8/10
·248 syf.··
2025 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 00:00
Bu kitaptan önce size şöyle bir tavsiyem olcak: Hayvanlarla ilgili elinize geçen her kitabı okumanızı isterim. Ben bu kitaptan önce o dörtnala koşturduğumuz ve üstüne ,arkasındaki arabaya yüzlerce kiloluk yük yükleyerek kamçıladığımız atların, bedenlerinin bu kadar hassas olduğunu bilmezdim. Bu kitap bana şunu hissettirdi;güçlü olanın değil, sessizce katlananının hikâyesi bu. Siyah İnci konuşmuyor, bağırmıyor, isyan etmiyor; ama yaşadıkları insanın içini utandırıyor. Çünkü acının çoğu kötülükten değil, umursamazlıktan geliyor. AnnaSewell burada bir at anlatmıyor aslında. İtaat edenleri, iyi niyetli olup ezilenleri, “alışsın” denilerek yıpratılanları anlatıyor. Siyah İnci’nin başına gelenler çok tanıdık: İyi insanların elinde nefes alıyor, kötülerin elinde yavaş yavaş tükeniyor. Hayatta da çoğu zaman böyle değil mi zaten? Kitabın dili sade ama etkisi ağır. Gösterişli cümleler yok; vicdanla tokatlayan sahneler var. Okurken şunu düşündüm: İnsan, gücü varken merhametli olamıyorsa, aslında güçsüzdür. siyahinci bittiğinde içimde kalan duygu şu oldu: İyilik bazen ödüllendirilir, bazen sadece yaralı kalır. Ama yine de insanı insan yapan tek şeydir. Sessiz bir kitap.
Siyah İnciAnna Sewell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Herkese selamlar Bugun size lezzetli mi lezzetli bir kitap olan #hayatintarifleri yorumu ile geldim. Kısacık ama sanki dunyalari içine sigdirmis kadar dolu bir kitapti. Ama kitapta beni en cok şaşırtan ve şapka çıkarmama neden olan durum yazarin kaleminin basarisiydi. Sevgili @acelyaakkoyun un bu kadar harika bir kalemi oldugunu yeni öğrenmiş olmaktan hicap duyuyorum. Tek kelimeyle bayıldım Kadinlari anlatan kitabimin ana karakteri Mumtena'ydi ama sanki ben kendimi okudum. Mumtena ile o kadar hayatın içinden kadinlarin evine konuk oldum ki, her okudugum hikayede ya bir tanıdığa rast geldim ya da kendimi gördüm. Ustelik kırk yil dusunsem yemeklerin birer hikayesi oldugunu da bilmezdim. Belki vardir ama ben bu kitap sayesinde öğrendim. Kitap biraz içsel yolculuk, biraz kişisel gelişim ve hatta biraz da dram iceriyordu. Bu nedenle neresinden bakarsaniz kitabi o sekilde değerlendirmeye almak mümkündü. Mesela ben artik yemeklerin hikayeleri ile yaptigim her yemeği o gün nicin seçtiğimi dusunur oldum. Bir yandan da o yemeğin hayatimiza kattiklarini merak ettim. Mis gibi bir anlatim ile ve betimlemenin tasvirlerle buluştuğu, asla yormayan, betimleme iste boyle yapılmalı dedigim cok severek okudugum bir kitap oldu. Kesinlikle ama kesinlikle herkese tavsiyemdir. Alin okuyun ama tek handikapi ac karnına okunmamasi gerektiği #kitapönerisi #kitapyorum #bookpost #bookannotations Hayatın TarifleriHayatın Tarifleri Açelya AkkoyunAçelya Akkoyun
Hayatın TarifleriAçelya Akkoyun · Yediveren Yayınları · 20261 okunma
Reklam
Yiten bu İşte
8/10
·140 syf.··
2026 20. kitabı
Nilgün Marmara’nın 1977–1987 yılları arasında yazdığı şiirlerin kronolojik olarak bir araya getirildiği kitap. Şiirlerin çoğunda klasik anlamda bir ahenk ya da akış beklemek mümkün değil. Yoğun imge kullanımı, metaforik anlatım ve parçalı bir dil hakim. Bu yüzden kitabı okumak, çözmekten çok yavaş yavaş içine girmeyi ve duyguyu hissetmeyi gerektiriyor. Dikkatli okundukça şiirlerin kendi iç mantığı ve duygusal bütünlüğü daha iyi anlaşılacaktır. Kitap ilerledikçe şiirlerin dili de değişiyor. Daha olgun fakat buna karşın daha karanlık ve giderek daha depresif bir tona evriliyor. Özellikle son bölümlerde, sadece bir ruh halini değil, aynı zamanda yaklaşan bir dağılmayı da hissetmek mümkün. Kitabın sonuna yaklaştıkça Nilgün Marmara’nın yaşamına dair trajik sonu da sezgisel olarak hissettim. “Biz rengin değil / Ara rengin peşindeyiz.” Bu dizelerde Marmara’nın, hayatı siyah-beyaz kesinlikler yerine gri alanlar, sorgulamalar ve belirsizlikler üzerinden anlamaya çalıştığını görüyoruz. Ancak bu sürekli arayışın ve hiçbir kesinliğe tutunamamanın zamanla bir iç sıkışmaya ve karamsarlığa dönüştüğünü de hissettim. “Yabancıların en yakınıydın sen.” Dizesi, onun iç dünyası ile dışarıdan algılanışı arasındaki kopuştur. Eşinin onun için söylediği şu ifade: “Şiir yazdığını bile bilmezdim, bir kenarda pıtır pıtır bir şeyler yazardı.” İç dünyasında yaşadığı kırılmaların en yakınındakiler tarafından bile fark edilmediğinin kanıtıdır. Bu da şiirlerinde sıkça karşılaşılan yalnızlık ve yabancılaşma duygusunu daha anlamlı kılıyor. Daha aslında üzerine detaylı düşünülmesi gereken pek çok dize var. Ancak, son olarak incelememi Marmara'nın intihar mektubundan bir kesit ile bitireceğim: “Çocukluğun kendini saf bir biçimde akışa bırakması ne güzeldi. Yiten bu işte.”
Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1977-1987)Nilgün Marmara · Everest Yayınları · 20184,761 okunma
Yol sizden yana olsun! Yolumuz burada ayrılıyor Gümüş Yürek.
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 00:00
Vedaların kitaplarda bile bu kadar zor olabileceğini hiç bilmezdim. -Spoiler! Sonu mutlu bitse bile hüngür hüngür ağladım.Çünkü artık Eira benim eski dostum oldu.Onun evrenine erişimim kapandı.Sadece geçmişi tekrar okuyacağım.Marlo'nun çirkin sesiyle söylediği şarkıları duymayacağım. Hatırladıkça üzülüyorum.Maça karakterini aşırı derecede kendime benzettim ki bütün karakterlerin kişiliğinden okuyuculara benzeyen özellikler vardı.Maça'yı seçmek çok zordu.Uzun süre kimi kendime benzettiğime karar veremedim.Sırlar öğrenildiğinde ve karakterleri daha iyi tanıdığımda artık kime benzediğimi seçebildim.Kitaptaki olaylar ve karakterlerin davranışları okuyucuya gayet iyi yansıtılmış.Ayrıca yazarın karakter duygularını sığ bir su göleti değilde derin bir deniz gibi yazması da mükemmel!Serinin konusu fantastik eserlerde alışmış bir konu buna rağmen benim için ayrı bir yere sahip Gümüş Yürek. Son kitap serinin atmosferine uygun bir kitaptı. Beni hayal kırıklığına uğratmadı bunun için çok mutluyum.Son zamanlarda beni tatmin eden kitap bulmak zor.Bu kitap seri sonu olsa da beni çok iyi tatmin etti.Kitapların sonlarına dair teoriler üretmeyi çok severim.Ne yazık ki bu kadar mutlu sonu hayal edemedim.Etseydim bile bu kadar sıcak hissettirmezdi. İçimde bir boşluk kaldı ve şimdi ne yapacağımı bilmiyorum. Yazar bize yeni terapi evreni borçlu! Serinin detaylarını yakalamak için seriyi birkaç kere daha okumanızı öneririm. Gümüş Yürek 3Gümüş Yürek 3 D. N. ArcheronD. N. Archeron
Duygu ve Düşünce
Gümüş Yürek 3D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025291 okunma
güneş açınca işler düzelmiyor, bazen gece daha dürüst!
10/10
·312 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 02:19
Kitap bölüm bölüm anne ve babası ile dört kardeş arasında,diğer bölüm ise geçmişte geçiyor,yani geçmiş ve gelecek arası bir ağ örüyoruz Halide’nin ağzından belkide ruh demeliyim gerçi anlatıcıların çoğuda ruh. Halide #305367326 evin en büyük kızı cihangir,zeliha ve Nihal Nihalin doğumuyla bablarının evden kaçması bir oluyor nihal’de babasının kopyası,annesi baba gidince ilaçlarla ayakta kalıyor böylelikle evin büyük kızı nihali büyütüyor “annem var ama yok”dese yeridir İlerleyen zamanda Konağın satışı için bir araya gelen Cihangir Zeliha ve Nihan beklenmedik aksilikler sayesinde geçmişlerine inerler herkes kendince haklıdır,(konuşarak çözülmeyecek sorun yoktur derdim ama bilmezdim bulutlar gidince güneş kendini göstermezmiş bazı sırlar açıklanamazmış) Can feda konağı yıllar önce bir aşka şahit oldu (namı değer uğursuz konağı) Handan ve derviş Ali adında aşıkları vardı evlendiler ülke ayaklanınca Handan’ın babası fırsat varken derviş ali’yi sahte şahitlerle idam ipine gönderdi para çok olunca kimin haklı olduğu önemli oluyor,bebeğinin haberini alamadan ölen derviş Ali ve çizdiği Handan tablasu yıllarca bilenlerin aklında kaldı bilmeyenler (nihal cihangir zeliha ve daha fazla) konağın Nadide parçası olan tabloyu zonaro Abdülhamid zamanında yaşayıp saray resamcısı olarak devam etti İstanbul aşığı #305366928 . Osmanlı tarihine kendisine sevgisini her fırsatta dile getirmiştir) çizdi diye bilirlerken az da olsa tarihi merak ederler. Son olarak halide annesinden çok çekti okurken Mücellayı Nazan BekiroğluNazan Bekiroğlu okur gibi hissetim mutlu olmaya en çok onun ve derviş Ali nin hakkı vardı oda olmadı Araf’ta kalan iki ruhun bir birini kurtarma çabası “Görünmeyen hayatlar her çerçeve ayrı bir manzara” Uzun süredir biyografi olupta
1000Kitap
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Ben seni böyle sımsıcak bilmezdim…
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Çok beğenerek okuduğum bir eser oldu. İçerisinde, günümüzde hakimiyetini kaybetmiş kelimeler olması ilk başlarda gözümü korkuttu hatta daha öncelerde başlayıp bırakmıştım ancak kitabın içine girince o kelimeler öyle güzel anlamını ifade etti ki sözlüğe bakmaya gerek kalmadı. Duygusallık, sevgi, özlem o kadar güzel işlenmiş ki kendimi kitaptan alamadım… Gözüm kapalı tavsiyemdir. Keyifli okumalar sevgili okurlar…
Dudaktan KalbeReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 19998,2bin okunma
Reklam
Reklam