Tek kelimeyle mükemmel bir kitap. O dönemlerden bu dönemlerde yargı sürecinin pek değişmediğine sayfa sayfa tanık oluyorsunuz. Bu kitap hukuk fakültelerinde zorunlu ders olarak okutulmalı. Felsefe, din, hukuk, yönetimler gibi çoğu konuyu karakterler üzerinden iki zıt fikirde görüyoruz. Bu yöntemle yazar çok başarı bir şekilde okuyucu sorgulamaya yöneltiyor.
Katyuşa ve Nehlüdov karakterlerimizin yıllar sonra mahkeme de Prens Nehlüdov'un jüri Katyuşa'nın suçlu olarak mahkeme salonunda karşılaşmasıyla başlıyor. Nevlüdov'un içsel hesaplaşması ve sorgulamasıyla başlayan bir soluksuz bir yolculuk.
"Çok basit bir soru soruyordu: Bazı insanlar, neden ve hangi hakka dayanarak başka insanları hapse atıyorlar, işkence ediyorlar, sürgüne gönderiyorlar, kamçılıyorlar ve öldürüyorlar? Oysaki kendileri de tıpkı işkence ettikleri, kamçladıkları, öldürdükleri insanlar gibiler!"