10/10
·61 syf.··
2026 8. kitabı
İnsanı yıkan şey kader değil… kendi hırsıdır.” Güç istiyorsun. Ama ya o güç seni senden alırsa? Macbeth, sadece bir kralın hikayesi değil; insanın içindeki karanlığın sessizce büyümesinin hikayesi. Bir kehanetle başlar her şey. Bir seçimle devam eder. Ve geri dönüşü olmayan bir sona sürükler… Hırs İktidar Vicdan Hepsi bir noktada çarpışır. William Shakespeare in hayatı hakkında detaylı bilgi yok. Hatta kendisinin yaşamadığını, Shakespeare nin Marlowe diye biri olduğu ile ilgili bilgiler de var. 16.yy sonu 17. yy başı en ünlü eserlerini üretmiştir. Toplam 37 oyun ve 157 sone yazmıştır. En ünlü eserleri Romeo ve Juliet, Hamlet ve Macbeth dir. Oyunlarındaki karakterler üçboyutlu ve psikolojik olarak derinliklidir. Örneğin #hamlet yıllardır farklı şekillerde yorumlanır ve tartışılır. Anlattığı konu dan çok nasıl anlattığı dikkate alınmalıdır. “Hırsına eşilik etmesi gereken kötülükten yoksunsun.” “Kötü iyidir, iyi de kötü” “Yeni unvanlar, ilk kez giyilen kıyafetler gibi geldi ona, ancak giyildikçe üzerimize oturan.” “Seni bir tohum gibi ektim, büyümen için de elimden ne geliyorsa yapacağım.”
MacbethWilliam Shakespeare · Yds Publishing · 201929,5bin okunma
Puan vermedi
Ahmet Mithat Efendi; He is an enlightened writer with a strong oratory who dominates all fields such as journalist, story and novel writer, philosopher of history and contributes to the enlightenment of the society he is in, transferring his knowledge and experience to all segments of society. He wrote about the renewal movement that started with the Tanzimat in his works and he became a guide by writing his writings for information purposes. He read a lot of French books, gained knowledge about literary movements and transferred them to his works with his own interpretation. Ahmet Mithat Efendi is the leading name in the works of the Tanzimat Period. He conveyed his existing experiences both in his novels and his works such as Müşahedat, Taffüf, Mesail-i Muğlaka, Ahmet Mithat Efendi, Edebiyat Yazıları 1 and 2, he became one of the most enlightened writers of Turkish novelism, and he deserved to be known as a novelist because he was mostly engaged in novels among prose genres. Ahmet Mithat Müşahedat criticized Emile Zola in his introduction titled 'Hasbihâl with Kâriîn' in his work titled Müşahedat and described the situation of Emile Zola, who wrote with a naturalist perspective of French society, from a critical point of view. Mithat Efendi wrote almost all his works to guide and educate people. And for this reason, according to him, transferring the events existing in the society as they are, instead of educating people, he was worried about leading them down the wrong path and therefore he opposed the Turkish society to read Emile Zola. Ahmet Mithat is a socialist and devoted writer. His aim to educate the public has led him to address the problems of the people. In this respect, he is in a way the sociologist of his period. Naturalism is established through the
Edebiyat & Roman
Emile Zola Hayatı ve Edebi FaaliyetiMihail Barro · Dorlion Yayınevi · 00 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
Silahlarla ülkeler, kitaplarla gönüller fethedilir. Kitaplar dünyayı değiştirmek için silahçılardan etkilidir. Ülkeler silahlarla fethedilir ama kitaplarla korunur. İslam, kadının şanını yüceltip değerini artırmıştır. Onu erkeğin kardeşi ve hayattaki ortağı kabul etmiştir. Kadın erkekten de erkek de kadından bir parçadır. "Siz birbirinizdensiniz" (Ali İmran 195) İslam, bütün insanlığın ve bütün zamanların dinidir. Bu din, yeryüzünde kula kulluğu yok etmek, şirk ve cehalet karanlığında debelenen insanlığı kurtarmak için gelmiştir. Bu din, kadın-erkek, karı-koca, zayıf-güçlü, zengin-fakir, amir-memur, işçi-patron kısaca kim olursa olsun ve hangi konumda bulunursa bulunsun herkes için rahmettir. Evet bizi yıkan batılılaşma hastalığıdır ve bu hastalığın en çok sirayet ettiği alan da kadın ve ailedir. Bu nedenle Müslüman kızlarımıza gereken değeri vermeli ve onları Rabbani metod üzere eğitmeliyiz. Ateşin ve demirin yıkamadığı bir düşünce haline gelmişti. Ateş ve demir zaman içinde oluşmuş bu düşünceyi yıkamamış ve bu binanın üstünlüğü alçak tağutları ezmişti. Tuğyan gidip kardeşler gelmişti. Tekrar tekrar tağutlar kardeşlerden bazılarının içlerine casus olarak sızdılarsa da her defasında bu casuslar ağaçtan kuru bir yaprağın düşmesi gibi düştüler ve safların arasına giremediler. Kim olursa olsun, kadınla erkeğin vücut ve ruh yapısının aynı olduğunu iddia edebilir mi? Yine bir kimse, annelik ve babalık hadisesine inandığımız sürece hayatta kadının rolünün erkekle aynı olduğunu iddia edebilir mi? ​İslam, kadına esas olarak tabii bir vazife vermiştir. Bu da evin iç idaresi ve çocuk terbiyesidir. Kadın bir genç kız olarak aile olmak için hazırlık yapar. Bir eş olarak evine, kocasına ve çocuklarına ait olur. Bütün zamanını evine ayırır. O evinin efendisi, idarecisi ve
Müslüman KızlaraHasan el-Benna · Ravza Yayınları · 20171,627 okunma
8/10
·332 syf.··
2025 39. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2025 22:06
#Okudum #KitapYorum #BirAdamBeşHayat #BerginAzer #YitikÜlkeYayınları #331Sayfa #TarihiRoman Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Yitik Ülke Yayınları'ndan çıkan, Bergin Azer'e ait "BİR ADAM BEŞ HAYAT" isimli tarihi romanı tanıtmaya çalışacağım. Daha önce sevgili yazarımızın "75 YILDA FATİH'TEN TEŞVİKİYE'YE" isimli romanını okumuş, yorumunu yapmıştım. Kitap muazzamdı. Şimdi ise yine köklerinin şanlı tarihini tüm boyutlarıyla okuruna sunan Bergin Azer sevgili dedesi Abdullah Azeri'in izini sürüyor. Nahçıvan'da başlayıp, Prag'da devam eden yolculuğunun İstanbul ve Eskişehir'de geçen her ayrıntısını, detaylı bir şekilde tüm bilinenleri ve bilinmeyenleriyle ilmek ilmek işliyor. Dünyanın farklı ülkelerindeki sanayi devrimiyle birlikte gelişen ve değişen her aşamayı, ekonomik krizi, Türkiye ayağında yaşanan olaylara istinaden, yeni kurulan genç Cumhuriyetin tüm sancılarıyla toplumda vuku bulan süreci de tüm detaylarıyla "BİR ADAM BEŞ HAYAT" ta sergiliyor. Her zamanki gibi, analiz ve roman hazırlığı aşamalarını büyük bir özen, dikkat, sevgi, merak ve özveriyle okuruna sunan Bergin Azer bu romanıyla beni ve okurlarını ziyadesiyle mesrur etti. Zira yapılan her işin hakkını vermek gerçekten zordur. Hele yazmak bir kitap çıkarmak muazzam birikim ister. Araştırma, emek, inceleme, doğru ve güvenilir haber kaynaklarını bulma ve sunma, büyük çaba gerektirir. Düşünün ki ailenizde önemli ve tarihe adını altın harflerle yazdıran atalarınız, dedeleriniz var; binaenaleyh ortada dağınık bilgi ve haber topluluğu'ndan parça, bölük, kısa mektup, not, alıntı, kişiler, arşiv, kütüphane anlatımlarını bir araya getirip derlemek gerekiyor, sanki dolaşık bir yün yumağını çözüp sarıyor, sonra kullanılabilecek kişi yararına kaliteli bir ürün dizayn ediyorsunuz. Sabır ve meşakkatin önemli boyutu, en
Bir Adam Beş HayatBergin Azer · Yitik Ülke Yayınları · 20258 okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2025 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2025 00:00
Hikayemiz çok meraklıdır. Ben biliyorum, memnun kalacaksınız. Denenmiş, yüzlerce binlerce kere oynanmış bir oyundur... ... "Kaymakam Oyunu" Bizim kasabayı mı soruyorsunuz? Biz yamanızdır. Rekor bizde. Kim bilir, biz öyle sanıyoruz ya, belki de bizde değil. Ne olursa olsun, biz otuz beş senede kırk üç kaymakam değiştirdik. İşte böyle senede bir, belki de iki çok okkalı bir eğlencemiz vardır. Kasabada her kaymakam değiştikçe değil, sürüldükçe, memnuniyetimiz artar.(s.100) ... Olaylar Adana'nın Çukurova bölgesinde geçmektedir. Çeltik ağaları, köylüler, sıtmadan kırılan halk (çoğunlukla çocuklar, genç, yaşlı), kaymakamlar, tahrirat katibi... Mesele çeltik ekimi, ekilsin ekilmesin meselesi. Ağalar kendi derdinde köylüler çocuklar garibanlar ölmesin. Vicdana gelen kaymakamın ise sonu belli sürülmek... Ama çok manidar. Kitabın ismi olan "Teneke"acaba nasıl bir anlama sahip derken...Sürülen kaymakamların köyden çıkarken araçlarına bağlanan birkaç kutu Tenekenin çıkardığı sesler... "Haşa huzurdan ama...Sövmektir. Kuyruğuna teneke bağladık demektir. Zafer işaretidir."(s.157) Zeyno kadının da dediği gibi en azından kimsenin hakkına girmedin Kaymakam Bey, helal sana. İşini hakkıyla yapanların çoğalması dileğiyle ama bu durumda iyilerin sonu neden hep hüsran... Yaşar Kemal'in bu eseri 1954 yılında kaleme aldığı düşünülürse yaklaşık 70 yıl öncesinde ağaların her şeyde söz sahibi olması bir telgrafla her şeyi halletmesi nereden nereye geldik dedirtti. Yazarın kalemi muhteşem ötesi olayları adeta yaşattı. Kitabı iki bölümde ele alabiliriz aslında başlangıç kısmı hikaye kalan kısmı tiyatro. Köylünün, mücadelesi,sıtma hastalığının ön plana çıkması, ağaların durumu, yönetim... birçok alanda bilgi sahibi olmak da mümkün. İnsanların sosyo-kültürel yapısı, yönetim-işleyiş, yoksulluk,
1000Kitap
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,4bin okunma
İNCİL VE KUR'AN
Puan vermedi·672 syf.··
2025 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2025 02:07
Öncelikle din bilimi, islam hukuku, Hristiyanlık öğretileri ve fıkıh ilmi hakkında, detaylı çalışmalar yapmamış ve tarihe de çok hakim olmadığımı belirterek sadece Kur'an ve İncil'in Türkçesini okumuş biri olarak bu kutsal kitaplar üzerine kafamda beliren naçizane fikirleri sizlere sunacağımı belirtmeliyim. Yani sesli düşündüğümü farz edin. Bir şey iddia veya inkâr etmiyorum. İlk olarak iki kutsal kitabın konusuna değineyim. İncil'de genel olarak İsa Peygamberden söz edilir. Onun yaşayışı, mucizeleri, yaptıkları,yaşamı ve Hristiyanlık öğretisi anlatılır. Son kısımda ise daha çok sona yakın zamanda yaşanacakları ele alır. Kur'an'da ise genel olarak Musa peygamberden bahsedilir. Öğütler, yasalar, islam hukuku, kıssalar anlatılır, hayata boş yere gelinmediği, yaptıklarımızın mükafatı ve cezası olduğu anlatılır. Dirileri uyarmak için indirildiği yazar. En çok kıyamet gününü ve Allah'ı inkâr edenlerin azaba uğrayacağı vurgulanır. İncil'de çeşitli topluluklardan bahsedilse de genel olarak Roma halkına yönelik hitaplar mevcut. Roma döneminden, "yüksek kurul"dan falan bahseder. Bu "yüksek kurul"un ileriki çağda yerini engizisyon mahkemelerinin aldığını söyleyebiliriz. Kitabın "Elçilerin İşleri" bölümünde Hristiyanlığın kimler tarafından nasıl yayıldığı yani yayılış süreci ve Roma'ya nasıl geldiği anlatılıyor. Bundan dolayı Hristiyanlığın neden Roma ve çevresinde şekillendiğini daha iyi anladım. Ayrıca İncil'i okurken çoğu ünlü eserin İncil'den esinlenilerek yapıldığını farkettim. Kur'an Arapçadan, İncil ise Yunancadan çevrilir. İncilin elimdeki çevirisinde çok katı söylemler olduğunu görüyorum. Önsözde de nasıl bir çeviri çalışması yapıldığı ve bu çevirinin 8 yıllık bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkarıldığı açıklanmış. Fakat çevrilirken her ne kadar üslup uzmanları
Duygu ve Düşünce
İncilKolektif · Kitab-ı Mukaddes Şirketi Yayınları · 20202,355 okunma