"Evet, ben de her şeyin farkındayım ama umursamıyorum." Ebeveynleğin de öğretmenliğin de en zor tarafı, karşınızda aklı bașında olan bir gencin göz göre göre hayatını sabote etmesi. Potansiyelini heba eden bir gence, kim olursa olsun, seyirci kalmak katlanılacak bir durum değil.
"Güzel. Yemek yemeyi, müziği, şampanyayı, ekimde nadir görülen güneşli öğleden sonralarını sevmene izin var elbette. Șelale manzaraların, eski kitapların kokusunu da sevebilirsin ama insanları sevmeyi aklına bile getirme. Duydun mu beni? Sakın insanlara bağlanma ve tanıştıklarına karşı olabildiğince az șey hissetmeye çalış. Yoksa yavaş yavaş aklını yitirirsin..."
Dönmek için dönüşünü bekleyecek biri gerekliydi insana, bir canlı, bir kedi bile olabilirdi, bir kanarya ya da hoş geldin diyecek bir muhabbetkusu.
Onun yoktu.