Tanzimat’tan bu yana Türk aydınının alın yazısı iki kelimede düğümleniyordu: aldanmak ve aldatmak. Senaryoyu başkaları hazırlamıştı, biz sadece birer oyucuyduk. Nesiller bir ütopyanın kurbanı olmuşlardı…. Avrupa’yı tanımamak bir gaflet; Avrupa’yı tanıyan ülkesinden kopuyor. Bu lânet çemberinden nasıl kurtulacağız?