bastırmanın görünürdeki yararı, bilinçli zihni endişeden, ruhu ise tüm sıkıntılardan temizlemesidir; ama buna karşılık gerçek olmayan bir şeyden, bir nevrozdan dolaylı olarak acı çekmeye sebep olur nevrotik acılar bilinçdışı sahtekarlardır ve gerçek acılardaki gibi hiçbir ahlaki erdemleri yoktur buna rağmen bir nevroz üretmenin yanında, acı çekmenin sebeplerini bastırmanın başka etkileri de vardır:
bunlar çevreye doğru yayılır ve eğer çocuklar var ise onlara da bulaşır bu yolla nevrotik durumlar, atreus'un laneti gibi, genellikle nesilden nesile devam eder çocuklar, ebeveynlerinin zihinsel durumlarına karşı içgüdüsel olarak takındıkları tavırdan dolaylı olarak etkilenirler: ya açığa vurulmamış karşı çıkmalar aracılığıyla ebeveynlerinin ruhsal durumları ile kavga ederler ya da felç edici ve mecburi taklitlere boyun eğerler her iki durumda da kendi istedikleri gibi değil, ebeveynlerinin istediği gibi yapmak, hissetmek ve yaşamak zorundadırlar ebeveynler kendi problemlerini ne kadar az kabul ederlerse çocuklar, ebeveynlerin yaşanmamış hayatlarından o kadar çok acı çekerler ve ebeveynlerin bastırdığı ve bilinçdışında tuttuğu her şeyi tatmin etmeye o kadar zorlanırlar ebeveynlerin, çocukların üzerinde bir etki yaratmamaları için "mükemmel" olma zorunlulukları yoktur eğer gerçekten mükemmel olsalardı bu olumlu bir felaket olurdu; çünkü eğer çocuklar, onların kendi silahlarıyla, yani ebeveynleri kopyalamak ile, onlarla kavga etmeyi seçmeselerdi, çocuklar için ahlaki bir aşağılık duygusundan başka bir alternatif olmazdı ama bu hile, son hesaplaşmayı sadece üçüncü nesle erteler bu yüzden bastırılmış problemler ve hileli yoldan kaçılan acılar; fırsat kollayan, çocuğun ruhuna en kalın duvarlardan ve gündüz külahlı gece silahlı hilekarlardan, kendini beğenmişlerden ve bahanelerden
Sayfa 93 - pinhan yayıncılık