Ç I B A N
Herkese Merhaba ; Akıcı ve konusuyla sürükleyici bir kitap önerisi ile geldim. Güç, hırs ve modern teknolojinin insan ruhunu nasıl çürüttüğünü; geçmişin fedakarlıklarıyla bugünün kibrinin çarpışmasını anlatan gizem dolu bir bilimkurgu-gerilim romanıdır.. Serdar, araştırmacı ve bir o kadarda zekasıyla her zaman kendini gösteren bir karakter. Dedesinden kalan gizemli kutunun ortaya çıkması ve yolları kesiştiği insanlar,..bu meraklı yolculuğa sürüklüyor bizide.. Serdar, zamanı büken kusursuz bir makineleşmenin, insanlığı bir sarmalın içine hapsettiğini fark eder (ya da geçirdiği ağır psikotik nöbetler yüzünden buna inanır). ​Hastanede hemşirelik yapan Ezgi gibi karakterler, Serdar'ın bu iddialarını ağır bir akıl hastalığı olarak görüp hayatın güvenli, sıradan rutinine sığınmayı seçerler. Toplumun büyük kısmı da (Gökhanlar, Büşralar) yaklaşan büyük felaketi görmezden gelip sahil kafelerinde neşeyle yaşamaya devam eder. ​Serdar insanlığı uyandırmak ve teknolojiyle evreni alt etmek isterken kendi kibrinin kurbanı olur. Parmak izleri yok olmuş, kimliği tamamen silinmiş bir şekilde, Kadıköy köprüsünün paslı demirlerine tutunarak sokağa düşer. İnsanlık kendi "çıbanını" kendi eliyle büyütmüştür. Dünya on yıl sonra yanacak olsa bile, zaman durdurulamaz bir şekilde akmaya devam eder. "ilerleme" adı altında insanlığın doğadan ve köklerinden koparak nasıl kendi sonunu hazırladığını vurucu bir sonla bitirir. Sıradan insanlar yaklaşan kıyameti tamamen unutup konforlu ve neşeli hayatlarına devam ederken; sistemi ve havayı "hacklemeye" çalışan en zeki ama en ıssız adam Serdar, kendi yarattığı cehennemin içinde bir gölgeye dönüşür. Zaman ise hiçbir şey olmamış gibi kendi sarmalında akmaya devam eder. .."𝘠𝘢 𝘻𝘢𝘮𝘢𝘯 𝘥𝘶̈𝘻 𝘣𝘪𝘳 𝘤̧𝘪𝘻𝘨𝘪 𝘥𝘦𝘨̆𝘪𝘭 𝘥𝘦, 𝘬𝘦𝘯𝘥𝘪 𝘬𝘶𝘺𝘳𝘶𝘨̆𝘶𝘯𝘶 𝘺𝘶𝘵𝘢𝘯 𝘢𝘤ı𝘮𝘢𝘴ı𝘻 𝘣𝘪𝘳
Bilim ve Gelecek dergisinin son sayısını almanızı öneririm.
Reklam
Hz ibrahimin yadigarı şanlıurfa Her ne kadar mağara aslında zor koşulların bilgisizliğin simgesi olarak görülsede medeniyetleri bugüne taşıyan bizi geçmişimizle yüzleştiren tarihi mekanlar olmasından önem arzeder Atlas sayı 160 temmuz 2006 Çayın demine bakan zeynep Nene Dediki kaynanı seviyormusun hergele O seni seviyormuşki tam deme geldin Zannetmeyinki mağaradakiler cahildir Onlar sevr dağı hira mağarası gibidir Hepsidi ilmin okumanın merkezi Hele hele gardaş kul nefsani İç çayını otur muhabbete baş köşeye Biraz bizim ilyas götürsün sizi şehire Sanmayınki mağarada yaşayan yoksuldur Allah Tealayı anan en zengin kuldur Nice insana ilim öğretti mağaralar İlim bilim kültür urfada ne ararsan var Evlat Allahı ananla toprak konuşur Toprağa basman bile hidayet nurudur İlyas başladı şehri urfayı anlatmaya Açık hava müzesidir Şanlıurfa Mübarek toprağa ayak bas besmele ile Urfada yaşanmış binlerce efsane
Şiir
Filim tavsiyeleri
anon (2018) anonim - andrew niccol’ün (gattaca, truman show) elinden çıkma cyberpunk distopya. clive owen bıkkın dedektif rolünde, film boyunca “ulan black mirror’da da vardı bunun aynısı” dedirtiyor. - herkesin gözüne “eye” implant takıldığı, her anın kaydedildiği, silinemediği bir dünya. suç neredeyse yok olmuş, ta ki birisi bu kayıtları hackleyip silmeye başlayana kadar. anonim kalmak en büyük suç haline geliyor. mahremiyet diye bir şey kalmamış resmen. - black mirror manyakları burayı bayılarak izler. özellikle “the entire history of you” bölümüyle birebir aynı damarda: her şey kaydediliyor, silinmiyor, sorgulanıyor. izlerken “biz de oraya gidiyoruz” tedirginliği tavan yapıyor. - görseller çok başarılı; o mavi holographic arayüzler, chief coroner sahneleri, augmented reality katmanları insanın gözünü alıyor. araba kovalamacaları ve silahlı sahneler de cabası. - amanda seyfried “the girl” olarak soğuk ve gizemli duruyor, clive owen’la kimyaları idare eder. ama sonlara doğru tempo biraz düşüyor, her şeyi sıkıştırmaya çalışmış hissi veriyor. - tema olarak çok güçlü: gözetim toplumu, veri gizliliği, mahremiyetin ölümü. günümüz telefonları + sosyal medya + ai ile birleşince film 2018’de çekilmiş gibi değil, 2026’da çekilmiş gibi duruyor. - clive owen sevenler kesinlikle izlesin. bilim kurgu-gerilim sevenlere 1.5 saatte keyifli bir seyir. bence 6.5/10, konsepti sağlam ama black mirror kadar vurucu değil. - netflix’te denk gelirseniz kaçırmayın. “her şey kaydediliyor” teması sevenler bayılır.
Gezilecek yerler özbekistan Artık, mesela kimseye inanmıyorum; Bakışları sahte olur genelde. Önce "canım" derler, sonra "canın çıksın" derler. Oysa ben masum bir çocuk gibi sevdim Güven Tekin Kırık Bir Kalbin Veda Notu Edebiyat defteri okurları hepinize es selam Aleyküm ve Rahmetullah kıymetli üyemiz Güven Tekin ben masum bir çocuk gibi sevdim derken ne güzel bir sevgi tarifi yapıyor çocuklar masumdur evet insan ibadet niyeti ile bakar bir çocuk masumiyeti ile sevebilirse seyahat ve okumalarından en büyük güzellikleri elde edebilir içinizde sevgi olmaz ise yol size güzelliklerini göstermez şairim biz bakışı sahte olan insanlardan koruyalım kendimizi Türk dünyasının ve orta Asyanın en önemli ülkesi olan özbekistan Semerkant Buhara doğal tarihi ve ilim sahibi insanların sahici bakışları ve can diyen yürekten gelen iç sesleri ile karşılıyor bizleri ne kadar yılanlarca ısırılmış olsakta biz iyiliklerimizi sadece Cenabı hak için yapalım sahici bir insan olabilmek mükemmellikten kıymetlidir peki sahi ve sahici insanları ile bilinen Özbekistanda bizleri ne bekliyor geçmişin ihtişamı ve Timur imparatorluğundan kalan bir türk tarihi ve atalarımızın o kusurlarımızı düzeltmeye faydalı olan iç sesleri evet atalarımızda mükemmel değildi ama inşa imar ve ıslah için çalıştılar özbekistan bugün unesco dünya miras listesinde yer alan Aral gölü vede kızılkum çölü ile komşu bir bölge peki yeniden sevip keşfetmeye hazırmıyız Bosna hersek ve srebenitsa şehitleri Günah bu gözle görülecek olursa, mukavemeti nefse acı gelen bir şey olmaktan çıkar ve onları tek tek bilmek düşman ordusunu unsur unsur tanımak gibi zevkli bir anlayışa döner… Vakur Çayseven Vakur ÇaysevenVakur Çayseven· Akademya Dergisi - Sayı 2 1000k ailesinin saygıdeğer okuycuları sabah el hayr gününüz hayırlı mübarek olsun kıymetli
Duygu ve Düşünce
Levh-i Mahfuz ve Paralel Evren | İbn Arabi Hz. - 1. Bölüm
Modern bilim daha yeni paralel evrenleri tartışıyor. Oysa Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbn Arabi Hazretleri yedi yüz yıl önce Fütûhât-ı Mekkiyye'de bambaşka bir hakikati anlatmıştı: A'yân-ı sâbite varlığın Allah'ın ilminde ezelden beri sabit olan hakikatleri. Sen daha doğmadan, hatta bu evren yaratılmadan önce senin "sen"in Hakk'ın ilminde bir sûreti vardı. youtu.be/egEwG09AnBU?si=...
Din
Reklam
Reklam