O kadar tatlı bir kitap ki. Okurken kendi hayatımdan, duygu ve düşüncelerimden izler taşıdı çoğu sayfa. Tek dünya, iki farklı kadın ikisi de içimizden..
"Duyguları çok fazla başıboş bırakırsan çeker giderler, ben bu olaydan bunu anladım."
Çok güzel duygularını özgürce yansıtmış bir ruh. Bir ayrılık kitabı ama asla hüzne boğmadan ifade edilmiş duygular. Bir gün belki de saatler almadan okuyacaksınız. Tavsiye ederim.
Acıyı yüksek sesle anlatamayan bir kitaptı. Okurken “bir şey eksik” hissi geliyor ama aslında o eksiklik, çocuğun dünyasındaki eksiklikle birebir. Üzgünüm Diana.
Paris sosyetesinin içinde kendine yer edinmeye çalışan, hukuk öğrencisi Eugène de Rastignac ve hayatını kızlarına sorgusuz sualsiz adamış, bir zamanlar makarna fabrikasına sahipken kızları yüzünden kötü bir hayata mahkum edilmiş Goriot Baba. Hayat o kadar acımasız ki okurken kendi sonunuzu, cenazeniz olsa kimlerin geleceğini hatta yakınlarınızın sizi gerçekten sevip sevmediklerini düşünerek okuyacağınız bir kitap. Bir başyapıt.
Kederli mazisi oldu. Burnu havada, başı dikti hep.
Ayfer Tunç ile ilk defa tanıştım bu eseri okuyarak. Son olmayacağını düşünüyorum. Aziz Bey, yaşadığını yaşatan bir adam. Herkesin en az bir tanıdığının onun gibi biri olabileceğine şüphe yok. Keyifle okudum kütüphanenizde yer verebileceğiniz, dili hafif, anlaşılır, okudukça hem sinirleneceğiniz hem üzüleceğiniz bir öykü.