Fudayl bin İyad şöyle söyler:
" Kim gıybetten kendini korumak istiyorsa , nefsi için zanların kapılarını kapatsın . Kim zanlardan kendini korursa , gizliliklerin peşine düşmekten (tecessüsten) kendini korur . Kim de tecessüsten ( gizliliklerin peşine düşmekten ) kendini korursa gıybetten kendini korur " .
Söz iki türlüdür : Gerçekliği ( hakikati ) olan sağlam söz , gerçekliği ( hakikati ) olmayan batıl söz . Sözlerin en sağlamı ise tevhid kelimesi ( " la ilahe illallah " sözü ) ve bunun ifade ettiği anlamı ortaya koyan diğer sözlerdir . Bu söz , Yüce Allah'ın dünya ve ahiret hayatında kulunu üzerinde sabit tuttuğu sözlerin en yücesidir . Bu yüzden doğru sözlü olanın kalben de insanların en sağlamı ve en cesaretlisi olduğunu görmekteyiz .
Her kim enerjisini doğru çizgideki hayır işlerinde harcamazsa o, bu enerjisini fenalığa götüren işlerde harcar, yahut sonunda heba olup gitmesi üzere biriktirir.
Hadisçilerin ve fıkıhçıların çoğunluğunun söylediklerine göre iman artıp eksilebilir. İtaat için de böyle, imanla ilgili diğer bütün tutum ve uygulamalar ( ameller ) için sözkonusu olan hükümler geçerlidir. Zaman zaman yükselerek en yüksek noktaya, zirveye kadar ulaşır. Bu yükseliş hem inanç, hem de uygulama yönünden gerçekleşir. Ancak bazı zamanlarda da düşüşe geçer, zayıflık ve kesinti gösterir. Kurtuluşa erecek olan ise, Resulullah Sallallahü Aleyhi vesellem'in sünnetini gözeterek, yükseliş esnasında aşırılık göstermeyen; düşüş esnasında ise iyice boşvermiş bir hale düşmeyendir.
Cennete iman insanı cihadda yarışa yönelttiği gibi, itaat de, kardeşçe sevgide ve Müslüman cemaatler arasında kalbi sadelik konusunda da yarışa yöneltir.