceğimiz bu topluluklar) Yahudiler ve hristiyanlar mı olacak? Buyurdu: Ya başka kimler olacaktı?"
(Buhari, Enbiya 50; Müslim, İlm 6)
Her imkanın bir imtihanı var. Ahirzamanda gelişen iletişim/ulaşım imkânlarının da bedeli toplumlar arasındaki etkileşimi arttırması. Evvelemirde bunun sadece hasenâtı gözümüze görünüyor. Fakat, kaçırmayalım, seyyiâtı da var. Çünkü hâkim/baskın kültür dediğimiz şey sonuçta imkanları da yönetiyor.
**Hani şöyle bir söz vardır: "Medyanın gücü yoktur. Gücün medyası vardır!" denir. Bunun hakikatini yaşadıklarımız üzerinden de okuyabiliriz. Öyle ya. Bugün küresel medyayı kim