Deniz Sustuklarımı Benden Daha İyi Biliyordu..
Akşam üzeriydi. Gökyüzü turuncuyla pembenin arasında yavaş yavaş eriyordu. Şehir, günün bütün yorgunluğunu omuzlarından indirip geceye hazırlanıyordu sanki. İnsanlar eve dönüyor, dükkânlar kapanıyor, kaldırımlarda ayak sesleri birbirine karışıyordu. O ise deniz kenarında tek başına yürüyordu. Elini montunun cebine sokmuştu. Kulaklığında eski bir şarkı çalıyordu ama aslında dinlemiyordu. Çünkü bazı düşünceler, en sevdiğin şarkının bile önüne geçiyordu. Deniz sakindi o gün. Dalgalar kıyıya usulca vuruyordu. Martılar alçaktan uçuyordu. Uzaktan geçen vapurun sesi yayıldı şehrin içine. Ve o an durdu. Çünkü uzun zamandır ilk kez hayat acele etmiyor gibiydi. Banklardan birine oturdu sonra. Yanında yaşlı bir çift vardı. Adam kadının atkısını düzeltti sessizce. Kadın gülümsedi. Hiçbir şey söylemediler birbirlerine ama o küçücük hareketin içinde yıllarca kurulmuş bir hayat vardı. İnsan bazen sevgiyi büyük cümlelerde değil, küçük alışkanlıklarda görüyordu. Birinin üşüyüp üşümediğini düşünmekte… En sevdiği çayı hatırlamakta… Yorgun olduğunu sesinden anlamakta… Belki aşk gerçekten de buydu: Birinin ruhunu ezbere bilmek. Başını gökyüzüne kaldırdı. Bulutların arasından ince bir gün batımı ışığı vuruyordu yüzüne. O an içinde tuhaf bir his oluştu. Böyle uzun zamandır kapalı kalan bir pencerenin yavaşça açılması gibi…
Duygular
İçimde adını bilmediğim bir hüzünle uyandım bu sabah. Pencereyi açıp, hava almak yetmedi. Yürüyüşe çıktım. İnsanlar, arabalar herkes bir telaşın içinde... İnsanlar bir dursa, herkes yorgun- olduğunu nasıl da hissedecek oysa ki. Sanırım bunu hissetmemek için, kendilerini hep bir telaşın içinde, olma zorunluluğu hissediyorlar. Yeni bir gün olduğunda, hiçbir şey değişmiyor aslında. Dünden kalan artıkları yaşıyoruz içimizde ya da hissettiklerimiz hep aynı, bizimle geliyor günlerin içinde var olarak. Aslında hayattan çok da bir şey beklememek lazım, biliyorum. Yine de insan, içinde bir yerlerde adını bilmek istediği, onu arıyor. Ne aradığını bilmeden, bir şeyleri aramak mı? Pekte akıllıca değil farkındayım. Bazı hayatlar yarım kalır, bazı sözler tamamlanmaz, bazı cümleler noktalanmadan eksik kalır. Bu da öyle yarım kalsın... Benden, neyse Özge` işte... •open.spotify.com/track/78icjHzAo...youtu.be/Va0uAMrk0tM
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Vacid | el-Vacid İsminin Anlamı Vacid isminin lügat anlamı: Vücd ve cide mastarlarından türemiş olan el-Vacid ismi; bilmek, bulmak, istediğini elde etmek, çok sevmek, üzülmek, öfkelenmek, zengin ve malik olmak anlamlarına gelmektedir. Vacid ismi Kur’an’da Rabbimiz için kullanılmamıştır. Meşhur Esma-i Hüsna hadisinde zikredilmektedir. EL-VÂCİD: istediğini bulan; fakirlik ve zarurete düşme­yen daima zengin olan. Kadri ve şanı yüce, kerem ve cö­mertliği sonsuz olan… Bir ayette kulun, kendine yazık edip de bunaldığı za­man Allah’a yönelirse, onu ne kadar merhametli ve ne kadar cömert, tevbeyi kabul eden müşfik bir Rab olarak bulacağı anlatılıyor: “Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edil­mek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmet­tikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara ba­ğışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.”(Nisa, 4:64) Vacid isminin ıstılah anlamı: Vacid; zengin olan ve hiçbir şeye muhtaç olmayandır. Vacid; kullarının taleplerini yerine getirmekte hiçbir zaman aciz kalmayandır. Vacid; istediğini istediği an huzurunda bulandır. Vacid; kendisinden kaçış ve kurtuluşun mümkün olmadığı yegane zattır. Vacid, kullarının bütün yaptıklarını görendir. Vacid; kullarını rızıklandırmaya, hidayet etmeye ve cezalandırmaya gücü yetendir. Vacid | el-Vacid Dualar ve Zikirler EL-VACİD isminin zikri (14) adettir. Zikir saati Zühre; günü Cuma’dır. Büyük Ebcetle hesap edilip (14×14=196) defa okunması daha uygun görülmüştür. Cuma sabah erken, gün doğarken ve ikindi sonrası ve akşamdan sonraki ikinci saat ile gece yarsı okunabilir.
Din İslam
Hatırla!
"En basit anlamda kendisi diyeceğim. Aksi halde bir başkasının ona verdiği değeri kabullenirse çok da iyi hissetmeyebilir. İnsanlar başkalarını yargılamak ve infaz etmek konusunda bilirisiniz çok bonkördürler..." Bu söz kafamdan geçenlere çok yakındı. Hayatındaki en değerli kişinin kendin olduğunu bilmek ve bunu kendine hatırlatmak önemliydi... Benden Bana Ne
Kitap Alıntısı

KerZeY35

@kerzey35
·
"Bir insanın değerini kim veya ne belirler ki?" diye bir soru geldi. Benden Bana Ne
Kitap Alıntısı
Kaybetmemek için tahammül ettiğiniz şeyler ile bir gün kendinizi kaybedersiniz.
Dermanı kalmamak, derman bulmak
İçim dert sahibiyken dışım derman dağıtamıyor Demek derdi derman bilmek derman olmak mış dermanın kendisi olmak Sen dertsen eğer ey dert! dermanda benim.
Duygu ve Düşünce