Yazar Maksim Gorki'nin otobiyografik romanlarının ilki. Ne yazık ki roman gerçek ve çok acı. İnsanın yüreğini kahrediyor. Çaresizliğin, yoksulluğun ve cahilliğin ortasında büyümenin ağırlığını üzerinizde tonlarca yük olarak hissediyorsunuz. Ne yazık ki ailenin , büyüdüğün çevrenin ne kadar önemli olduğunu bu romanda çok net görüyoruz. Bunca acı içerisinde yaşayan minik Maksim'in tanrı ile ilgili düşünceleri çok hoşuma gitti. Dedemin ve ninemin tanrıları başkaydı. Ben ninemin tanrısını çok seviyorum diye anlattığı bölüme hayran kaldım.
Nazi döneminde beyinleri yıkanmış, empati kuramayan, araştırmayan çocukların hikayesi. Çok harika bir dille eleştirilmiş. Bu kitap dümdüz kurgu romanı okumaktan ziyade konuşmalarda geçen atıflar için okunmalı. Alıntı yapılması gereken çok cümle var. 130 sayfada metaforlar ve felsefe ile, dönemin şartları ve düşünce yapılarını açıklamaya yetmiş. Kitap küçük fakat anlaşılırsa anlamı büyük.