Çocukta aidiyet hissinden önce güven duygusunun oluşması gerekir. Kişi ilk yıllar annesinden güven duygusunu edinememişse ailesiyle aidiyet de kuramaz. Dolayısıyla bu iki duyguyu da dışarıda aramaya başlar. Mesela erkek çocuk küpe takmak ister. Kız da an­nesinin ve ailesinin tarzından çok uzakta kalarak absürt şekilde giyinir. Aslında buradaki problem çocuğun anne­yi babayı dinlememesi, verilen nasihatleri anlamaması değildir. Çocuğun aidiyet hissiyle bir başka gruba dahil olması, orada kendini emniyette-güvende hissetmesidir. Bunlardan dolayı da davranış kopyalaması gerçekleşir. Mesela sigara içmek gibi ... Sigara içmeye başlayan genç diğer sigara içenler­le aidiyet kurmuş, onlarla bütünleşmiştir. Yoksa annesi babası sigara içmeyen birinin aidiyet hissi kurmadan, kendi istek ve iradesiyle sigara içmesi mümkün değildir. Yalnız ebeveynler bu örnekten yola çıkarak taklit ile çocuğun bilinçli tercihini birbirine karıştırmamalıdır. Tak­litte bilinçsiz bir yol alış vardır.
Timaş Yayınları·Kitabı okudu
Önemli Bir Mesele
bastırmanın görünürdeki yararı, bilinçli zihni endişeden, ruhu ise tüm sıkıntılardan temizlemesidir; ama buna karşılık gerçek olmayan bir şeyden, bir nevrozdan dolaylı olarak acı çekmeye sebep olur nevrotik acılar bilinçdışı sahtekarlardır ve gerçek acılardaki gibi hiçbir ahlaki erdemleri yoktur buna rağmen bir nevroz üretmenin yanında, acı çekmenin sebeplerini bastırmanın başka etkileri de vardır: bunlar çevreye doğru yayılır ve eğer çocuklar var ise onlara da bulaşır bu yolla nevrotik durumlar, atreus'un laneti gibi, genellikle nesilden nesile devam eder çocuklar, ebeveynlerinin zihinsel durumlarına karşı içgüdüsel olarak takındıkları tavırdan dolaylı olarak etkilenirler: ya açığa vurulmamış karşı çıkmalar aracılığıyla ebeveynlerinin ruhsal durumları ile kavga ederler ya da felç edici ve mecburi taklitlere boyun eğerler her iki durumda da kendi istedikleri gibi değil, ebeveynlerinin istediği gibi yapmak, hissetmek ve yaşamak zorundadırlar ebeveynler kendi problemlerini ne kadar az kabul ederlerse çocuklar, ebeveynlerin yaşanmamış hayatlarından o kadar çok acı çekerler ve ebeveynlerin bastırdığı ve bilinçdışında tuttuğu her şeyi tatmin etmeye o kadar zorlanırlar ebeveynlerin, çocukların üzerinde bir etki yaratmamaları için "mükemmel" olma zorunlulukları yoktur eğer gerçekten mükemmel olsalardı bu olumlu bir felaket olurdu; çünkü eğer çocuklar, onların kendi silahlarıyla, yani ebeveynleri kopyalamak ile, onlarla kavga etmeyi seçmeselerdi, çocuklar için ahlaki bir aşağılık duygusundan başka bir alternatif olmazdı ama bu hile, son hesaplaşmayı sadece üçüncü nesle erteler bu yüzden bastırılmış problemler ve hileli yoldan kaçılan acılar; fırsat kollayan, çocuğun ruhuna en kalın duvarlardan ve gündüz külahlı gece silahlı hilekarlardan, kendini beğenmişlerden ve bahanelerden
Sayfa 93 - pinhan yayıncılık
Alıntı
Reklam
"duygu deposu"
Ebeveynler çocuklarının tüm isteklerine “onları sevdikleri için” katlanır ama aile terapisti için bu tutum, “sorumsuz ebeveynlik”tir. Peki, sevgi nerede kalıyor bu durumda? Bu kitapta amacımız “sevgi” kelimesinin etrafındaki kargaşayı ortadan kaldırmak değil, duygusal sağlığımız için gereken türde sevgi kavramına eğilmektir. Pedagoglar, bir çocuğun duygusal açıdan dengeli olması için belli açılardan tüm duygusal ihtiyaçlarının karşılanması ve bulunması gerektiğini vurgularlar. Bu duygusal ihtiyaçlardan hiçbiri, sevgi ve şefkat ihtiyacı, bir yere ait olduğunu, istenip kabullenildiğini hissetme ihtiyacı kadar esas değildir. Çocuk yeterince şefkat gördüğü takdirde, sorumluluk sahibi, bilinçli bir yetişkin haline gelir. Aksi halde, duygusal ve sosyal açıdan gelişiminde geri kalacaktır. Şu benzetme hoşuma gider: “Her çocuğun içinde, sevgiyle doldurulması gereken bir ‘duygu deposu’ vardır. Çocuk gerçekten sevildiğinde, doğal ve olması gerektiği gibi gelişir. Sevgi deposu boş kaldığında, çocuk yanlış davranışlara yönelir. Çocukların yaramazlıkları genellikle bu sevgi deposundaki boşluktan kaynaklanır.”
Bilinçli ebeveyn, bilinçli çocuklar
Neden çocuklar tercih ediliyor? Çünkü onları susturmak daha kolay. Bu yüzden çocukla­ra bu anlamda iyi eğitim vermeli ebeveynler.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Alıntı
Bilinçli ebeveynler
Çocuklarınızı yetiştirmek için önce kendinizi yetiştirmeniz gerek..
1000Kitap
Ebeveynler ve Çocukları
Snelman ve arkadaşları Finlandiya‘yı uyandırmak için bütün ümitlerini tek bir şeye bağlamışlardı: gençleri bilinçli şekilde eğitmek .
Sayfa 116·Kitabı okudu
Reklam
Reklam