kimse düşüncelerime engel olmuyor; düşüncelerim bu güvenceden yararlanarak
alıp başlarını gidiyorlar cesaretle
her dakika kapım çalınmıyor, kapımın perdesi aralanmıyor güven içinde yol alabiliyorum kendi ayakları üstünde, kendi yolunda yürüyen bir insan için de zorunlu bir şey bu güvence
eski düşünürleri izlemiyorum mu demek bu?
yok, izliyorum onları, bir yenilik bulmak, bir şeyleri değiştirmek, bir şeyleri bırakmak için de izin verdim kendi kendime aynı fikirde olabilirim onlarla ama köle olmam onlara!
kendime bir sessizlik, kimsenin gelmeyeceği bir gizli köşe vaat ettiğim zaman büyük konuşmuşum; işte bak, stadyumdan büyük bir çığlık koptu geldi beni düşüncelerimden koparmadı ama o olayı gözlemeye yöneltti düşünüyorum kendi kendime, bedenini çalıştıran o kadar çok kişi varken, zekâsını işleten ne kadar az! boş bir gösteriye eğlence diye nasıl akın akın gidiyor insanlar ve güzel sanatların çevresini ne büyük bir çöl kaplamış! kollarına, omuzlarına hayran olduğumuz insanların ruhları ne kadar güçsüz!
vuracakları yerin çok uzak olduğunu ve yaylarının gücünün ne olduğunu bildikleri için vurmak zorunda oldukları yerin çok üstüne nişan alarak vuracakları yere ulaşmanın yollarını ararlar amaçları oklarıyla o çok yükseklere ulaşmak değil, o çok yükseklere nişan alarak düşündükleri yeri vurmaktır.
Sayfa 20 - türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor
birinin güçlenmesine omuz veren bir diğer kişi kendi sonunu hazırlar; çünkü o güç, o kişi tarafından ya kurnazlıkla ya da zorla sağlanmıştır; güç kazanan kişi bu iki seçeneğe de kuşku ile bakmalıdır.
Sayfa 15 - türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okuyor