Babalar ve oğullar, itaat, birey olma, babanın erkek çocuklarının yaşamındaki yeri vb. konuları düşündüren, sorgulatan bir roman. Romandaki düşünceler, olaylar, efsaneler merakımı kitap boyunca canlı tuttu. Babalar ve oğullar arasındaki ilişkileri, annelerin bu ilişkide nerede durdukları geçmişten gelen efsane ve masallarla harmanlanarak işlenmesi hoşuma gitti açıkçası. Yunan tarihinden Kral Oidipus ve İran efsanesinden Rüstem ile Sührab metinleri romanın aslında temelini oluşturuyor diyebiliriz. Orhan Pamuk merak ettiğim ve okumak istediğim bir yazardı. Kırmızı Saçlı Kadın benim için oldukça etkileyiciydi, bu da diğer romanlarına olan merakımı artırdı. Okumaya, düşünmeye, değişmeye, öğrenmeye +1 yazar daha ekleyerek devam...