" Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bombos. Nasıl yaşadım on yıl bu evde ? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım ? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım: kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım..."
"Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz, sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır!"
"Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette, ama mesele sadece mutluluk değildi.Önemli olan yaşadığını, hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti."