Çıtayı (her zaman) yüksek tut.
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2025 116. kitabı
Küçük insanlar sizi aşağı çekmeye çalıştıklarında, BÜYÜK DÜŞÜNÜN. Küçük insanlarla kavga etmeyi reddettiğinizde kazanırsınız. Küçük insanlarla kavga etmek sizi küçültür. BÜYÜK DÜŞÜNÜN. Sert tepkilerle veya saldırılarla karşılaştığınızı bilin. Bu ilerleyip büyümekte olduğunuzun kanıtıdır. BÜYÜK DÜŞÜNÜN. Kendinize bu saldırgan insanların psikolojik olarak hasta olduklarını hatırlatın. Siz büyük kalın onlara sadece acıyın. Küçük insanların saldırısına karşı bağışıklık kazanacak, etkilenmeyecek kadar BÜYÜK DÜŞÜNÜN. BÜYÜK DÜŞÜNMEK ile büyüklenmemek arasında keskin bir çizgi var. Tam bir başucu kitabı. Tekrar tekrar okunmalı okunmalı.
Alıntı
Büyük Düşünmenin BüyüsüDavid J. Schwartz · Kreatif Yayıncılık · 2013636 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 16. kitabı
Hayattaki tek sınavınız kendinizsiniz. Ne pahasına olursa olsun birilerine sırf kendinizi hatırlatmak için yorulmayın. Biliyorum, sevmese de vazgeçemiyorsunuz ondan. Ama şunu da bilin ki, bir daha hiç kimsenin sizin gibi sevmeyeceğini bile bile vazgeçti sizden. Bakın her şey unutulur ama bu unutulmaz!
İyi ki YoksunHakan Özkan · Olimpos Yayınları · 2020694 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·196 syf.··
2026 12. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:15
Ömer Hayyam , Nişabur’da doğmuş İranlı bir şair, matematikçi, astronom ve filozoftur. Daha çok rubaileriyle tanınır fakat bugün ona ait olduğu söylenen bütün dörtlüklerin gerçekten ona ait olup olmadığı kesin değildir. Kitaba başlamadan önce hakkında küçük bir araştırma yapmıştım. İnsanların bu eser konusunda ikiye ayrıldığını görmek dikkatimi çekti. Sevenler Hayyam’ın düşünce dünyasını derin ve etkileyici bulurken, sevmeyenler ise daha çok dörtlüklerde geçen şarap, meyhane ve yer yer inançla çatışabilecek ifadeler sebebiyle kitaba mesafeli yaklaşıyor. Açıkçası kitabı pek sevmedim ama tamamen de değersiz bulmuyorum. Yine de okunabilecek kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Çünkü ilk bakışta yalnızca aykırı fikirler ve dünyevi imgeler öne çıkıyor gibi görünse de satırların altına indikçe insanın faniliği, hayatın geçiciliği ve hakikati arama çabası kendini gösteriyor. “Dedim artık bilgiden yana eksiğim yok Şu dünyanın sırrına ermişim az çok Derken aklım geldi başıma, bir de baktım Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok.” Hayyam’ın en güçlü yanı insanı düşünmeye zorlaması. Bazı dörtlüklerde sorgulatan, bazılarında rahatsız eden, bazılarında ise insanın içine dokunan bir taraf var. Özellikle sevgi üzerine yazdıkları, onun yalnızca hayatı sorgulayan değil, aynı zamanda insan ruhunu da derinlemesine anlayan biri olduğunu hissettiriyor. “Düşünce göklerinin baş konağı sevgidir sevgi Gençlik destanının baş kaynağı sevgidir sevgi Ey sevginin sırlarından habersiz yaşayanlar Bilin ki tüm varlığın baş kaynağı sevgidir sevgi” “Yüce Varlık bize bir beden verince Sevmesini öğretti her şeyden önce ....” “Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin Tekkede, manastırda eremezsin Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada Cennetin, cehennemin üstündesin”
Edebiyat
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,8bin okunma
6/10
·352 syf.··
2026 20. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
yunan tragedyalarıyla yakından ilgilenen ve bahsi geçen referansların çoğunu anlayan biri olarak kitaptan çok beklentiliydim. hatta sonu da tatmin edebilirse muhtemelen bu yılın en iyi kitabı olacağını düşünüyordum ama bu yazar sessiz hastada da yaptığı gibi beni şaşırtmadı ve müthiş potansiyeli olan bir kurguyu rezalet bir son ile mahvetti. şunu açıkça görüyorum ki bu yazar yeteneksiz. kitap boyunca kurguyu çok beğensem de karakterlerin sunulmasını ve yazarın yalın dilini sevemedim. güzel bir yere bağlanırsa bunu telafi edeceğini düşündüm ama dediğim gibi, bu kadar güzel bir konuyu eleusian ve dionysian kültlerine bağlayarak, kitapta bahsi sıkça geçen euripides eserleri ile birleştirerek bitirmek mümkünken sırf şaşırtmak için saçmalamış ve böyle klişe bir sonu uygun görmüş. kitap boyunca, yazarın kişisel hayatını kurgudan uzak tutamaması da beni delirtti açıkçası. edebiyat mezunu bir adam, yunan ve ingiliz bir ailede büyümüş ve londrada yaşıyor. bilin bakalım baş karakter nasıl biri ajalfkwldwlskd demek ki sen yaratıcılıktan uzak ve sürekli kendini tekrarlayan birisin tamam şaşırtmak istiyorsun ama bir mantık çerçevesinde yapmalısın bunu. örnek aldığı tüm o klasik eserleri, özellikle de poetikayı tekrar okumasını ve bir kitabın nasıl bitmesi gerektiği hakkında daha çok bilgi edinmesi gerektiğini düşünüyorum. ayrıca değinmeden geçemeyeceğim kitabın çevirisi de çok kötü. yazarın tarzına bence sadık kalınmış ama birkaç bariz hatalı çeviri vardı, sanki kitabı okumadan ve olay akışını takip etmeden çevrilmiş gibi hissettirdi. 3/5. güzel bitseydi 4/5 hatta belki de 4,5/5 derdim. çok sinirliyim.
Yitik KızlarAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 20222,275 okunma
9/10
·1536 syf.··
Beğendi
·
2025 38. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2025 00:00
MONTE CRISTO KONTU I & II ALEXANDRE DUMAS 1532 SAYFA Her felaketin iki ilacı vardır : Zaman ve sessizlik. Denizci Edmond Dantès, bir iftira sonucu tutuklanıp İf Şatosu'ndaki zindana atıldığında özgürlüğüyle beraber, çok sevdiği nişanlısı Mercedes'i ve babasını da kaybeder. Yıllar süren bu esaret sürecinde tek dostu ve dayanağı, kendi gibi bir mahkum olan rahip Faria'dır. Acı tecrübelerle geçen yıllar sonunda kaçmayı başarır bu korkunç zindandan. Rahip Faria'nın öğretileri sonrası artık çok bilgili, güçlü ve zengin bir adamdır. Aklında ise tek bir şey vardır. Hayatını, aşkını, özgürlüğünü ve babası ile geçireceği yılları elinden alanlardan intikam almak. Pek çoğunuzun okuduğunu düşündüğüm harika bir klasik Monte Cristo Kontu. Lise yıllarında özet halinde okuduğum bu eseri, tam metin olarak yıllar önce okumuştum. Sonrasında sevgili Sevilay ile yeniden okuduk ve iyi ki de okuduk. Teşekkür ediyorum canım eşlik ettiğin ve kitap üzerine yaptığımız güzel sohbetler için Masum bir denizci olarak tutsak edilen Dantès'in gizemli bir Kont olarak geri dönüşü, bir intikam meleği edası ile Paris sosyetesinde fırtınalar estirişi, içindeki intikam ateşiyle düşmanları yanı sıra masum hayatları nasıl değiştirdiği, hayallerini, gençliğini kaybeden Edmond ve Edmond'un küllerinden doğan Monte Cristo Kontu; kesinlikle okunmaya değer. Sadece bir intikam hikayesi değil elbet okuduklarımız. İçinde aşk, nefret, kıskançlık, vefa borcu, merhamet, umut, adalet gibi pek çok duygu barındıran bir hikaye. 1844'de yazılan eser denizci Edmond'u anlatması yanında dönemin Fransa'sı ve sosyal hayatı hakkında da anektodlar içeriyor. 1802-1870 yılları arasında yaşamış olan Dumas; eserleri 100 dile çevrilmesi sebebiyle en çok okunan Fransız yazar ünvanına sahip. "Dumas'nın pek çok asistanı ve ortağı
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,1bin okunma
10/10
·400 syf.··
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 16:55
Bu kitap Hz.Mevlâna'nın "Attâr yedi aşk şehrini dolaştı, bizse hâlâ bir küçük sokağın başındayız" diyerek övdüğü #feridüddinattar ın kitabı #simurg un öyküsü. Ben bir yorum yapmaktan hicap duyarım. Tasavvuf meraklıları mutlaka okusun deyip fikrimi ayan etmiş olayım. İşte kitaptan bir kaç alıntı #ilkemiroku #kitapsızasla #kitapokusanböyleolmazdı "Can tende gizli, Sen canda gizlisin. Ey gizlide gizlenen. Ey canların Canı. Ey her şeyden önce olan ve her şeyden üstün olan. Ey her şey kendisine ait olan ve hepsini ait olan." "Sana gelince, yok et sen kendini. Budur işte Kemal! Kaldır ortadan kendini. Budur Vuslat! " Kullar senden çekiniyor, bense kendimden korkuyorum! Çünkü senden İyilik, kendindense kötülük gördüm." "O'nun dışında her ne ararsan bir benzerini bulursun!" "Sen mumun parıldayışını götüyorsun ve memnunsun, fakat onun başındaki ateşi görmüyorsun. Bedene dışarıdan bakan kimse, gönülde neler olup bittiğini hiç bilebilir mi?" "Kim vardır benim gibi böyle tek başına, yapayalnız? Kim var deryaya daldığı hâlde dudakları kupkuru kalmış? Sırdaşım, dertdaşım olacak kimsem yok! Ne acılarımı paylaşacak biri var,ne mahremim olacak bir dost! Derdimi kime açacak, kime anlatacağım? Kim var benim halimden anlayan?" "Bir sûfî şöyle diyordu: Eğer Allah beni hesaba çekip -Ey yorgun, bitkin görünen! Yoldan (dünyadan) ne getirdin? Diye sorarsa, cevabım şu olur: Yarabbi zindandan ne getirilir?" "Ben bu dünyada kendime bir sırdaş bulamadım,o yüzden içimi hep mısralara döktüm." "..sen hayatında bir zaman cefalarla cebelleşmedikçe, huzur ve sükûnu nasıl tadabileceksin?" "Sultanım! Mademki beni böyle kolayca öldürebilecektin, bu yiğit ve kahraman orduyu getitmene ne gerek vardı?" "Sen ben misin? Yoksa ben sen miyim? Ben sende yok oldum. Yok artık ikilik!" "Hep hiç olduğuna,hiç de bu hep
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap Yayınları · 20256,4bin okunma