Kumru ve Ben

Kumru ve Ben
@bilememki
Doğdum, yaşarken büyük sevdim, severken büyük kaybettim, kaybederken ölüme baktım.
Bir gün telefonum çalsa, sen olsan arayan Bilsem hatrındayım, gönlünün ağındayım. Yazmasa adın, munis sesinle konuşmasan Bilsem sevdandayım, gönlünün dağındayım.
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Haziran
Geldi yine ayrılık ayı:Haziran. Haziran içimde artık sancılı bir hicran. Yıllar evvel son defa görmüştüm seni. Kader bu ya onlarca insan içinde yan yana düşmüştük. Kısa bir an, fotoğraflara sabitlenen, ömrümce özlemle bakılan bir fotoğraf. Sonrasında yanımdan kalabalık suretlerin arasına gidişin. Aynı sahneyi paylaştığımız bir tiyatronun nihayetinde ayrılan iki yürek olduk. O gün ayrıldık, Haziran şahit. Bitmedi o ayrılık bir daha hiç. Sen yeri geldi başka adlarla yazdın, ben yeri geldi sesini duymak için sessizce aradım. Ayrılık her geçen yıl büyüyen bir ağaç gibi kök salıyor, yerini sağlamlaştırıyor. Vuslat mevsimsiz açan çiçekler gibi solgunca düşüyor. Biliyor musun sevgili sevdiğim, her şeye, herkese rağmen seni çok özlüyorum. Engel değil sevgime ne Haziran ne hicran...
Ben ve Duygularım
Çocuk
Yasakların yasaklanmasını bekleyen okullu bir çocuk. Oyunun telaşında, koşturmacanın ortasında, birden yanı başımda bitiverdi. Sorular, sorular... "Adın ne, ne iş yapıyorsun, nerde oturuyorsun, neden parka geldin?" Cevaba doymayan sorular ve can yakıcı bir soru: -Sen hiç sevdin mi? Şaşkınlıkla cevabım: -Kimi? -Bir kızı. -... -Söylesene -Sevdim, hem de çok, kocaman. -Kimi sevdin? -Bir kızı işte. Israrla devam eden derine inme çabası. Yüreğimde hasrete bulanmış bir sevdayı yasak dinlemeyen bir okullu çocuğun açığa çıkarması. Garip.
Sevgi
Ayrılık insanları ayırsa da yürekleri ayıramazmış her zaman, öğrendim. Bunca yıldır ayrı kaldığım suretini, sesini birkaç satır yazıda görebilmek... Bilmiyorum sen misin, değil misin? Hislerim, kalbim, hatıralarımdan süzülen yankılarım sensin diyor. Bütün yarım kalmışlıkları toplamış bir hasret bendeki. Anladım ki, yürekle sevilen yürekte kalırmış, kimsenin yerine kimse sevilmezmiş. Kavuşmak bahanesiymiş sevmelerin. Her şey değişiyor:zaman, yaşam, beden, düşünce, bakış, dünya... Değişmeyen sensizlik, değişmeyen ayrılığa rağmen dimdik ayakta duran sevdam, sana ulaşan yollardan uzak kalışlarıma dair pişmanlıklarım ve sonsuz özlemim.
Ben ve Duygularım
İyi ki.
Eskimiş sözler düşüyor yüreğime her gece. Muhatabı olduğum hasret yüklü bir sesin anısı düşüyor hece hece. Yırtılmış yanlarından hüzünler sızıyor ömrümün. Meyve vermemiş ama her daim acıyla taşlanmış heveslerde yaşadım. Ayrı yaşadım kendimden bile, aykırı yaşadım sensiz gülüşlere. Anlatsam, söylesem masal derlerdi gidişimize. Çocuklar bile inanmazdı hakikatli sebeplerimize, sustum. Ağladığım sendin, anladığım sensizliğim, akladığım senliğimdi. Bütün suallere, bütün bakışlara diyebileceğim gerçek seni gerçekten sevmiş olmamdı. Daha da gerçek olan ise seni gerçekten seviyor oluşumdu. Bunca ayrılığa, bunca acıya, bunca hüzne, bunca sükuta, bunca eskimişliğe, bunca eksilmişliğe rağmen iyi ki tanımışım seni, iyi ki sevmişim yüreğimle. İyi ki, iyi ki...
Ben ve Duygularım