Yunus Yunus diye
8/10
·112 syf.·
2023 1. kitabı
Bin sene geçse de insan doğası değişmiyor hep aynı kalıyor. Yürümek en çok kendinle olmaktır, yaşadığını hissetmektir tam olarak. Oturan insan hayattan beklentisi olmayan insandır aslında. Hayat yolculuğunda yolculuğun anlamını bulmak için yola çıkmak rüya içinde rüya görmekten farksız aslında.Yazar ne tam Yunus Emre ne de Evliya Çelebi gibi bir gezgin değil.Ama geçtiği yerlerdeki gözlemleri Evliya Çelebi'yi andırıyor.Bir yönüyle de Bizim Yunus' a benziyor.Geleneksel Uzakdoğu'ya özgü kendi içine yolculuğun bir başka dışavurumuna benziyor kitapta anlatılan kısa kısa notlar.İçsel zenginlikten çok dış dünyada edinilen izlenimlerinin kendi içinde yansımalarını bize aktarıyor yazar. Aradığı şeye asla ulaşamayacak belki, ama biliyor ki bulanlar hep arayanlardır.. Kitapta alıntı namına çok söz yok ama aralarda beklenmedik yerlerde öyle güzel sözler söylemiş ki yazar, bu da kitabın tamamını okunası hale getiriyor.
Felsefe-Düşünce
Kuzeye Giden İnce YolBaşo (Matsuo Bashō) · İthaki Yayınları · 20222,494 okunma
Japon Klasikleri - 16
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2022 134. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2022 13:32
“Kuzeye yapacağım bu yolculuk ansızın belirmişti zihnimde. Bu uzun yolculuk elbette kolay olmayacaktı, saçlarımı bile kırlaştıracak bir zorluğu ve zahmeti göze almıştım. Öyle bile olsa, şimdiye kadar hep duyduğum fakat hiç gitmediğim yerleri ziyaret edip sağ salim geri dönebilmek, bir şair olarak beni çok mutlu edecekti.” (s. 19) Japonya’nın ve dünyanın en önemli haiku şairlerinden Matsuo Başo’nun ‘’Kuzeye Giden İnce Yol’’ adlı eserini İthaki Yayınları’nın ''Japon Klasikleri Dizisi'' sayesinde okuma fırsatı buldum. On yedinci yüzyıla damgasını vuran, günümüze kadar korunabilmiş ünlü bir yapıtı elime almak ve incelemek hoş bir deneyim oldu. Kitabın çevirisi ise Okan Haluk Akbay tarafından yapılmış; Japoncadan birçok eseri dilimize kazandıran Akbay, Japonya’nın halk hikayelerini, deyimlerini ve atasözlerini bizlerle buluşturmuş. Bu bağlamda iyi bir çeviri okuduğumu düşünüyorum. Kapak illüstrasyonu Şotei Vatanabe, tasarımı ise Hamdi Akçay'a ait; gerçekten bayıldım kapağına. Temayla uyumlu olmuş. Haiku hakkında bilgim olmadığı halde bu kitabı okumaktan keyif aldım. Şairin gezi yazıları da haiku türünde yazılmış şiirlere eşlik ederek ilerliyor. Bu türde yazılmış şiirler, doğanın güzelliklerinden beslenmiş kısa ve öz betimlemelerden oluşuyor. Geçip giden ilkbahar Yas tutan kuşlar Ağlaşan balıklar (s. 17) Okurken size pek bir şey ifade etmediğini düşünebilirsiniz belki, ama bu türün ustası olarak kabul gören Başo gezdiği ve gittiği yerlerde saygıyla karşılanmış. Kendisinden şiir yazılması istenmiş ve hocalık bile yapmış. “Yörede yaşayanlar bana, ‘Kendilerince haiku yolunda ilerlemeye çalıştıklarını ancak yeni üslubu mu yoksa eski üslubu mu takip etmeleri gerektiğini bilemediklerini,’ söyleyerek benden yardım istediler. Onların isteğini kıramadım ve onlara yardımcı olacak
Japon Edebiyatı
Kuzeye Giden İnce YolBaşo (Matsuo Bashō) · İthaki Yayınları · 20222,494 okunma
Reklam
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2020 125. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2020 10:29
Buğday başağına güç almak için tutunup giderim işte . Haiku.. Biraz uzak ama fazlasıyla büyülü.. ‘şiir özelliği taşıyan bir düzyazı; düzyazı özellikleriyle yazılmış bir şiir..’ diyor Aruoba.. Ve bu kitabın doğuşunu anlatıyor : ‘Başo‘yla ilk kez Mayıs 1993’de Stryk derleme/çevirisi aracılığıyla tanıştım-kalemim hemen gıcıklandı: bir yandan Başo’yu çevirmeğe, bir yandan da kendim (sözümona ya..) haiku yazmağa başladım.’ . Ben de ismen biliyordum bu kısacık ve dağınık görünen şiirleri. Elbet bir anlamı vardır diyordum bana kopuk görünen kelimelerin. Varmış. Her bir kelime seçiminin, renk ve çiçeklerin.. Biraz oyun gibiymiş, çokça yan anlam taşıyormuş. Yapboz gibiymiş hem de, okuru düşündürüyor ve ‘parçaları birleştir ben o bütündeyim’ diyormuş. Louis Borges’nin haiku hakkında dediği nasıl da doğruymuş: an’ı durdurur, sabitlermiş haikular.. . Başo da (1644-1694) bir haiku ustası.. Kimilerine göre en büyüğü.. Ardında bin kadar haiku bırakan, pek çok öğrencisi olan bir göçebe ruh.. Kelebek Düşleri bu ruhtan dökülenlerin bir kısmını içeriyor. Büyük boşlukları, uyanışları ve bir yorgan gibi üstümüzü örten doğayı.. . Kelebek Düşleri sadece Başo’yu ve onun eserlerini sunmuyor bize. Aynı zamanda çeviri karşılaştırmaları (aslından çeviri olsa nasıl olurdu diye çokça düşündüm), kaynak taramaları da yapan kapsamlı bir eser. Oruç Aruoba’nın takıntılı bir biçimde haikuları incelediği ve özenli bir çalışma yaptığı kesin.. Ki kendisinden aksini beklemek de mümkün değildi.. . Sonuç olarak çok sevdim Kelebek Düşlerini.. Beni en çok etkileyen haikuların ise jiseilerin olduğunu söylemeliyim.. Veda haikuları, yaşama ve sözlere veda olanları.. Günün birinde ben de bir jisei bırakır mıyım ardımda bilmiyorum ama belki de her sözümüz bir sonraki sözümüze kadar sondur.. Sessizce ve bir nefeste
Şiir
Kelebek DüşleriBaşo (Matsuo Bashō) · Metis Yayınları · 202088 okunma