Çok sevgili ve saygıdeğer sayın Özkan Öze,
Siz yazın biz okuyalım!
Hayırla, sağlıkla, bereketle uzuunn yıllar boyunca.. aminn...
Özlemişim...
Kitap okumak bazen çok sevdiğin, fuarda beş dakkacık tanıştığın bi insanın sohbetini dinlemek gibi.. bi dostunla tekrar buluşmak gibi..
İhtiyacım olan satırlar.. ihtiyacım olan günlerde.. şifa olsun gönlümüze...
Sanki her pasaj her sayfa binkitap'ta ben alıntı olarak paylaşayım diye yazılmış gibi düşündürtmedi değil")
Baya paylaşım yapsam da tüm kitabı paylaşmadım merak etmeyinn!
Samimiyet dışında hiçbir iddiası olmayan (o da iddia olamayacağına göre, iddiasız yazılan) bu ince kitabı.. samimiyetle tavsiye ederim..
+ Hüzünlü Tebessümler 2 sevgi ve muhabbetle...
Richard Yates'in en iyilerinden, belki de en iyisi. O derece ki 2 yıldır binkitap kullanmayan ben, bu kitap hakkında yazabilmek için tekrardan giriş yaptım. Tavsiyemdir anlayacağınız...
İyi Bir OkulRichard Yates · Yapı Kredi Yayınları · 202518 okunma
Neden biliyor musun? İmparatorun düşünecek vakti yok ki kitap yazsın. Diyelim yazdı hadi, tamam ama böyle düşünce,fikir, ahlak kitabını yazmak birde seferlerde yazmak, bilmiyorum çok ilginç geliyor bana.
Kitabın özeti şu, “görevin neyse onu yap” bunu Her gün güneşin doğuşunu seyredip her gün görevini yapan güneşten ilham almış Aurelius. İnanışı şu; koca evren ve içindeki her şey parça parça bir bütünü oluşturuyor ve işleyiş de sürekli değişim ve dönüşümlerle devam ediyor yani bir ilerleme var. Buna uyum sağlayabilen insanı övüyor ve ekliyor; “Görevini yerine getirirken üşenmen veya sıcak bir ortamda bulunman, uykusuz kalman, ölmek üzere olman veya başka bir işi yapıyor olman senin için önemsiz olmalı sadece mevcut durumu en iyi şekilde değerlendir.”
Mantık çerçevesinde, buraya senin kendi isteğinle gelmediği, dolayısıyla seni buraya getiren sebepleri de oluşturma gücün olmadığını sana hatırlatıp iyi olanı doğru olanı yap başkalarına takılma “3 perdelik bu oyunu iyi oyna ve sessizce git” diyerek kitabı bitiriyor.
Ben buna bir şey eklerdim. İlk önce neden geldiğini anlamaya çalış baktın anlayamıyorsun o zaman yukarıdakileri yap. Çünkü bütüne ekstra bir şey katamadığın gibi bir şey de eksiltemiyorsun.
Kendime DüşüncelerBinkitap Alıntıları
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
Neden böyle dedim? Zaten sonuna gelene kadar size kahramanın duygularını direk geçiriyor. Kitap öyle bir kitap ki bazı bölümlerde kendinizi kahramanın yerinde buluyorsunuz. Yani bir bakmışsınız Raskolnikov olmuşsunuz, onun psikolojisi sizi içine çekmiş ve sanki o ruh halini yaşıyormuşsunuz gibi hikayenin içine girmişsiniz. Fakat, bu aslında bir hikayenin içine kendinizi kaptırıp ana kahramanın yaptığı şeyleri yapmak ya da bir filmi başlangıç gelişme ve sonuç bölümü çerçevesinde izlemek gibi bir şey değil. Bu kitabı özel yapan şey, kitabın bazı bölümlerde tam olarak katilin yaşadığı hisleri bizzat size hissettirmesi ve katil olmuş gibi size gerçekçi duygular yaşatması diyebilirim.
Binkitap AlıntılarıSuç ve Ceza
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
İçinden tekrarladı: “Bitti! Ölüm bitti… O yok artık”
Kitabın bu son cümlesi kapanışı öyle efsane yapmış ki anlatamam..
Kendi ölüm korkusu ile ölene kadar yüzleşen ve bu korkuyu hiç bir şekilde içinden atamayan İlyiç’in beklediği ölüm anı geldiğinde istemsiz, kendiliğinden bu korkusunun gittiğini farkettiğinde kendisine sorduğu “Ya ölüm? O nerede?” sorusuna yukarıdaki anlam dolu cevabı verdiğinde tüylerim diken diken oldu.
Yani öldüğünü, kendi ölüm korkusunun gittiğinde anladığı o son cümlesi… “Bitti! Ölüm bitti…”
Peki biz öldüğümüzü nasıl anlayacağız?
1000KitapBinkitap Alıntılarıİvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,2bin okunma
Çelebi / Sayı 14. Ağustos 2024.
Tarih, Kültür ve Düşünce Dergisi.
Kitap Şuuru Hareketi'nin yayın organı olan dergi dört ayda bir çıkmaktadır. Bu sayıdan itibaren de akademik hakemli bir dergi haline dönüşmüştür. İmtiyaz Sahibi Ali Gezginci, Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Şahin, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Oğuzhan Saygılı iken, bu sayının editörü Doç. Dr. Tayfun Haykır'dır.
Derginin bu sayısının dosya konusu: Türk Öykücülüğü'dür. Türk öykücülüğünde önemli kilometre taşları olan Ömer Seyfettin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sait Faik Abasıyanık, Cengiz Aytmatov gibi yazarların portreleri kapağı yerleştirilmiş; derginin ilk sayfasında, Türk öykücülüğü dendiğinde akla gelen ilk isim olan, Ömer Seyfettin başta olmak üzere, bu edebi türü, Türk milletini anlamak üzere aracı kılan, tüm öykü yazarlarının ve Türk öykücülüğünü bir merhale daha ileri götürmek üzere gayret edenlerin aziz hatırasına ithaf yazısı derginin vefası olarak okunmalıdır.
Muhammed Erdevir, Necip Tosun, Büşra Çarkacı, Türkan Alpay, Mehmet Sabri Genç, Merve Sevde Selvi, Veysel Altuntaş, Kudret Yaren Yiğitalp, Seyran Şahin, Mehmet Nuri Yardım, Rümeysa Bedirhanoğlu'na ait, birisi söyleşi, dokuz makale ve bir kitap tanıtımı yer almaktadır. Mithat Enç'in sanat felsefesinin tartışılması ile Gaziantep'in yerel bir bilim adamını öne çıkartırken, Ömer Seyfettin üzerinde yoğunlukla durulması da derginin milli sınırlara, Cengiz Aytmatov'la da Türk dünyası ufkunu göstermektedir.
2020 yılında yeniden devamlı kitap okumaya başladığım süreçte önce Oğuzhan Saygılı, arkasından Kitap Şuuru Hareketiyle tanıştım. Çelebi dergisinin doğumundan bu yana, abonesi olarak destekçisi oldum. Bu arada okunan kitapların binkitap.com'da kısa değerlendirilmesi istendiği için bugün 1000. eser olarak Çelebi dergisini okumak, benim için gurur kaynağı