Ne kadar abesti aşkın yüzü.
Dahası, ne kadar çok yüzü vardı. Aşkın bir yüzü, aşkın iki yüzü. Aşkın yüzsüzlüğü.
Vefa, ihanet, ahd. Hepsi birbirine karışıyordu. Uğruna ahidler bozulan, ahde vefasızlık ediyordu.
Ama dayanmak mümkün değildi.
Peki, zaman her acının ilacı değil miydi?
Gözden ırak olan gönülden de ırak olmuyor muydu?
Aşk bile olsa her şey, eninde sonunda bitmiyor muydu?