Çocuklar Neden Yapay Zekâya Dert Anlatıyor?
🙍‍♂️Çocuklar yapay zekâ sohbet robotlarını arkadaş olarak görüyor, onlara duygusal yakınlık geliştiriyor, kendine zarar verme gibi tehlikeli davranışları normalleştiren sohbet veya terapi botlarıyla saatler geçiriyorlar. Çocukların çatışma çözme, psikolojik dayanıklılık, empati gibi becerileri kazandığı gelişimsel dönemlerinde, yapay zekâ dünyası giderek gerçek insan etkileşiminin yerini alıyor. Bazı köşe yazılarını bir kez okur geçerim. Gazeteleri kâğıttan okuduğumuz, dijital dönüşüm öncesinde klasik habercilik reflekslerinin son güçlü dönemi olan o güzel yıllarda, Radikal ve Referans’taki bazı köşe yazılarını ise kesip dosyaladığım olmuştur. Dönüp dönüp yeniden okuyayım diye… Geçen gün Financial Times’tan Simon Kuper’in Gazete Oksijen’de Türkçe çevirisiyle yayımlanan bir köşe yazısı (“Ebeveynlik bu muymuş?”), bende tam da o nostaljik hissi yeniden doğurdu: “Bugünkü ebeveynler telefonlara hazırlıklı. Bizim kobay jenerasyonla yaptığımız hatalardan ders aldılar. Dünya genelinde sosyal medyayı çocuklara yasaklamaya ve okullara telefon sokmamaya yönelik önlemler var. Bugünkü ebeveynleri gafil avlayan ise yapay zekâ,” diyor Kuper bu yazıda. Altını kalın kalın çizip duvara asmayı hak eden bir tespit, değil mi? Evet, yetişkinler olarak gafil avlandık. Herkes birbirine bu konuda akıl veriyor; kendi deneyimini paylaşıyor. Kimisi “modern ebeveynlik” kisvesi altında, kimisi umursamaz, kimisi aşırı korumacı, kimisi sonsuz endişeli... Çocuklar ve yapay zekâ kullanımı tartışması, çok katmanlı ve tek bir doğru cevabı olmayan bir alan. Tabletler, akıllı telefonlar ve yapay zekâ sohbet botları artık çocukların gündelik yaşantısının bir parçası. İçlerinden YouTuber’lar çıkıyor, kod yazabiliyorlar, çünkü dijital dönüşümün içine doğdular. __Bir yandan
Makale|Yazı
​Bu dijital çağda çocukları tamamen ekrandan koparmak neredeyse imkansız olsa da, yarattığı olumsuz etkileri bilmek ve buna göre önlemler almak çok kritik. Akıllı telefonların çocuklar üzerindeki en belirgin risklerini ve bu durumla başa çıkma yollarını şöyle özetleyebiliriz: ​1. Gelişimsel ve Psikolojik Riskler ​Dikkat Süresinin Kısalması: Sosyal medya videoları ve hızlı tüketilen içerikler, çocukların odaklanma sürelerini ciddi şekilde düşürüyor. Uzun vadeli ve sabır gerektiren işlerden (kitap okumak, ders çalışmak gibi) hızla sıkılmasına neden oluyor. ​Sosyal Soyutlanma: Ekran başında geçirilen zaman, akranlarla yüz yüze iletişim kurma, oyun oynama ve empati yeteneğini geliştirme fırsatlarını ellerinden alıyor. ​Dijital Bağımlılık: Dopamin döngüsü (her beğenide veya yeni videoda gelen anlık mutluluk hissi), çocukların telefondan uzak kaldıklarında huzursuz, öfkeli veya kaygılı hissetmelerine yol açabiliyor. ​2. Fiziksel Sağlık Sorunları ​Hareketsiz Yaşam: Saatlerce hareketsiz oturmak duruş bozukluklarına, göz yorgunluğuna ve erken yaşta kilo problemlerine zemin hazırlıyor. ​Uyku Kalitesinin Bozulması: Ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku hormonu melatonin salgılanmasını engelleyerek çocukların uykuya dalmasını zorlaştırıyor ve uyku kalitesini düşürüyor. ​Ebeveynler Olarak Neler Yapılabilir? ​Çocukları dijital dünyanın zararlarından korumak, onları tamamen yasaklamakla değil, bilinçli bir sınır ve alternatifler koymakla mümkündür. ​Net ve Kararlı Sınırlar: Yaş gruplarına göre günlük ekran süreleri belirlenmeli ve bu kurallar esnetilmemelidir. Özellikle yemek masasında ve yatmadan en az bir saat önce telefonlar tamamen ortadan kalkmalıdır. ​Alternatif Alanlar Yaratmak: Telefonun yerini dolduracak doğa aktiviteleri, spor, sanatsal faaliyetler veya ailece oynanabilecek
1000Kitap
Reklam
Çocuklara yetişkin gözüyle bakanlara o kadar kırılıyorum ki. Adı üstünde çocuk düşecek kalkacak yara alacak belki yeri gelecek hatalar yapacak bilerek ve isteyerek saygıyı unutmadığı sürece düşmesi de kalkması da yara alması da gayet normal. Bunları Biz yetişkinlerde yapıyoruz önemli olan her durumda yanında olmayı bilmesi ona sarılmak, onu yargılamamak düştüğü için. Çünkü çocuk zihninde sadece bedensel yaralar vardır bizim onlara o anlarda nasıl davrandığımız ise ruhsal yaralar bırakır. Ne olursa olsun merhametli ebeveynler olun. Bilinçaltınızı kişiliğinizi geliştirmeden asla anne baba olmayın. Çünkü anne baba olmak bir çocuğu dünyaya getirmek değil ona güzel bir hayat sunabilmek. Ruhuna kalbine geleceğine güzel de okunabilmekten geçer bu. Hiçbir çocuk yetiştiğinde aç kalışını bir sorun olarak görmüş hiçbir yetişkin görmezsiniz. Değer görmemiş duyguları önemsenmemiş görülmemiş anlaşılmamış hep ruhuna zarar veren yaraları hatırlar. Lütfen iyi bir ebeveyn ve kendini gerçekten geliştirdikten sonra anne baba olmaya karar verin Çünkü bir insan bir hayat büyüteceksiniz. Çocuklarınızı kendinizden uzak duracak duruma getirecek kadar bilinçsiz ebeveynler sağlıksız çocuklar yetiştirir. Lütfen bilinçli ebeveyn olduktan sonra anne baba olmaya karar verin. Hiçbir çocuğun ruhuna zarar verecek kadar merhametsiz kalmayın
Merhaba "Ergenlik:Sıkıntılı Yıllar" :/
🏮🔦🔐🕰⏳️🏮🔦🔐🕰⏳️🏮🔦🔐🕰⏳️🏮🔦🔐🕰⏳️ Ergenler ile ebeveynler neden sık sık çatışma yaşarlar? Ergenler neden riskli ve tehlikeli işlere kalkışıp başlarını derde sokarlar? Akran baskısı ve başka sosyal etkilerin ergen davranışlarındaki rolü nedir? Ergen çocuklara sorumluluk nasıl aşılanır? Güven duygusu, ergen-ebeveyn ilişkisinin neresinde durur? Buluğ ve cinsellik gibi hassas konularda nasıl ve ne kadar konuşulmalıdır? Ergenler duygusal özerkliklerini nasıl kazanırlar ve bu süreç nasıl yeni bir kimlik edinmelerine yol açar? Anne babalar bu zorlu gelişim yolculuğunda çocuklarını nasıl destekleyebilirler? Bağımsızlık ve sınır mücadelesine denge nasıl bulunmalıdır? Ergenleri iyi yürekli, sorumluluk sahibi, bilinçli, şefkatli bireyler olarak yetiştirmenin sırrı nerede gizlidir? 《 Arka kapaktan 》 Sara Villanueva ✍️🏻 Ergenlik 📖 🏮🔦🔐🕰⏳️🏮🔦🔐🕰⏳️🏮🔦🔐🕰⏳️🏮🔦🔐🕰⏳️
Psikoloji
Erenleri de İsa Arasları da yetiştirenler biziz.
Çocukları doğadan kopardık, özünden uzaklaştırdık, aile mefhumunu yitirdik, büyüklere saygıyı yok ettik, emeğin önemini kaybettik, sevgiyi sunmayı ihmal ettik, kitap okumayı öğretemedik, hayvanları ancak kafeslerde gördüler, yardım etme şuurundan mahrum bırakıp her istediklerini önlerine koyduk, influencer olma hayalleriyle kolay para kazanma hırslarını tetikleyip çalışmanın ve üretmenin boş iş olduğunu kanıksattırdık, camiye, namaza, Kur'an öğrenmeye gitmeyi utanılacak hal imiş gibi küçümsetici gösterdik, iyi örnek olmak yerine kötü örnek olduk, "benim çocuğum yapmaz, yapamaz/bereceremez" nidalarıyla onların neler yaptığını ve yapabileceğini her anlamda görmezden gelmedik... Ebeveynler! En büyük pay bizim, en büyük suçlu biziz, en büyük görev bize düşüyor. Bilinçli, anlayışla iyi bir dinleyici, gözlemci, takipte olan, önleyen, gerektiğinde destekleyen gerektiğinde en net şekilde müdahale eden, onunla birlikte her türlü sosyal, sanatsal, toplumsal, bireysel, evrensel çalışma ve aktivitelere katılmalı ve onların yüksek enerjilerini bu tür alanlara kanalize etmeliyiz. Bunları yapmak için anne-baba olmak gerekmiyor, arkadaş, kardeş, abla, abi, öğretmen, amca, dayı, hala her kim kimle iletişimde iyiyse ondan sorumlu ve mesul hissetmeli kendini. Devlet Sizsiniz ...Bişnev...
Aile
O kadar sığ düşünüyorsunuz ki bu yaşananların asıl sebebinin oyunlar ve sosyal medya olmadığını defalarca kere görmüş olmamıza rağmen hala aynı şeyi söyleyip duruyorsunuz. Discord, Roblox, Wattpad yasaklandı da ne oldu? Bir şey değişti mi? Herhangi bir şey düzeldi mi? Tam tersine daha da kötüye gidiyor gibi görünüyor sanki, öyleyse bunun sebebi zart zurt uygulaması mı yoksa başka şeyler mi? Okullara silahlı saldırı düzenleyen kişilere baktığınızda çoğunun içine kapanık, izole olmuş, psikolojik olarak da sağlıklı olmayan kişiler olduğunu görebilirsiniz. Sosyalleşmenin insanların psikolojisi üzerinde çok büyük bir etkisi var gerçekten. Oyunları ve sosyal medyayı yasaklamanız durumunda yaptığınız tek şey insanların özgürlüğünü kısıtlamak ve onları daha da izole etmek, kısıtlamak olur. Artık 1970 yılında değiliz, teknolojinin hayatımızda inanılmaz büyük bir yeri var. Eskiden küçücük çocuklar - çok eskiye gitmeniz gerek yok, on-on beş sene öncesi bile yeterli - sabahtan akşam ezanına kadar sokakta oyun oynarlardı. Sosyalleşirler, insanlarla iletişim kurmayı kendi kendilerine öğrenebilirlerdi. Artık ebeveynler, reşit olmuş çocukları dışarı çıktığında ya da hava kararmasına rağmen eve dönmeyince korkuyorlar. Neden? Çünkü sokaklar güvenli değil. Sokaklar neden güvenli değil? Sicillerindeki onlarca suç kaydına rağmen dışarıda elini kolunu sallaya sallaya gezen suçlular yüzünden. Bu suçlular neden dışarıda? Olması gerektiği gibi yargılanmadıkları, hak ettikleri cezayı almadıkları için. Günler geçtikçe suçlu sayısı artmaya da devam ediyor, neden? Çünkü zaten var olan suçlular ceza almıyor, caydırıcı cezalar yok. Bu daha büyük bir sorun değil mi sizce? Bunların hepsinin sebebi kimler peki? Sosyal medya ve oyunlar, yaş fark etmeksiniz her bireyi kötü etkileyebilirler ancak

Ahmet Yemez

@Ahmet_Yemezz
·
TikTok YASAKLANMALI. Mafya dizileri YASAKLANMALI. Şiddet içerikli filmler YASAKLANMALI. 18 Yaş altına sosyal medya YASAKLANMALI. Şiddet içerikli online oyunlar YASAKLANMALI. Şiddet ve çarpık ilişkilerin reklamını yapan gündüz kuşağı programları YASAKLANMALI.
Reklam
Reklam