Baver Bakış

Baver Bakış
@binbavo
İzmir
5 Şubat 1998
5 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bizim küçük anadolu şehirlerimizde müzmin evlenme hastalığı daima hüküm sürmüştür.Bu izdivaç mikrobu evlendikten sonra faaliyetlerine başlar.Evvelce bir takım emelleri olan; yükselmek, kendini göstermek, eser vermek isteyen adamlara bir kalenderlik bir lakayıtlık gelir Evde meram anlatmaya asla imkan olmayan ,seviyesi ,ahlak telakkisi , dünya görüşü ve ihtiyatları büsbütün ayrı bir mahlukla daimi bir beraberlik insanı dış hayatta da bedbin yapar ve bütün insanlardan şüpheye düşürür.Evlendikten sonra bir adamın bütün gayesi ve istikbal düşüncesi, bir kere içine girmiş bulunduğu ve şimdi yazgı kabul ettiği bu belayı ses çıkarmadan ve dosta düşmana pek belli etmeden sürükleyip götürmek, onda herkes tarafından söylenen fakat kimse tarafından bulunamayan meziyetler ve saadetler araştırmaktır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Neden deyip durma.Bilmiyor musun sanki.DAL'ın otoparkından gelen sesleri duymadın mı hiç?Görmedin mi hiçbir şey?" Behzat Ç. duymuştu,görmüştü. "Kış günü milleti çırılçıplak soyup tazyikli su sıkma...En hafifi bu,cop sokma,tecavüz,Filistin askısı,elektrik.İki arkadaşımı yanımda öldürdünüz!Kayıtlara intihar diye geçti." "Biz bir şey yapmadık." "Bırak şimdi.Masum polis numara yapma.Çarkın içine girmişsiniz,bizim dişlinin bir suçu yok diyorsunuz.Benim gözüm bantlıydı,katilleri kokusundan tanıyorum.Bu arabada da var aynı koku." "Konuyu değiştirme,bunlar eskiden olmuş bitmiş mevzular. Artık yok." "Ya öyle,yok.Eskiden göz önünde yapıyordunuz,şimdi yer altına indiniz. Sağda solda işkence depoları kurdunuz.Muhsine yaptıkları ne!"
Oysa sonra anladık ki,toplumsal yaralardan bahsetmek boşuna zaman kaybetmekten başka bir işe yaramıyor,bizi yalnızca bayağılığa ve ukalalığa götürüyor;gördük ki,toplumun önderleri ve suçlayıcılar denilen aklı evvellerimiz bir işe yaramamaktadır ve bizler boş yere çabalayıp durmaktayız,bir çeşit sanattan,bilinçsiz bir yaratıcılıktan,parlamentarizmden,barolardan,bilmem daha nelerden dem vuruyoruz ama karnımızı doyuracak bir lokma ekmek bulamazken ve en kabasından batıl inançlar iflahımızı keserken,anonim şirketler sırf dürüst insanımız az diye karınlarını,ceplerini tıka basa doldurmaktadırlar;devletin yerleştirmeye çalıştığı özgürlükse hiç işimize yaramamaktadır,çünkü köylümüz,sırf meyhanede içebilmek uğruna soyulmaktan mutludur.
Akıllılık ettin;bizim acılarla dolu,zor,yapayalnız yaşamımız için yaratılmamışsın sen.Ruhunda atılganlık da,acımasızlık da yok;sadece gençlik ateşi ve cesareti var ki bizim işimiz için bu kadarı yeterli değil.Senin gibi soylulardan çıtkırıldım bir uysallıktan veya çıtkırıldım bir öfkeden başka bir şey beklenmez dostum.Oysa hiçbir anlamı yoktur bunların.Sözgelimi,sizler dövüşmez ve bu nedenle iyi insanlar sayarsınız kendinizi;bizlerse savaşmak isteriz!Evet,işin güçlülüğü burada işte!Bizim tozumuz kör eder sizi,çamurumuz baştan aşağı kirletir;ayrıca büyümedin sen henüz,küçüksün daha.Elinde olmadan beğeniyorsun kendini.Kendi kendine sitem etmskten hoşlanıyorsun.Oysa biz sıkılırız böyle şeylerden,başka şeyler gereklidir bizim için!Kırıp parçalamak isteriz diğer insanları! Sen tatlı bir çocuksun;ama hepi topu yumuşak,liberal bir bey oğlusun
Durumumuz hiç iç açıcı değil.Şimdiye kadar bunun tek bir sebebi vardı;yarı cahil hocaların,din,iman ve merhameti;aptal ve kendini bilmezlerin ,canı,yüreği,ruh ve bedeni yok ettiği ülkemiz bugün,katı yürekli ve eli kanlı insanların hüküm sürdüğü bir ülke haline gelmiş.Ele bulaşan kan temizlenebilir,ancak katı yürek hiçbir zaman yumuşamaz