güzeldi. daha onceden bende antigone vardı onu okumus ve begenmistim diye hatırlıyorum. üclemeymis o yuzden bu digar iki kitabı da okumak istedim. izlemeyi de cok istedim. sophoklesi de tanımıs oldum. simdi oidipus kolonostayı okuyorum sophokl3s uzerine daha derin arastırma yapmak istiyprum ve tabi adı gecen yerler ve kisileri de yuzde 100 bilmiom ama yine de guzeldi
Kral OidipusSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201911,3bin okunma
"Bizi yöneten kanunlar, insanlar arasında hiç kimsenin, hiçbir zaman yalnız olamayacağını söyler. Çünkü yalnızlık, bütün kötülüklerin kökeni ve günahların en büyüğüdür."
selamlar, uzun zamandır kitap incelemesi yazmadım o yüzden heyecanlıyım açıkçası
Öncelikle kitabın ismi üzerinde biraz durmak istiyorum. Bu zamana kadar "ego" kelimesi hep kibir ve küstahlık gibi öğretildi. O yüzden ego kelimesini duyunca ister istemez bir antipati besliyoruz. Ancak kelimenin esas anlamına baktığımızda "ego" kişinin benliğini oluşturan temel öge anlamına geliyor. Kitabın konusu da benlik ile alakalı:
Kitabımız bir distopyada geçiyor. Bu yönüyle de kitap, kendisinden sonra gelen 1984, Biz, Fahrenheit 451 gibi distopik kurguların da fikir atası olarak kabul ediliyor.
konu (spoilersız)
Ana karakterimiz, benlik kavramının yok edildiği ve tüm insanların kolektif düzende örgütlendiği bir dünyada yaşıyor. Bu dünyada insanlar doğdukları andan itibaren devlet tarafından yetiştirilip ve yine devlet tarafından hangi işi yapmaya uygun oldukları düşünülüyorsa o işte çalıştırılıyorlar. İnsanların bir bütünün parçası olabilmeleri için onlara benlikleri unutturuluyor bu yüzden "BEN" kelimesinin ne demek olduğunu bile bilemez hale geliyorlar. Ayrıca insanların isimleri yok, devlet tarafından kendilerine atanan bir kod var ve birbirlerini bu kod ile çağırıyorlar.
Sistemin içindeki herkesin aksine ana karakterimiz düşünüyor ve sistemi sorguluyor. Ve bu merakını da bir lanet olarak nitelendiriyor. Ancak bu sorgulamayı yaparken bile hala benliğinin tam olarak farkında olmadığı için düşünürken bile 'BEN' yerine 'BİZ' kelimesini kullanıyor.
Tabii bu sistemin içinde farklı biri olması ve bunun fark edilmesi sonucunda karakterimizin başına bir takım olaylar geliyor ve hikaye bu şekilde
Bitirdim ve o kadar etkilendim ki...
Kitabın konusunu değil direkt yorumumu paylaşıcam çünkü şuanda bitirdim ve çok duygu doluyum.
Betimlemeler ve üslup o kadar... o kadar... harikaydı ki. Sanki kalemi de kurgusu gibi aynı amansız kayalıklara vurmuş ve tuzlu suda yıkanmış gibiydi ama karakterlere ve evrene nazaran bir nefreti yoktu. Kalemi, kan dondurucu efsaneleri fısıldar ve lanetlerden, Tak ve Dak'ın kulak asmadığı dualardan, evrende yaşanabilir ideal tek bir koşul kalmamış olan düzenden bahsederken tüm bu hikayeleri Yaşlı ihtiyar dünyanın dört bir yanına ve insanların ruhlarına dahi hakim olmuş Derin Deniz'e, Derin Deniz'de rüzgarlara anlatmış, kalemi balık, tuz ve efsanelerin kokusunda yoğrulmuş, her bir yolcukukta biraz daha aromalanmış ve son lezzetini Övgü'nün oluşturduğu karakterlerin kişiliklerinde almış gibiydi.
Davranış ve olaylar zincirinin akıcılığını, heyecan vericiliğini saymıyorum bile. Bu kitapta ki her şeye kurgunun geçtiği evrenin kokusu sinmiş. Duygular, ufuk kokan umutlar, Kaya sidiği aromalı sefalet, deniz tuzu ve mercan (mercanın kokusu var mı bende bilmiom) kokulu efsaneler. Muazzam ötesi harika bir kitap. Bu kitab, okuduğum için minnet duyduğum kitaplar listesine girdi. Bu kitabı okuduğum için minnet duyuyorum.
Övgü Deveci Safi
Zeynep sahra benim ortaokul yillarimda kitaplara alistiran kisidir. Aycoregi ve Elmali Turta kitaplariyla okuma dunyasina giris yapmistim ama diger kitaplarinda ayni hissiyati alamadim tek kitaptir diye dusunup aldigim adige prensin muhtemelen devam kitabi da cikacak. Sinav senemde klasik okumayi sevmedigimden citir cerezlik kitaplar okuyorum. Isterseniz okuyun ama begenir misiniz bilemiyorum cunku olay orgusu karakterler ve baglantilar bana biraz karisik geldi
!spoiler!
ya kral simdi konusucam ama poyraz ayca iki bakistilar opustuler noldu ne bitti anlamadim bu kadar uzatmaya gerek var miydi kitabi onu da anlamadim okuduktan sonra ne yani bu muydu diye sinirlenip firlatmis bile olabilirim kitabi vurulma yogun bakim sahneleri ayni ay coregu kitabinin sonunu hatirlatti bana assagi yukari zaten butun kitaplari ayni o yuzden citir cerez olarak kafa dagitmalik okuyorum ama arkadas oku oku bu bitmiyor hani donup ne anlatti diye dusununcede ehe yok pek bir sey. Ekip komikti ama cico karakteri daha on plandaydi. At yarislarinin alakasini da anlamadim aksiyon olsun diye koymuslar herhalde. Bu adamlarin galerisi var musterisi yok galeri ne diye var onu da anlamadim. Poyrazin bu kadar guven problemi varken (kamera dedektorler oda basmalar vs) aycanin bir bacagini korup asik olacagini da dusunmuyorum. Aycanin muhbir olmadigini anlamamalari cok normal zaten pek de bisi yapmadi . Koca polis teskilatindan calisan meshur babasi da sirf kisisel meselesi yuzunden kendini riske atmasi da cok sacma he sevdin ettin icinde yasarsin yok ekip kurmalar yok vs. Hani oyle bir amaci da olsa onceden de yapardi ay bilmiom
cok mantik hatalsri var allak bullak oldu kafam begenemedim ama akiciydi
Adige PrensZeynep Sahra · Ren Kitap · 2024227 okunma
sanırım ilk cildi daha çok beğenmiştim. bu ciltte yer yer bazı şeylerin tekrarlandığını hissettim. grupların bir araya gelmesi iyi oldu ve doom gelişmeleri ama sonu çok hızlıya gelmiş gibi hissettim doom a noldu fln onları hiç bilmiyoruz. mr fantastik madem yapabiliodu niye daha önce yapmadı o da bi soru işareti bilmiom sonu pek hoşuma gitmedi. ve daha çok beyonder hakkında şey öğreniriz sanmıştım..
Bendemi bi sorun var yoksa kitapmi dogru duzgun anlatamamis ben bu kitaptan bir gram bisey anladiysam dive olayim(bu aralar psikolejim muq vantilatorle konusuyorumm ne alaka bilmiom ama yazcak bisey bulamadim)